İzleyiciler

çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2019 Perşembe

Logo Tasarımları

İtibarlı bir müessesenin, bir ürünün y da bir hizmetin alameti farikası onun kurumsallığını belirleyen ve betimleyen görsel amblem ve logosudur. Amblem ve logonun her tür mecrada blog görüntübüdür. Elbette kurumsal görsel tasarımın yanında o müesseseyi oluşturan bütün değerlerinin kalitesi birinci plandadır. Bir müessesenin bütünüyle kurumsal kimliği sadece kurumsal görsellikleri değildir. Onun verliği insanlık ve insanlığa hizmet bilincidir. 

Damla figüründen oloşturulmuş üç yapraklı lale fikri bir anlamda türk kültürünü yanbıtan kadim bir değeri kurumsallığa taşıma gayretidir.  Dijital mecra artık bilgisayardan, tabletten akıllı telefonlara kadar inerek pratiklik kazanmıştır. O açıdan özellikle amblem ve logoların daha sade ve basit olması klasik kurumsal çalışmaların da doğru olduğunu bize gösterir. Basit dediğimiz bir amblem anlamı büyükse ve kurumsallığa bir yüce fikirle destekliyorsa o müessesenin bütün kaygısı  doğru düzgün insanlıkk hizmetidir. Kaliteli hizmekt vermek adaleti yerine getirmektir. 





Yaptığımız iki çalışmanın hem beyaz zemin, hem de mavi zemin üzerindeki duruşunu göstermek için, bir normal ve bir de dişi çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim.  Renklerimiz; mavi renk Cyan 100, Magenta 75, Black 25 Yellov 0 olarak mikseri yapılmıştır. Bu kurumsal amblem ve logo çalışmasıan yönelik bir yaklaşımdır. Umarım beğenirsiniz.

Profösör

4 Aralık 2019 Çarşamba

Herkesin kitaplığı Olmalı



Bu haftanın radyo anonsu. Mavi filtreli ve dujital bir çalışma.  Bu çalışmada, Kitaplık logosu ve kayıklar aynen önceki çalışmanın bir devamı olarak kullanılmıştır. Grafik tipografisi ve metinler de aynen korunmuştur. Bu anonsta sadece arka plan üzerine Bir kalp eskizi tasarlanmış ve çiçek kompozisyonuyla grafik tamamlanmıştır.



Anons grafiği öncelikli olarak renkli tasarlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Önceki mavi filtre bütün renk ve tonlarını mavinin merkezinde yeniden bir renk bütünlüğü ve sadeliği elde etmek için çalışılmıştır. 

Profösör

6 Nisan 2017 Perşembe

Kelimeler

Şairler kelimelere kanat takan birer melektir. 
Öyle melekler var ki; "Kelimeler Dünyasın"da 
O bir çiçektir. 
O bir şiir, 
O bir şarkı, 
O bir şefkatli ve merhametli bir yürektir.

Profösör

8 Eylül 2016 Perşembe

Bir Fincan Çiçek


Yeni birlik gazetesi, Buluşma Noktası sayfasında  bugün neşredilen bir karikatürüm.

Profösör

17 Haziran 2016 Cuma

Bir Nevi Özgürlük

Yağmurdan sonra bütün doğayı kokuya boğan çılgın  toprak kokusu. Bir o kadar da yağmura teslim olan beyaz papatyaların sarı benek kokusu. Bir kır evinde yaşamak ve bir uçsuz bucaksız boz kırda özgürce haykırmak isterdim doğrusu.

Profösör

23 Mart 2016 Çarşamba

Bir Demet Çiçek Gönül Alır

Evlerde fiskos masalarında ve sehpa üzerlerinde plastikten yapma çiçekler görüyorum. Üzülüyorum. Kendimize bu sahtekarlığı yaparak zulmediyoruz aslında.  Oysa köşebaşındaki çiçekçi hanımdan bir demet çiçek alınsa, evde bir vazoya konsa insanın ruhu yücelir. Herkesin yüzünde ifadesini bilemediği bir tebessüm oluşuverir.

