İzleyiciler

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Herşeye Rağmen Barış

Olumlu Düşünce


"Seni gökte ararken yerde buldum" ve  "İyi olacak hastanın ayağına doktor gelirmiş" cümlesini kurmamızın temelinde en başta olumlu düşünmenin etkisi vardır..  Bir arayışın içinde olan bir insan, aradığını bulmak ümidini taşıyor demektir. Ümid imandandır. Kim ki ümidini yitirir inancını da yitirmiş demektir. Bazen olumsuzluklar üst üste tekrarlayabilir; bunda büyük hikmetler  vardır.  İnsana düşen bir kul olarak tevekkül etmektir. Fakat yine de ne aradığını bilecek ve arayışını sürdürecektir.

Profösör

11 Mayıs 2017 Perşembe

İslam'ın Özünü Dönüş


Her inancın, her kültürün, her uygarlığın sosyal yaşam ve iletişiminde bir izdüşümü vardır. Bu izdüşüm, adalet ve ahlak değerleriyle vücut bulmasıyla, inancın özüne ve ruhuna vukufiyetie  kimlik, kişilik kazanır. Ne varki bireyin dışındaki batıl etkenler ve hurafelerle  ilim ve irfanın önüne geçmiştir. Peygamber Kuran'ın emrettiği şekilde yaşamıştır. Bizler bu devirde bile meri yasaları ya bilmiyoruz, ya da nemalazımcı bir tutum içinde sorumlu olduğumuz şeylerden kaçınıyoruz.  Umursamıyoruz. Dinin ahlak ve adalet öğretilerinden gittikçe uzaklaşıyoruz. 

Resimde yüzü açık, elleri ve ayakları açık  Afganlı yaşlı bir kadın. Arka planda  sadece etrafa bakabilmesi ve görebilmesi için tülden penceresi olan burkalı genç bir kadın. Bir kuma.  Sessiz ve bulunduğu yerde haretsiz saatlerce duran bir kurban. Onun da üzerine giderek, kuması olan yaşlı kadın kadar özgürlüğü olmasa gerek.  Ne din bunu emrediyor, ne de yasalar bunu öngörüyor!..  Örf adet gelenekler, ataerkil bir yapılanmanın bozuk çarkları içinde  nice kadınlar sanki yazgısını bekliyor. İslam ülkelerinde bir dış giyim olarak kullanılan  pardösü, ferece, çarşaf ve burka kadının dış giyim tercihi olarak görüyorum. Fakat ev ortamında burkayla oturmayı pek anlam veremiyorum.

Görünen o ki bu tür yaşam biçimi zengin ailelerde daha sık görülmesi.  Böyle de olsa, sonradan gelen  önceki kadının da emrinin altına girmesi. İnsanı, bireyi, erkekleri ve kadınları anneler yetiştiriyor. Anneler de, cehaletin öngördüğü  çarpık sosyal yapılaşmanın ve mühendisliğin, ne yazık ki birer mahkümu haline gelebiliyor. İffet sadece kadınların ambalajlanmasıyla sağlanmaz.  İffet Kuran'ın öngördüğü gibi; kadın erkek cehaleti yenmek olmalıdır. İffet  ilim ve irfanla sağlanır. Kurtuluş İslam'ın özüne dönüşle olur.  Kuran'ın emirlerine müdrik olmak, onun ruhuna uygun olarak yaşamaktır. 

Hakteala bizi şuurlu ve salih kullarından eylesin.


Proösör

Arifler Anlar

5 Mayıs 2017 Cuma

Bir Ahenk

AŞK BUDUR

Yazdım. 
Çizdim. 
Üfledim. 
Ne var ki!.. 
Aşk budur 
dedim...

Profösör

Adalet Hassasiyeti

Temel inanç bir ağaç  büyüsün de odun yapılsın diye fidesi toprağa dikilmez. Bir ağaç genel olarak meyve versin, ondan insanlar istifade etsin, kurt kuş yesin diye dikilir. Oysa ağaç aynı zamanda  bulunduğu yeri gölgelendirir ve yaşlanınca da kurur, çürümeye başlar ve toprağa karışır.  Ya da  ondan odun ihtiyacı giderilir.  Sahibi olan bir ağaçtan izinsiz meyve kopartılmaz. İnsanın canı çekse  de, göz hakkı diyerek, ağaçtan sadece nefsi köreltmek için  bir meyve kopartılırsa, mutlaka sahibinden helallik istenir. Helallik istemek bizim olmazsa olmaz inancımızın ve kültürümüzün bir kuralıdır. Aksi takdirde sorumluluk üzerimizde kalır; bu durumu ahlaki bir davranış olarak  göremeyiz


Bu tür davranışları daha ileriye de götürebiliriz. Örneğin; yazın sıcağında başkasıan ait bir evin gölgesinde biraz gölgelenmek bile ahlaken sorgulanabilir. Yada yağmurda sokakta yürürken başkasına ait evlerin çatısı altında yürünmez diyebiliriz. Bu tür uç örnekleri çoğaltabiliriz. Asıl meselenin özünü adalet değerleri teşkil eder. Adaleti temin etmenin en başında ahlaki terbiyeye sahip olmak geliyor. Ahlaklı olmak. doğru davranışlar içinde bulunmak Allah'ın kuldan yapılmasını  istediği emirlerdir.  Hazreti Ömer'in devlet işlerinde devletin mumunu, özel işlerinde cebinden çıkarttığı kendisine ait  özel bir mumu kullanması, adalet terazisinin nasıl bir hassas terazi olduğunu gösterir bize.

Elbette biz insanlar sosyal varlıklarız. Hep birlikte ve bir arada yaşarız.  Bilerek yada bilmeyerek birbirimizin haklarına gireriz.  İçimizi acıtan, vicdanen rahatsız olduğumuz davranışlarımızdan da helallik isteriz. Birbirimizin hoşgörüsüne sığınırız. Bu arada hassasiyet gösterirken de   ifrat ve tefritten kaçınırız. Kimse bir tane meyvenin hesabını sormaz. Kimse bir evin gölgesinde oturana kızmaz. Kimse  neden saçak altında yürüyorsun diye ayıplamaz.  Bir yerde zor ve darda kalan bir kimse olduğunda hemen koşar elinden tutarız. İnsanlığın da vicrdanın da gereği bu olsa gerek!..


Zaman zaman beşer olarak gaflete düşebiliyoruz. Onun için en başta bize verilen emaneti korumamız gerek. Haksız yere menfaat sağlamak ve nemalanmak olmaksızın davranışlarımıza dikkat etmemiz gerekir.  Her ne iş yaparsak yapalım özellikle Besmelesiz yapmayalım ve iyi niyet taşıyalım. Umarız ki bundan dolayı hatalarımızdan ve işyeleyeceğimiz günahlardan  beri kalırız. 


Profösör


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...