İzleyiciler

24 Nisan 2017 Pazartesi

Hüzünleriyle Yaşar İnsan


ARPA BOYU

Yarınların gebeliği
şimdi tam birbuçuk aylık...

Nöbeti tutanlar
devir teslim yaptı.
Gönlümüzde aydınlık...

Bilmiyoruz
gittiğimiz sokaklar mı dar.

İçimizin derinliği mi kara?

Gide gide "bir arpa boyu yol"
gitmişliğin ezikliği.

Ve bir damla huzursuzluğun
koskoca denizdeki fırtınası.

Sezer Özşen



Mayıs 1993 - Moda

Not: Blogdaşım Sevgili Sezer Özşen,
namı diğer Momentos'un gönderdiği 
"Anıltı" ismli şiir kitabından 
"Arpa boyu" başlıklı şiirini
bloğumda sizlerle paylaşmaktan
mutluluk duyuyorum.
Şiirler bizi insan yapar..
Teşekkür ederiz; 
sevgili Sezer!.. 

19 Nisan 2017 Çarşamba

Üzmeyin Hiç Kimseyi!..

Ölüm döşeğinde bile eşlik eder insanın belleğinde buruk melodiler . Bütün yaşam geçmiş gitmiştir, insanın geçmişinde. Ömür bitmiştir bu fanilikte. Geriye itiraflar, hatıralar kalır acısıyla tatlısıyla. Bir vasiyet bırakılır ölüm sonrasına. Çözülür bütün denklemler ve şifreler. Yaşamın da bir aritmetiği ve bir de geometrisi vardır. Ruh ve beden gibi. Kıyametler kopar; yer yerinden oynar. Siz siz olun üzmeyin hiç bir kimseyi!..

Profösör

https://www.youtube.com/watch?v=y-JqH1M4Ya8&list=RDy-JqH1M4Ya8#t=0

17 Nisan 2017 Pazartesi

Hançer Yarası


.................................
İÇERİK ATÖLYESİ
.................................

Öyle yaralayıcı sözler vardır ki; adamı öldürür. Bu yüzden günümüzde "Bıçak yarası geçer de dil yarası geçmez" derler. Bu sözü  sıkça kullanırız.  Bıçakla soğan doğrarsın, ekmek dilimlersin. Kazara elin, parmağın kesilebilir. Oysa bıçak yerine hançer kelimesi  kullanılmış olsa atasözünün kelime yapısı da bozulmamış olur. Çünkü hançer kelimesinin arkasında derin bir kültür yatar. Hançer bir savunma silahı olarak icad edilmiştir.  Hançeri ya koynunda saklarsın, ya da aşikar olarak kuşağında  tutarsın. Kadınlar hançeri koynunda taşırken, erkekler de hançeri belinde taşır.  Hnçerli bir insana  ne yaman adam gözüyle bakılır. Kimi insan hançeri kendini korumada ve savunmada kullanırken, kimisi de entrikalarda rakibinin kalbine saplar. Teammüden adam öldürmenin bir yoludur hançer saplamak. Bir de hançeri arkadan saplamak vardır ki; bunun adına halk arasında kahpelik denir.


Profösör

13 Nisan 2017 Perşembe

Ustaya Hürmet


.................................
İÇERİK ATÖLYESİ
.................................
Bir çırak kalfasına, bir kalfa ustasına bilgiçlik taslamayacak ve ükelalık yapmayacak.  Hele ustası işinde otorite ise ona harfiyyen uyacak. Söz dinlemeyen, burnunun dikine giden asilerden olmayacaksın.

Profösör

İnsan Nazara da Gelebilir


.................................
İÇERİK ATÖLYESİ
.................................
Gerçekten kalben sevenlerimiz varsa, onları sevip saymalı, sarıp sarmalamalı, okuyup üflemeli.

