İzleyiciler

allah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
allah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2020 Cumartesi

Mini Mini Bir Kuş


"Mini mini bir kuş uçmuştu, pencereme konmuştu" şekliyle çocukluğumuzda dilimizden hiç düşürmediğimiz ve ill öğrendiğimiz şarkılardan biriydi desem masum bir gülümseme belirir yüzümüzde. Daha o zaman öğrenmiştik minik bir kuş olmanın ne demek olduğunu. Nasıl da hayatta kalırlardı karda, kışta kıyamette!.. Ne yerlerdi, ne içerlerdi; herşeye rağmen nasıl da "cik cik" diye öterlerdi. Kurda kuşa rızkını veren Allah, bizim gibi onları da koruyan ve kollayan Allah bütünüyle yerleştirmiş içimize merhamet duygusunu. Biz de bir serçe kuş olabilirdik mesela, bir böcek ve bir kelebek!.. Bir mevsimlik bir ömür bu dünyada yaşayıp da göçecek!.. Belki bir karga; ağzında taşıdığı cevizi düşürecek. Belki bir karınca bir kocaman yiyecek tanesi sırtında. Sakın tembel tembel yatıyor demeyin ağustos böceğine!.. O şarkısını çalacak ve söyleyecek çatlayana kadar. Leylekler lekirderken, kurbağalar vıraklayacak; yağmur yağacak. Toprak ıslanacak. Ağaçlar meyveye duracak; bereket artacak şükreden ve anlayana. Hepimiz bir canız; hepimiz Allah'ın yarattıklarıyız. Rızık hepimize; kurda kuşa ve bize... Dokunalım birbirimize!.. Sevgi de, şefkat de, merhamet de bizim kalbimizde!.. Bir kaba biraz su, biraz yem koyalım; belli mi olur, mini mini  bir kuş penceremizde misafirimiz olur...

Profösr

27 Kasım 2019 Çarşamba

Okunacak kitap... Yakılacak kitap!..


Ne yazık ki cahiliye toplumunda yaşıyoruz. İlim irfan, şuur ve hakikat varken,  insanı semirtecek, düşüncesini, duygularını nefsinin esiri haline getirecek bir zihniyet ve zillet içinde yaşıyoruz. Güzel bir coğrafyada ve anadoluda yaşıyoruz; fakat anadolu irfanından uzak yaşıyoruz. Kitap okuyalım ve adam olalım diyoruz; Kitabı duvara asıyoruz. Bir tabu gibi ona bakıyoruz. Kitab’ın gerekliliği olan hakikati doğrudan Kitaptan değil; başka başka mahvillerden öğrenmeye çalışıyoruz. İnternetle birlikte öyle bir bilgi kirliliği içindeyiz ki; çık çıkabilirsen işin içinden; sanki bir dipsiz kuyudayız. Kitap okudukça öğrenilir ve doğru öğrendiklerimizle amel edilir. Allah’a kulluğu bilmeyen insan nasıl olur kamil insan? Bencilliği yenmeyen insan, nasıl olur müslüman?  Kitap bizi sadece Allah’a götürüyorsa ve kulluk bilinci veriyorsa kitaptır. Kitap bizi Peygambere tabi kılıyorsa, kitap kitaptır. Okunacak Kitap Odur. Kitap bizi Allah’a kul, Peygambere tabi etmiyorsa o kitap kitap değildir. O kitap yakılacak kitaptır.  Kitap insanlığın kurtuluşuna vesileyse O kitap okunacak kitaptır. Kitap insanı köleleştiriyorsa, imtiyazlı olanları tanrılaştırıyorsa o kitap kitap değildir. O kitap yakılacak kitaptır. 

24 Ocak 2019 Perşembe

Allah Herşeyi Görür








...................................................................

Bir Çoban..
Bir Çeşteman

Dördüncü Bölüm
...................................................................

Ey çoban uyan bu sevdadan
Ovaya inmiş kurtlar dağlardan.
Kurdun çeşmesi neden akmaz
Suyu bulandırır kutlar çakallar
Suyun taa başından...
Bu kadar çok hüzün ne ki
Gurup vakti de değil ki
Neden bu kadar hüzünlenirim
Fecri kazip, fecri sadık derken
Bak sabah oluyor attı şafak
Morluklar, kızıllıklar buluşuyor
Ufukta ve bulutlarda.
Doğaya sevdalı ressamın
Fırçasından çıkmış gibi
Gün ağarıyor işte.
Biraz daha otlansın
Koyuncuklar, kuzucuklar.
Sürü girmesin ekilmiş yerlere
Burada başlıyor helal ve haram
Aman ha dikkat et çoban!
Yapmayalım zarar ziyan.
Yoksa bir düdük sesi
Duyulur hemen uzaklardan
Bizi gözetliyor bir Çeşteman.
.....