Profösör

21 Ocak 2016 Perşembe

Gönülden Kopan Sadaka




İsteyen düşünsün, isteyen ağlasın, isteyen bu kısa Afgan filminden ibret alıp kendine ders çıkartsın. Ne olursa olsun en güzel sadaka, gönülden kopan sadakadır. On bin lira da, on kuruş da bir sadakadır. Bir gülümseme ve gülümseyiş, bir kucaklama ve kucaklayış da sadakadır. Bir manolya kadar değeri olan,  kır çiçeği de sadakadır. Yeter ki sadaka gönülden ve kalpten verilsin Yeter ki sadaka Allah rızası için verilsin.  Çünkü gönülden kopan ve ancak Allah rızası için verilenler   sadakadır. Her sadaka aynı zamanda  sevgidir, şefkattir, merhamettir.

Profösör


https://www.youtube.com/watch?v=bWnnuAZaZWc


19 Kasım 2014 Çarşamba

Kaldırım Çiçeği de Koklanmak İster


"Kadınlar çiçektir" cümlesi en etkili ve derin anlamları olan  bir cümle olarak kabul ederiz düşünce dünyamızda. Düşünce dünyamızın yanısıra duygu dünyamıza da şekil veren, ayrıca bu cümle biz  erkekler için kadınlara olan davranışlarımızda içinde kibarlık uyarısı barındıran bir cümle olduğunu da kabul ederiz. Kadınlar anlaşılmak ister. Oysa erkekler kendilerini anlatmak isterler. Önemli olan erkeklerin ne anlattığı ve kadınlara ne dil döktüğü değil, kadınların neyi nasıl anladığı, açıkçası kadınların nasıl anlaşıldığıdır.

Kadın; hangi dine, hangi inanca, hangi mezhebe ve meşrebe inanırsa inansın varlığı itibariyle kutsaldır. Bir tatlı cümle onları hayal dünyasına uçurabilir. Onların içten bir tebessümü insanı abad edebilir. Onlara bağırmak, çağırmak, kızmak, azarlamak yerine, onların sevildiğini ve güvende olduğunu hissettirmek onlara yeter. Çünkü kadın çiçektir, sadece koklanmak ister. Bu arada başörtülü kadın, başörtüsü kadın ayrımı yapmak yerine kendini koruyan, iffet ve namusuna sahip çıkan kadın başütünde tutulması gereken kadındır. İster evinde anne, ister bir atölyede çalışan, ister bir tarlada amele, ister öğretmen, hekim, hakim, mühendis olsun, isterse çöp toplayan, varoşlarda yaşayan bir kadın olsun; kadın değerlerini koruyan kadın olmalıdır. 

Eğer kadın çıkmazlara girmişse, başını eğmek zorunda kalmışsa bilin ki o kadın bir zulüm altındadır. Eğer kadın zerafet ve asaletini gösteremiyorsa o kadın kul ve köle kadındır. Bir kadın herşeye rağmen, ölürcesine hakkı ve hakikati yaşatıyorsa o kadın hayranlık duyulacak kadındır. Her ne olursa olsun kadın çiçektir cümlesinin altını çizercesine şiirlere konu oluyorsa o kadın ölürcesine sevilecektir. Farkına bile varamadığımız, sokakta parke taşları  biten bir kaldırım çiçeği ayaklar altında çiğnenip, ezilmek istemez. Kaldırım çiçeği Hüda-i nabit bir çiçektir;  elbette o da  koklanmak isteyecektir..

Profösör 



21 Nisan 2014 Pazartesi


Hissetmek, fikretmek  kadar büyük bir lütuftur insan için. Düşünmek için akıl yürütmek gerekebilir ama hissetmek için sadece yüreğini açmak yeterli olabilir. Ne düşünme yeteneğimizi kaybedelim fikirsiz olalım, ne de hissetme yeteneğini yitirip duygusuz ve duyarsız olalım!.. Bir ses bizi etki altına alabilir; bize yansıması ruhumuzda bir şiir, bir şarkı olabilir. Bir renk, gökkuşağımızda bir değer olarak varlık bulabilir. Bir şekil bize karşı abidevi durabilir. Bir kul  seccadede secdeye varabilir. Bir kuş penceremize konabilir. Bir çicek vazoda boynunu bükebilir. Bir tebessüm bizi diri tutabilir. Bir harfin karnında bir nokta, cim olabilir. Bir hece bir bilmece, bir kelime bir oyun olabilir. Bir cümle cennetin kapısı olursa eğer, Kelimeler Dünyası da dostluğa değer.