Profösör

12 Nisan 2017 Çarşamba

Kalemler ve Silahlar



İlim irfan varken bu savaşlar niye!.. İnsan gibi yaşamak varken bu silahlar niye!..

Profösör

10 Nisan 2017 Pazartesi

Şiirle Nefes Almalıyız

BEN


Denize savurdum küllerimi
yandım ben.

Yüreğim sarsıldı inceden
veremim ben.

Niçin beni üzersin derim
soruyum ben.

Baktım ki hiç cevap yok
giderim ben 

Sezer Özsen


Eylül 1993 - Moda

Not: Blogdaşım Sevgili Sezer Özsen,
namı diğer Momentos'un gönderdiği 
"Anıltı" ismli şiir kitabından 
"Ben" başlıklı şiirini
bloğumda sizlerle paylaşmaktan
mutluluk duyuyorum.
Ömrünüz şiirlerle şekillensin.
Yüreğine sağlık
sevgili Sezer!.. 

9 Nisan 2017 Pazar

Gönül Zenginliği


Parayı haddinden fazla değer yükleyemeyiz. Parayı hayatımızda merkeze alırsak, insanı insan yapan bütün değerleri değersizleştirmiş oluruz. Para bütün kapıları açar diyenlerden uzaklaşmak gerek. Paranın esiri olanlardan değil, paranın esir olduğu insanlardan olalım.  Para iyiliklerde kullanıldıkça değerlidir ve insana ayrıac değer katar. Cömertlik ve yardımseverlik gibi duygular ve davranışlar insanlıgın bütününü kapsayan mutluluğa dönüşmektedir. Yoksa sadece maddi zenginlik insanı zindan edebilir.
.....
Kuş sütünün eksik olmadığı mükellef sofralar düşünün. Altın, gümüşten kaplamaları olan sırça sarayları düşünün. Envayi çeşit, giyecek, yiyecek, içecek bir zenginliğin içinde yaşayan biri olduğunuzu düşünün. Hazineleriniz olsun.  Maiyyetinizde hizmetçileriniz ve avaneleriniz olsun. Astım, kestim diyebileceğiniz ahaliniz olsun. Sizene değer katar? Böyle nereye kadar gidebilirsiniz? İnsanlık adına ne yaptınız ki; insanlar size ışıltılı gözlerle bakabilsin. Kalbi olarak sıcak davranabilsin.   Yalakalık ve yardakçılık yaparak değil de, insanlar gerçekten ölümüne sizi sevebilsin, kalbinde yer verebilsin!...
.....
İnsan  maddi zenginlik, bollu bereketlik içinde bile isyan edebilir. Dünyada aç, sefil, hasta yoksul, evsiz barksız, kimsesiz insanlar varken şükretmesini bilmeyebilir. Şükretmenin sadece elini açıp dua Allah'a dua etmenin yetersizliğini  unutabilir, dağıtmasını ve infak etmesini bilmeyebilir. Oysa bir hastanın, bir yetimin, bir kimsesizin karnını doyurmak, ilacını vermek, ona sevgi, şefkat, merhamet göstermek suretiyle, onların yüz ifadesindeki mutluluğu ve gözlerinin parladığını gördükçe,  insan bu durumun Karun hazinelerinden bile  daha değerli olduğunu bilmelidir. Bir lokma ekmeğin, bir yudum suyun, bütün maddi değerlerden  üstün olduğunu idrakine ermelidir. 
.....
Hayatımızdaki para da, maddiyat da, makam mevki, şan şöhret de kemiyetle ifade edilecekse, keyfiyeti olmayan hiç bir zenginliğindeğer olarak hükmü yoktur. Zenginlik imkana sahip olanların cömertliği ve paylaşımıdır. Kemiyet imkanı elde etmenin, keyfiyet de  bize tanınan bütün imkanların Allah yolunda kullanılması,  bize lutfedilen bütün nimetlerin de Allah rızası için  infak edilmesidir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...