İzleyiciler

barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2017 Cuma

Bütün Güç; Hakkın Gücüdür.

Şavaş bu; topuyla, tüfeğiyle, uçağıyla, tankıyla yapılıyor. Yüzbinlerce insan ölüyor. Savaştan kaçan milyonlarca insan, evinden, yurdundan, vatanından oluyor, mülteci durumuna düşüyor. Süper siyonist güçler, dünya ayar çeken sömürgeçi devletler, insiyatifli ailelerin böyle  insanlık dramına hiç bir gıkı çıkmıyor.  Çünkü silah satacaklar, ilaç ve mühimmet satacaklar. Modası geçmiş alet edevat satacaklar. Üçüncü dünya ülkelerini köle gibi çalıştırıp, emeklerini sömürerek de onların sırtından para kazanacaklar ve varlıklarını kan emerek sürdüreceklerdir.
.....

Savaş belli uluslararası kurallarla yapılır fikri ne kadar da çelişkilidir. Savaşın kuralı mı olur!.. Savaş atmaktır, düşmanı vurmak ve öldürmektir. Bunun özeti budur. Barış ise silahları bırakmaktır. Barışın korunması ancak Hakka ve adalete uymaktır. Hakkın ve adaletin olmadığı yerde savaş vardır, zulüm vardır. İnsanın malıan, canına, namusuna kıymaktır. Nato ve Birleşmiş Milletler ne işe yarar!.. Aynı birlik içinde olup da birbirine silah doğrultmanın mantığı yoktur. Günümüzde düyada birbirini dengeleyen hiç bir güç kalmamıştır. Kutuplaşma bir aldatmacadır. Ne yazık ki üst akıl birbirine bütünüyle zıt değerleri bir cephede birleştirebiliyor, aynı zamanda birbirinin aynısı olan değerleri de birbirinden ayrıştırabiliyor.  Savaş da, siyaset de günümüzde günlük çıkarlara göre yapılıyor. 
.....

Esed'in Suriye'i kan gövdeyi götürüyor. Bütün dünya güçleri  Suriye'de boylarını gösteriyor; adeta cirit atıyor. En son Esed'in masum olan halkına uyguladığı kimyasal katliam  bütün dünyayı korkutuyor. Amerika masum halk kimyasal silahla öldürüyor diye Suriye'yi vurmuyor. Bilakis tarihte Japonya'ya attığı atom bombasının bir benzerinin kendisine atılacağı kokusu psikolojisiyle  Suriye'yi vuruyor. Nasıl ki; Onbir Eylül İkiz Kuleler saldırısında süper güç Amerika hedef alındıysa, belli mi olur; bir akıllı deli çıkıp kimyasal bombayı süper sömürgeçi güçlerin çöplüğüne bırakıverir. Bir şehir değil, bir ülke değil, koskoca bir kıta insanı nefessiz kalıp ölüverir. Süper güçlerin asıl korkusu budur.  Topla, tüfekle, uçakla, tankla yapılan bir savaşı kontrol altında tutabilirsin. Fakat kimyasal bombalarla insanlık faciasının önüne geçemezsin.  Sonuç olarak, masum halkın ve insanların yanısıra, para babaları firavunlar da aynı korkunç sonu birlikte  yaşayacaklardır. 
.....

Bütün güç aslında ne toptur, ne tüfektir, ne uçaktır, ne taktır.  Biyolojik silahlarla bütün insanlığı korkutabilirsin ve insanlığı yok da edebilirsin. Bütün güç  hakkın gücüdür. Bu güçle hareket eden barışçıl bir iradedir.  Tarih boyunca  Selçukluda ve Osmanlıda olduğu gibi, Türkiye şimdi de bunun dersini vermiştir.

Profösör

7 Ocak 2017 Cumartesi

Selamı Yaygınlaştıralım


Selamün Aleyküm. 
Allah'ın selamını yaygınlaştırarak  
birbirimizle kalben kaynaşmamız gerekir...
Birbirimize her ortamda 
selam verelim ve selam alalım. 
Kibirlik yapıp da  
Allah'ın selamını 
vermemezlik ve almamazlık 
yapmayalım ve  ihmal etmeyelim.  
Selam her tür sıkıntıdan, darlıktan, 
musibetten kurtuluş demektir.  
Barış demektir. 
Dua demektir. 
Rahmet ve bereket demektir. 
Umulur ki hidayet bulur;  
Salih bir kul ve şuurlu bir müslüman oluruz. 

Profösör

2 Eylül 2016 Cuma

Başörtüsü


"Başörtüsü serbest bırakılamaz" diyen zihniyet, bilerek kutuplaşmayı körüklüyor demektir.  Çünkü bir başka zihniyet "Başıaçık olamazsınız" diyerek aynı ayrımcılığı kendinde bir hak olarak görür.  Evrensel insan hakları din ve ifade özgürlüğünü teminat altına aldığı gibi, dinde zorlma ve ikrah yoktur inancı da, inanç ve ifade özgürlüğünü kulun kendi insiyatifine bırakmıştır. Hiç kimse bir başkasının özgürlüğüne müdahele edemez. Toplumsal barış bir gönül projesidir. Herkes yüreğinde taşıdığı sevgi kadar, vicdan kadar, mahkeme-i kübra'ya inandığı kadar insandır, müslümandır ve bir okadar da gönül insanıdır.

Profösör

18 Ağustos 2016 Perşembe

Güvercin Yavrusu



Not: Yazıya ne hacet!.. Bazen insan duygu ve düşüncelerini çizgiye döker. 
Bugünkü Yeni Birlik Gazetesi Buluşma Noktası'nda neşrolunan karikatürüm 
Bloğumda da sizlerle paylaşıyorum. 