Profösör

18 Haziran 2013 Salı

Yüreğimizle Yaşayalım


Doğal olarak insan olmamız ve hepimizin aynı zamanda insanlık ailesinin birer üyesi olduğumuzu unutmamalıyız. Bütün dünya insanlığı aslına rücu ederse, Adem ile Havva'dır.  Adem ile Havva da bütün insanlıktır. Bu çerçeveden bakacak olursak, dünyanın neresinde, ne şekilde yaşarsakyaşayalım, insani ve vicdani olarak birbirimizden sorumluyuz. Kur'an da  "Ey insanlar!.." diye hitab eder ve evrensel mesajını verir bizlere. Bize sorumluluklar yükler. İnsan olarak yücelmemizi ve bizi cennetiyle onurlandırmasını ister. Bize nimetler verir. Hidayetiyle bizi aydınlatır. Cehaletten bizi ilme, irfana ve kardeşliğe çağırır. Bu iletişim dili aynı zamanda bir gönül dilidir.

Biz birbirimizi nasıl anlarız. Aynı kadere sahip vatandaş ve yurttaşlık bilincinde bizi birbirimize yaklaştıracak ve kaynaştıracak değer inançtır. Kaynaşmadır. Sevgi, şefkat, merhamettir. Her birimiz birbirimizden farklı düşüncelere sahip olsak da gönül olarak biriz. Bir ve birlik olmalıyız. Birimiz diğerini küçük görmemeli, birbirimizi yermemeliyiz. Yanlış hesap Bağdat'tan dönecektir. Su akacak yerini bulacaktır. Akla, mantığa, edep ve adaba aykırı her tür davranış değer bulamaz. Bize düşen, bizi yücelten değerlerimizle maddeten ve manen birbirimizin yanında olmamızdır. 

Eğer bir yürek taşıyorsak, işte en büyük değer, kırılmaması gereken kalbimizdir. Nefes alıp verdiğimiz, her nefeste yüreğimizle dirildiğimiz kalbimizdir, Her ne olursa olsun, sadece insanı değil,  çiçeği, böceği ezemeyiz. Hele insanı, hele komşuyu, izinsiz çıkarttığımız gürültülerle üzemeyiz... Kullandığımız ve bize hizmet veren bir eşyanın bile bizim üzerimizde hakları vardır. Eğer temiz bir yürek taşıyorsak biraz insaf etmeliyiz. O halde yüreğimizle yaşayalım, hayatımızı da mantığımızla doğrulayalım.

Profösör

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Fatih... İstanbul... Fetih...




Bir Fatih... Bir İstanbul... Bir fetih 
Hazreti Peygamberden bir metih.
Ne mutlu  o kumandana ve orduya;
Adaleti götürüyor zulmün ortasına.

Kırmızı gül koklanmak için vardır.
Kırmızı gülü koklayan sultandır.
Fatih Sultan Mehmed Han 
Sultanların da sultanıdır.

Ne kadar saltanatsız sultan varsa;
Hepsi benim gönül sultanımdır.
Yakan çölde açan  bir çiçek varsa;
O benim vaz geçilmez mübtelamdır.

Bir Ulubatlı Hasan diker sancağı
O şehit düşer, son nefesiyle;
Allahü ekber... Allahü ekber...
Allahü ekber... ve lillahilhamd...

Profösör




Not: 
29 Mayıs istanbul'umuzun fethinin 560. yıldönümüne binaen bu paylaşımı bütün gönül dostlarıma ithaf ediyorum. 

1 Eylül 2012 Cumartesi

Bir Duygu Paylaşımı

Bir Çiçek Açsın

Bu gece ay sanki yanımdaydı
Duygular, düşünceler canımdaydı
Yıldızlar göz kırpadursun
Dolunay suda yıkana dursun

İnsan isterse aya tutulur
Ay isterse güneşle vurulur
Ellerim  ayaklarım zincirlense de
Bu fakir prangalardan kurtulur

Gökte bir yıldız parlasın
Denizde bir gemi yelken açsın
Yüreğimi yakan çöllerde
Bir çiçek açsın koklansın

Profösör 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...