Mehmet Akyıl

15 Ocak 2018 Pazartesi

Felsefe Bir Kısırdöngüdür

Felsefe ha dananın kuyruğunu tutmuşsun, ha uçurtmanın kuyruğunu!.. Felsefeden kültür medeniyet çıkmaz. Ahlak ve sorumluluk çıkmaz. Dine diyanete dayanmaz. Pozitivist bir anlayışla bir düşünceyi diğer bütün düşüncelerden ayrı tutarak sözümona birer disiplin oluşturmuşlardır. İnsanı sadece etten ve kemikten görme zorlamasıdır.felsefenin tutunacak bir dalı yok, kökü yok, ruhu yok. Hazzı yok...  Hikmet tek kelimeyle Allahıazimüşşan'ın rızasını kazanmadır.  Sadece aklı kullanmanın değil bütün verileri kalbi bir iman süzgecinden geçirmenin karşılığıdır. Kültürün de, medeniyetin de temeli hikmettir. Ahlakın da, sorumluluğun da mayası imandır. Her şey nakle dayanır. Akıl ikinci sıradadır. Fıtraten naklin yolundan gider. Allah hatalarımızı ve günahlarımıız affetsin...

Profösör

4 Eylül 2017 Pazartesi

Kulluk, Kölelik ve Özgürlük


Hak'ka mümin müsllüman olmak demek Allah'a kul olmak demektir. Kim ki nefsinin azgınlıklarına karşı duruyor ve nefsini dizginliyor, iradesiyle Allah'ın rıza göstereceği amelleri yerine getiriyor, o kişi Allah'ın has kullarındandır. Aksi taktirde iradesini kötü amellerden yana kullanan şeytana uymuş ve onu sevindirmiş demektir. Şeytanın yolu cehennemden geçer.  Allah'ın dışında kulluk, kölelik;  Allah'a, Kitaba, Peygambere ihanettir. Böyle bir insan Allah'ın değil, nefsinin ve şeytanın kulu, kölesidir. 
.....
Her kul ve köle efendisinin emrini yerine getirendir. Biz müslümanlar ancak Allah'ın kulu ve kölesiyiz. İslam'a karşı olan, her tür ifsad edici ve iğfal edici şeylerle mücadele ederiz. Esas özgürlüğümüze kavuşmak için kendimizi her tür kötülüklerden ve ahlaksızlıklardan korunaklı hale getirmek  için gayret sarfederiz. 
.....
Peygamber efendimiz Allah'ın kulu ve resulüdür. O Allah'ın kendisine "Habibim!.."  diye hitap ettiği, has bir kulu aynı zamanda da elçisidir. O bütün  yaşantısıyla Kuran'ın beyanı ve tefsiridir. O bize Allah'a nasıl kulluk etmemiz gerektiğini öğretmiştir. Eğer biz hakkıyla İslam'ı yaşarsak Allah'a kulluk yapmış oluruz. Bir damla, en küçük su kütlesi olarak  denize nasıl kavuşup özgürleşebiliyorsa, biz de Allah'a kulluk etmekle özgürleşebiliriz. İnsan ancak Allah'ın rızasını kazanmakla gönlü hoş olarak O'na dönebilir. Kulluk - kölelik ve özgürlük budur.  Hakka mümin ve müslüman ancak böyle felah bulur.

Profösör

9 Ocak 2017 Pazartesi

Yukarıda Allah var!


Halk arasında bir mecliste yalan yanlış bir söz söylendiğinde, dedi kodu ve gıybet yapıldığında topluluk içinden biri çıkar "Yukarıda Allah var" ifadesini kullanır. Yani utan biraz bu iftiraya girer dercesine bir nevi uyarıdır  ileri geri konuşan, atan tutan ve iftira eden  kimse için. Bu söz halk arasında da yaygındır. "Allah'tan kork!”  manasınadır. Buna karşılık “Allah yukarıda değildir; her yerde hazır ve nazırdır”  gibi anlamsız bir polemik başlatılır. Oysa Allah her yerde hissedilir. Fakat Onun yeri yukarıdadır  derken  Onun yüceliğine işarettir. Onun huzuru en yüksek ve en yüce makamdır. Onun önünde eğilir ve secde ederiz. Kollarımızı ve avuçlarımızı semaya açarak; ancak Ona yalvarır ve Ona yakarırız.

