İzleyiciler

14 Eylül 2017 Perşembe

İnanç ve Umut


Dürüst olmak; hayatın doğrularını da yanlışlarını da söylemekten ibaret  değildir. Aslolan doğruların uygulanmasını sağlamak, yanlışları da abartmadan berteraf etmenin yollarına bakmak gerekir. Özellikle sanat ve edebiyatla ilgili yaptığımız çalışlmalarda  inancın umut etmeklele eş değer olduğunu bilmemiz gerekir. Sanat ve edebiylata dair yazılarda olumsuzluklar üzerine kurulu bir yapıt düşünülemez. Bilakis yapacağımız projeksiyon olumluluk üzerine kurulu olmalıdır ki; o eserin mayasında inanç ve umut olsun. 

Profösör

13 Eylül 2017 Çarşamba

Tölerans


İnsan başında neyse sonunda da o oluyor yaratılış bakımından. Karekteristik olarak insanları üzmemek için verdiğimiz tavizler zamanla suistimal ediliyor artık işe yaramaz hale gelebiliyor. İş onurumuzla oynanmaya geldiğinde,  tüyleri diken haline gelmiş ve gerilmiş, agresif  bir kediye dönüşüveriyoruz. Artık tahammülümüz kalmamış demektir. O zaman da başa dönerek, yaratılışın gereği fıtratımıza göre bir duruş sergiliyor ve bir tutum için giriyoruz. Bundan sonrası hayatımızı sadeleştiriyor, zihinsel yorgunluğumuzu kafamızdan ve sırtımızdan atıveriyoruz. Artık beklentisiz oluyoruz. Hiç olmadığı kadar yalnızlığa teslim olabiliriz. Fakat bizi dimdik ayakta diri tutan, özümüzle bütünleşen değerleri daha da güçlendirerek, karşımızdakilere sadece bir kez şans tanımakla yetiniyoruz. Belki de iş konusunda ve dostluk, arkadaşlık konusunda yapılması gereken budur. 

Profösör

4 Eylül 2017 Pazartesi

Kulluk, Kölelik ve Özgürlük


Hak'ka mümin müsllüman olmak demek Allah'a kul olmak demektir. Kim ki nefsinin azgınlıklarına karşı duruyor ve nefsini dizginliyor, iradesiyle Allah'ın rıza göstereceği amelleri yerine getiriyor, o kişi Allah'ın has kullarındandır. Aksi taktirde iradesini kötü amellerden yana kullanan şeytana uymuş ve onu sevindirmiş demektir. Şeytanın yolu cehennemden geçer.  Allah'ın dışında kulluk, kölelik;  Allah'a, Kitaba, Peygambere ihanettir. Böyle bir insan Allah'ın değil, nefsinin ve şeytanın kulu, kölesidir. 
.....
Her kul ve köle efendisinin emrini yerine getirendir. Biz müslümanlar ancak Allah'ın kulu ve kölesiyiz. İslam'a karşı olan, her tür ifsad edici ve iğfal edici şeylerle mücadele ederiz. Esas özgürlüğümüze kavuşmak için kendimizi her tür kötülüklerden ve ahlaksızlıklardan korunaklı hale getirmek  için gayret sarfederiz. 
.....
Peygamber efendimiz Allah'ın kulu ve resulüdür. O Allah'ın kendisine "Habibim!.."  diye hitap ettiği, has bir kulu aynı zamanda da elçisidir. O bütün  yaşantısıyla Kuran'ın beyanı ve tefsiridir. O bize Allah'a nasıl kulluk etmemiz gerektiğini öğretmiştir. Eğer biz hakkıyla İslam'ı yaşarsak Allah'a kulluk yapmış oluruz. Bir damla, en küçük su kütlesi olarak  denize nasıl kavuşup özgürleşebiliyorsa, biz de Allah'a kulluk etmekle özgürleşebiliriz. İnsan ancak Allah'ın rızasını kazanmakla gönlü hoş olarak O'na dönebilir. Kulluk - kölelik ve özgürlük budur.  Hakka mümin ve müslüman ancak böyle felah bulur.

Profösör

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Tebliğ ve İletişim

İnsan çoğu zaman kendisine en yakın bulduğu arkadaşı ve sırdaşıyla ancak uyum halinde olabiliyor denebilir. Böyle kişiler evlilikte de, iş ortaklığında da, seyahatte ve yemekte de birbiriyle birlikte  olmaktan büyük keyif alabiliyorlar. Böyle kişilerin aralarında fikir ayrılığı olsa bile, sanki erkek karşısındaki kadının  erkek hali, kadın da karşısındaki erkeğin kadın hali şeklinde,  samimi duygular bütünüyle birbirine geçebiliyor.  

Yapılacak şey önce karşımızdakini sevabıyla ve günahıyla olduğu gibi kabul etmek; sonra da onun olumlu yönlerini övmek, onu yüceltmek, olumsuz yönlerinin  düzeltilmesinde ona yürekten destek çıkmaktır. Bu bir nevi sahiplenme duygusudur. İyilikte ve kötülükte birbirini anlayarak hayat mücadelesi vermek  birbirinin yanında olma halidir. Birbirini seven, birbirini anlayan ve birbirini  sahiplenen kişiler arasında saygısızlık, çekememezlik, iinat, kibir, bencillik olamaz. 

İnanç değerlerinde iyi insan olmak sadece sevdiğin kişilere iyi davranmakla sınırlı kalamaz. İyi insan bütün insanlara, bütün yaratıılmışlara karşı sevgi, şefkat ve merhametini göstermelidir. O zaman kişiler birbirine hakikat yolunu açabilir. Bu yolda yürümek şuurlu insanların işidir. Dünyada tatmin duygusu yaşamak ve manevi doygunluğa ulaşmak; hakikat yolunda, şuurla hep birlikte olmaktır.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...