29 Haziran 2016 Çarşamba

İslam Barış Dinidir


İslam kelime itibariyle geniş bir terminolojiye sahiptir. İslam Arap graamerinde “Selime” mazi kökeninden türemiştir. Sin, lam, mim; İslam kelimesinin kökenidir.  “Selime” salim oldu, maddi ve manevi olarak huzur içinde bulundu demektir. İslam Allah’ın hükümlerine teslim olmak anlamına gelir . Kim ki Allah’ın emirlerine teslim olur, huzur bulur demektir. Hem müslümanlar karşılıklı muamelede Allah’ın hükmüyle adil olurlar, ahlaklı davranırlar,  hemde kendi iç çatışmalarından kurtulmuş olmaları  demektir. İslam inancı bütün insanlığı içine alacak şekilde kapsayıcıdır. İnsani, vicdani evrensel değerlerin üzerinde kutsiyeti olan yüce Kitabımız olan Kuran-ı Kerim rehberimizdir. Allah’ın sevgili kulu ve Resulü olan Peygamberimiz hazreti Muhammed de  önderimizdir. Elbette İslam Barış dinidir. Bu fani dünyada insanın maddeye olan düşkünlüğünden kurtararak, onu manevi olgunluğa kavuşturan yüce bir dindir. Kur’an da, Hazreti Peygamber de onun için bize gönderilmiştir. Bütün insanlık buhrandadır; buna karşın  kurtuluş ancak  İslam’dadır.

Bu dünyada insana verilen nimetlere şükretmek gerek. Zengin daha çok zengin, fakir daha çok fakir, güçlü daha çok güçlü, zayıf daha çok zayıf olursa, işte o zaman bu düya adalet ve ahlakın öngördüğü değil, zalimlerin ve ahlaksızların cirit attığı bir yer olmaktan öteye gidemeyecektir. Elbette dünyanın dengesi bozulacaktır. İnsanlık bir tarafta efendiler, diğer tarafta köleler şeklinde ikiye ayrılıverir. Bir tarafta ezenler, diğer tarafta ezilenler. Şunu da unutmamak gerekir ki adalet terazisinini iki kefeyle eşitlemek ve izah etmek bir anlamda kısırdöngüdür. Adalet terazisi çok kefeelidir. İyiler ve kötüler diye insanlığı iki sınıfa alırmak yerine iyilerin iyiliklerinde ısrar etmesi, şuurlandıkça kötülerin bir bir yok olması ve  hidayete ermesi konusunda var gücüyle çalışması gerekir. İnsan sadece dünyayı değil, ahireti ve sonsuz mutluluğunu düşünerek hareket etmesi gerekir. Yüce Allah Kuran’ında ““Ey iman edenler; hepiniz topluca barış ve güvenliğe girin…" buyurmaktadır. İnsanlar bu dünyada barış içinde huzurlu ve mutlu olarak yaşayabileceği bir dine davet edilyor. Bu da islam dinidir.  Çünkü “Allah katında din islam’dır.” İslam dininde zorlama olmadığı için; kişilerin inançlarına ve farklı görüşlerine hoşgörüyle bakılır. Çünkü din, inanç ve ifade özgürlüğünü İslam teminat altına almıştır.

İslam dini barıştır derken; bu inanç sisteminin getirdiği güvenlik şemsiyesi herkesi içine alır. Hayvanlara ve çevreye zarar verenlere de yaptırım uygular. Hiç kimse kimsenin tavuğuna kış diyemez. Hatta kullandığımız bir eşya bile bize hizmet veriyorsa, onu hor kullanamayız. Birine kızıp da telefonu fırlatamayız. Yere düşen bir eşyayı tekmeleyemeyiz. İslam inancının duyarlılığı burada işte!... Allah “Benim rahmetim her şeyi kaplamıştır” diyor. Canlı ve canssız evrende her ne varsa varlık olarak Allah’ı tesbih ediyor. Bunu idrak etmek için şuurlu olmak ve şuurlu insan olarak yaşamak gerekiyor.

Merhum Cemil Meriç Hoca “Anarşi, Terör, Anomi” isimli  bir gazete tefrikasında “Maverayla göbek bağını kopartmış bir dünyanın insanı ya intihar eder, ya da isyan” diye yazmıştı. Ahireti hice sayıp, sadece dünya ehli olmak bencilliktir. Bencillik insanı yalnızlık girdabına sokar. Onu boğar. Başına gelmedik işler açar, insan huzur bulmaz ve mutlu olmaz. Oysa Allah “Muhakkak ki müminler  kardeştir. Hepiniz birden Allah’ın ipine sarılın ve tefrikaya düşmeyin” diyor.  Bu emre uyulursa  doğal olarak toplumlarda barış olur. Barış diğer bir anlamda birlik ve  dirlik demektir.


..........
Not: İlahiyatçı Yazar / Niyazi Özdemir hocanın dünkü Yeni Birlik gazetesindeki Ramazan Sayfasında neşredilen makalesini bloğumda paylaşıylorum.
..........
Profösör

23 Mart 2016 Çarşamba

Farklılıklar Zenginliğimizdir


Farklı düşecelere sahip olabiliriz. Bir çekirdek ailede bile farklı futbol takımlarını tutan bireyler olabilir. Olmalıdır da. Bizler eleştiri yaparak aynı zamanda eleştiri alarak gelişiyor ve olulgunlaşıyoruz. Hepimiz birbirimizden farklı enstrümanlar kullanabiliriz. Önemli olan farklı yollardan da olsa göül ikliminde buluşmak ve dostluk oluşkturmaktır.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...