Pnofösör

8 Aralık 2016 Perşembe

Seversen Sevilirsin


Hayatımızın kontrolü bütünüyle bizde diyemeyiz.  Bu ancak bizi yaratan, terbiye eden, rızıklandıran  Yüce Kudrettedir. Doğal olarak kararlarımızı kendimiz vermekte özgürüz. Tercihlerimizde özgürüz. Bu bir bakıma doğru olsa da, özgür iradeyle doğru karar ve doğru tercihler  yapabilir miyiz!..  Her şeyden etkilendiğimize göre  en iyisine karar vermek, en iyisini tercih etmekte zorlanırız. Herşey sadece bizim için kurgulanmaz ve kodlanmaz ve karşımıza ne çıkarsa onu kabulleniriz. Mükemmellik bekleyemeyiz. Çoğu kez beklentilerimize yeniliriz. Bazen de öyle şeyler olur ki, beklemediğimiz bir süprizle karşılaşır ve o hayatımızın en büyük  mucizesi oluverir. Öyle bir mucize ki, bizi hidayete götüren bir mutluluk ve bir huzur gibidir. Biliriz ki; bu bizim birlikte geçmişte yaşadığımız onca sıkıntının, onca zahmetin bir sonucu olarak, bize sunulan Allah'tan rahmet, bereket  ve sonsuz  bir lütuftur... Önce Onu sevecek ve Onun rızasını kazanacaksın. İşte o zaman seversen sevilirsin.

Profösör

6 Aralık 2016 Salı

Ona Döneceğiz

Özgürlük ve eşitlik sadece ağızlarda gevelenen bir sakız. Hani birimiz tencere diğerimiz kapak olacaktık. Hani birbirimizin yarasını saran vicdanlı insanlar olacaktık. Hani haddimizi bilip sadece Allah'a kul olacaktık. Bir "Kalü bela" hatırlatmasıdır bu; Rabbimiz bir, Halikımız bir, Razıkımız bir. Niye bu kadar birbirimizi yeriz ve üzeriz!.. Oysa hepimiz Ona döneceğiz.


Profösör

16 Ekim 2016 Pazar

Lafzatullah


Her nefeste Allah diyebilmek; Allah diye son nefesi verebilmek. Bir hamlede Allah yazabilmek; Allah deyip boyun bükebilmek...

Profösör

Not: Sabahattin Kayış kardeşimizin bir çalışması; Lafzatullah meşki...

26 Ağustos 2016 Cuma

İmanım ve İhlasım




Not: 
Dünkü Yeni Birlik Gazetesi 
Buluşma Noktası'nda neşrolunan karikatürüm 
Bloğumda da sizlerle paylaşıyorum. 

Profösör

15 Haziran 2016 Çarşamba

Gafletten Kurtuluş


Gaflet; insanın dünya ve ahiret hayatı için elzem olan şeylerin önemini kavayamama, boş  yere nefes alarak, hakikati idrakten uzak, şuursuzca yaşama halidir. Halk arasında gaflet; dalgınlık, dikkatsizlik, ihmal ve yanılma anlamlarında da kullanılmaktadır. Biz gafletin sözlük anlamına değil de, daha çok kelimenin fiiliyattaki işlevselliği üzerinden konuya vakıf olacağız. Gaflet Allah’an, Kitaptan, Peygamberden bi haber şuursuzca yaşamaktır. Şuursuzca yaşamak, boş yere yaşamak, günahkar olmak, Allah’ın rızasını kazanmaktan uzak durmak demektir. Bir insanın mümin ve müslüman olduğu  halde, bilerek ya da bilmeyerek  nefsin zaaflarına tamamen teslim olması demektir. Bizim kültürümüzde “Su uyur düşman uyumaz” denir ya; insanın en büyük düşmanı ise şeytandır. Şeytan nefsimizin zaaflarından yararlanarak bize yanaşır ve bize musallat olur. Bizi uyanık iken ve şuurlu yaşarken değil, şeytan bizi gaflette iken vurur.  

İnsan yaratılış itibariyle günah işleyebilir fıtrattadır. Yani insan beşerdir; hatalardan, günahlardan ari değildir. İnsan beşer ve şaşar. Onun için şuurlu müslüman şürekli, Allah, Kitap ve Peygamberle irtibat halindedir. Allah Yüce Kitabında ne emrediyorsa ve Yüce Peygamberimiz İslam’ı nasıl yaşamış ise biz müminler olarak Allah’a inanır, Peygamberine uyarız. Allah’a salih bir kul, Peygamberimizin izinden giden iyi bir ümmet oluruz. Ancak bu şekilde gaflete düşmekten kurtulur ve bu şekilde şuurlu oluruz. 

