İzleyiciler

cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cennet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2017 Perşembe

Göçmen Kuşlar




Yine sonbahar ve yine göçmen kuşlar!.. Önde rehber, arkasında dizilmiş bütün turnalar. Kuzeyden güneye, güneyden kuzeye göç eden göçmen kuşlar. Saklanmamışsa güneş gökyüzünde karabulutlara, akşam vakti bu; hüzün çöker gibi  bir sis çöker bütün yüreklere. Canı alınmış bir kızıllıkta canı alınmış fersiz bir güneş.  Elvada vaktidir bu an!.. Yüzbinlerce sığırcık sürüsü, estetik bir gösteri yapacaktır şehrin üstünde birazdan. Son selamlama böyle olmalı; bütün yaralı kalplere merhem olmalı. Bir kalp düşünün dört odacık; her odasında bir hüzüncük. Ömür dediğin nedir ki; bir gecekonduda da mutlu olur insan!.. Sen de bir gün verirsin son nefes!.. Geride bıraktığın seni sevenlerin ve sevdiklerin. Bir veda busesiyle uğurlanırsın; bırak köşkleri, konakları ve sarayları, hepsi geride kalsın... Hepimiz inanan insanlarız ya; bizim için hakikat kapısı aynı zamanda cennet kapısı!.. 


Profösör

12 Kasım 2017 Pazar

Hanımeli Çiçeği


İçimizdeki zindandan kaçacağımızı bilmek hayatımızı renklendirmektir bence. Bir fare deliği bile umuttur bir kedi için. Sabır ve bekleyiş; sonrası gülümseyiş. Arzularımızın cenneti tutkulu bahçe olacak. Şafakla açan güller, zambaklar, papatyalar ve zellengadefler gurup vaktiyle yeniden solacak. Solmayan çiçek de vardır insan kalbinde, kokusuyla, rengiyle cennete göz kırpan çocukluk masumiyetiyle.

Profösör

2 Temmuz 2017 Pazar

Ahlaklı Olmak


Ne cennet vaadinden, ne de cehennem korkusundan dolayı ahlaklı olunmaz.  Ahlak genlerimize yerleşmiş, hiç bir baskı görmeden ve  kendiliğinden sudur eden doğal reflekslerimizdir. İslam'ın cennet vaadi ve cehennem korkusunu bize hatırlatması ise inzar içindir.  Kulun adalet duygusu ve ahlaki iradeye sahip olmada nefsin zaaflarına karşı terbiye olmasının en büyük amilidir.

Profösör

3 Mart 2016 Perşembe

Ölüm

Arada levha yok!.. Doğrudan gideceğimiz yer; ölüm son durak. (Profösör)

20 Ekim 2015 Salı

Buruk Bir Tebessüm


Bir ah çekmek geldi içimden; kadim bir sızıydı kopan yüreğimden. Sanki sen ve ben cennetten kovulmuş gibiydik. Sen ve ben günah işleyen bir ısırık meyve yedik. 
.......
Sen ve ben nefsin kurbanıyız dedik. Sen ve ben şeytana uyduk yenildik. Sen ve ben  günah işledik; cennetten kovulduk. Sen ve ben dünyaya mahkü edildik.
.......
Kaç kere huzura çıktık, kaç kere tövbe ettik bilir misin?.. İnsanız ya zaaflarımıza yenildik. Ayrılık hüznü çökse de yüreğimize.  Gecenin kat kat karanlığında, birbirimize sarıldık tek başına  yanlızlığımızla.
.......
İnsan açlıkla terbiye olur ya!.. İnsan yoklukla başbaşa kalır ya!.. Yalnızlık ondan da beter arkadaş... Yalnızlık sen ve ben ise eğer; bir ömür, bir nefes ve bir tebessüm yeter!..


Profösör

6 Aralık 2014 Cumartesi

Kırmızı Balık


Olta balığı olmak istemem. Eninde sonunda ateşte pişmek var. Bir süs balığı olmak, kırmızıya boyanmak isterim. Bir camekanlık, bir kavanozluk özgürlüğe evet derim. Bir fanusta ne kadar nefes alabilirsin; bir akvaryumda ne kadar cilve yapabilirsin. Kaderde balık olmak varsa, istersen balinada yaşayabilirsin. Bu dünya tatminsiz bir insan için zindandan beter olmalı. Bir kul zikrettikçe, şükrettikçe bu dünya cennet olmalı.

Proösör


21 Nisan 2014 Pazartesi


Hissetmek, fikretmek  kadar büyük bir lütuftur insan için. Düşünmek için akıl yürütmek gerekebilir ama hissetmek için sadece yüreğini açmak yeterli olabilir. Ne düşünme yeteneğimizi kaybedelim fikirsiz olalım, ne de hissetme yeteneğini yitirip duygusuz ve duyarsız olalım!.. Bir ses bizi etki altına alabilir; bize yansıması ruhumuzda bir şiir, bir şarkı olabilir. Bir renk, gökkuşağımızda bir değer olarak varlık bulabilir. Bir şekil bize karşı abidevi durabilir. Bir kul  seccadede secdeye varabilir. Bir kuş penceremize konabilir. Bir çicek vazoda boynunu bükebilir. Bir tebessüm bizi diri tutabilir. Bir harfin karnında bir nokta, cim olabilir. Bir hece bir bilmece, bir kelime bir oyun olabilir. Bir cümle cennetin kapısı olursa eğer, Kelimeler Dünyası da dostluğa değer.

Profösör

10 Aralık 2012 Pazartesi

Bir Elma İki Şak Olursa


Bir kırmızı elma değil miydi Adem'i baştan çıkartan. Yasak meyveden bir ısırık almak  değil miydi Adem'i cennetten kovdurtan. Deveyi hendekten atlatan bir tutam ot gibi, bir kuru yaprağı uçurumun kenarına iten bir rüzgar gibi, iradesiz adım atmanın bedeli değil miydi dünyaya gelmek.. Bir bebeğin nedensiz ağlaması kadar masum değil miydi duygularımız. Aşkın meyvesi değil miydi çocuklarımız. Kaç kere yemin ettik; hesaplı, kitaplı düşüncelerimize yenildik. Bir düşünce ki, düşünceler içndeki düşünceye düşüverirsin. Bir duygu ki binbir dehliz içinde, bir kurtuluş reçetesiyle çıkıverirsin. 

Kırmızı bir elmayı iki şak ediyorsak eğer, yarısı sana, yarısı bana diyorsak eğer, bir kıssadan bin hisse alıyorsak eğer, şanslıyız demektir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...