Şuurlu insan  sürekli kendini yenileyen ve  geliştiren insandır. Şuurlu insan ilim ve irfan yolunda azami gayreti gösteren ilmiyle amil olan insandır. Şuurlu insan nefsini terbiye eden, iradesini iyi yönde kullanan ve nefsin azgınlıklarına karşı duran insan demektir. Şuurlu insan dünyayı bir misafirhane ve sınav yeri olarak kabul eden, ölümü ibret sayan, ebediyete inanan ve dünyada iken  ahiret için azık edinen insan demektir. Şuurlu insan “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışan” insan demektir. Şuurlu insan inanır, umit eder, çok çalışır, yeise düşmez, vefakardır, fedakardır, cefakardır, cömerttir, alicenaptır... Hamiyetperver, vatansever,  adaletli, ahlaklı, şerefli bir hayatı olan insan demektir. Şuurlu insan azla yetinir, kanaat eder, kazanımlarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşır, çocuk demez, yaşlı demez, hasta demez, düşkün demez, onların elinden tutan, onların gönüllerinde yer edinen, bütün darda olanların  maddi ve manevi olarak yanındadır. Şuurlu insan, sadece insan ilişkilerinde değil, bütün yaratılmışlara karşı Yaratandan ötürü saygı duyan ve onlara kalbinde yer veren insan demektir. Şuurlu insanın en büyük özelliği inandığı gibi yaşayan ve yaşadığı gibi de inanan, içi  dışı bir insan demektir. Şuurlu insan insanlığı tutsak eden, fitne, fücur, fesada sürükleyen, aklen, fikren, zihnen, kalben çürüten zamanımızın  virüslerine karşı  korunaklı olan demektir. Şuurlu insan daima gönlünde Allah ve Peygamber sevgisi taşıyan insan demektir.

O halde şimdi; aklımızı başımıza devşirmenin zamanıdır. Gaflette olan derin bir uykuda demektir. Uyanık olursak ancak aklımızı o zaman doğru kullanabiliriz. Allah’a ve Peygamberine uyarsak eğer, nefsin azgınlıklarından ve şeytanın aldatmalarından o zaman kurtulabiliriz. Gafletten kurtuluş demek aynı zamanda nefsin zaaflarından kurtuluş olup, Allah’ın rızasını kazanmak demektir..
..........
Not: İlahiyatçı Yazar / Niyazi Özdemir hocanın Dünkü Yeni Birlik gazetesindeki Ramazan Sayfasında neşredilen makalesini bloğumda paylaşıylorum.
..........

Profösör



12 Haziran 2016 Pazar

Sevmeye Dair



Her insanın başını sokacak bir barınağı ve bir evi olmalı. Dünyaya kapalı olsa da penceresi Allah'a açık olmalı. Her insanın güzel bir yüreği ve şefkatli bir eli olmalı. Yüreğiyle sevmeli, eliyle dokunmalı. Her insanın bir vicdanı ve bir insafı olmalı; haksızlık karşısında her insan tir tir titremeli. 

Profösör

14 Nisan 2016 Perşembe

Her Kelam, Bir Selam


Dinlemeyi öğreneceksin. Karşındakine söz vereceksin. Karşındaki ihtiyarsa eğer, ak saçlı bir bilgedir tecrübe sahibidir. Bir bildiği var diyeceksin. Karşındaki bir çocuksa eğer, onu daha çok dinleyeceksin. Ona güven vereceksin; özgüveni olsun diye. Ona edeb adab öğreteceksin saysın sayılsın diye. Ona sevigi vereceksin sevip sevilmesini bilsin diye.  

Çünkü onlar en büyük mirasçımızdırlar. Onlaraa İslam'ı öğreteceksin vicdanlı insan olsun, sevgi, şefkat ve merhamet sahibi olsun, Allah'ın sevgili kulu olsun  diye. 

Her kelam; bir selam... Söyletene bak sen.

Profösör

20 Mart 2016 Pazar

Bahar Geliyor



Baharla yeşillenip çiçek açıp, yazla meyve verip, sonbaharla solup gittiğimiz gibi. Ömür dediğin bir mevsim ve bir gün bile değil; bir nefes alıp verdiğimiz gibi. Yok olup gideceğiz. Rahmet-i Rahman'a kavuştuğumuz gibi... 

Yazı ve Grafik: Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...