İzleyiciler

Tayyip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tayyip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2020 Salı

Kitap ve Huzur


Perşembe günleri YeniBirlik gazetesi Buluşma Noktası sayfasındaki yazılarıyla ünlü yazarımız Sayın Ümit Gülbüz Ceylan'ın her hafta anonslarını hazırlamaktayım. Önce sürekli kullanacağımız bir tipografi hazırladım. Sadece spot cümlesi değişiyor. Ara sıra da arka fon rengini de değiştirebiliyoruz. Yazılarında genellikle inanç, kültür sanat ve adabı muaşeret üzerinde yoğunlaşmaktadır. Üç yıldır da sayfası devam etmektedir. Bilgelik her gönüle girmektir der. Blog yazan dostlarımızdan da gerçekten bilgeliği şiar edinmiş olanlarımız vardır. Allah sayılarını artırsın. Hakteala hepimizin muini olsun vesselam.

Profösör

14 Mart 2017 Salı

Türkiye İnancıyla ve Vicdanıyla Güçlüdür.


Bilinç şuur demektir. Hakka ve hakkaniyete uygunluk demektir. Batının Türklere ve Müslümanlara takındığı bu çirkin tavırı  bilinçli olarak nitelendiren yazar, siyaset bilimcilerimiz  ve diplomatlarımız var. Batı bu çirkin davranışını  kasten yapıyor. Türkiye'nin son dönemde hızla gelişmesi onları tedirgin ediyor. Bütün sömürü hortumlarının kesilmesi karşısında tükenmişliklerini yaşıyorlar.  Oysa Batı ve bütün Avrupa bugünkü Paris, Roma, Amisterdam, Londra, Berlin ve nice modern şehirleşmelerini doğuyu ve afrikayı sömürerek inşa ettiklerini biliyoruz.  Bugün açlık, sefalet, savaşlar ve terör varsa Batının haçlı zihniyetine bağlamak gerekir. Haçlı zihniyeti adaletin ve vicdanın hilafına zulmün ve acımasızlığın bir bir tezahürüdür.  Batının gösterdiği bu tepki İslamı da aşmış Tükiye ve Onun siyasi lideri  Recep Tayyip Erdoğan imgesiyle somut hale getirilmiştir.  Batı bütün değerleriyle çöküş halindedir.  Artık bundan sonraki güç ne toptur, ne tanktır, ne uçaktır; bundan sonraki güç haktadır, hakkaniyettedir. Bundan sonraki güç merhamet elini darda kalanlara uzatmaktır.  Türkiye inancıyla ve vicdanıyle güçlüdür. Onun için mazlumların yanındadır. Mazlumların dualarındadır.

Profösör 

18 Ağustos 2016 Perşembe

Güvercin Yavrusu



Not: Yazıya ne hacet!.. Bazen insan duygu ve düşüncelerini çizgiye döker. 
Bugünkü Yeni Birlik Gazetesi Buluşma Noktası'nda neşrolunan karikatürüm 
Bloğumda da sizlerle paylaşıyorum. 

6 Ağustos 2016 Cumartesi

Gülenist Hareket



Başlangıçta malum cemaat zeki ve fakir öğrencileri "Işk Evleri" adı altında öğrenci evlerine  topladılar. Öğrenciler  bu evlerde sözüm ona ışıklanacak ve nurlanacaklardı. Böylece yeni bir nesil, yani  "Altın nesil"  yetişecekti. Tabiki öyle olmadı. Bilakis, ışığa, nura, milletin değerlerine kasteden bir nesil yetiştirdiler.  Bir kere  bu yapıya bulaşan, ne yazık ki  kolay kolay kendisini bunların kapanından kurtaramadı. Bir anafor gibi, bir bataklık gibi debelendikçe battılar ve esfeli safiline boyladılar. Bu yapıyla herhangi bir sebebten ilişki kuranlar,  bunların nasıl olduğunu çok  iyi bilirler. Parelel örgüt  İnsanı önce harama, kanunsuzluğa bulaştırırlar, sonra da bu kanunsuzluğu kaset haline getirerek tescil ederek şantaj malzemesi olarak insanın önüne koyarlar. Artık arkası kesilmez isteklerinin. Şunu yap, bunu yap şeklinde tuzağa düşürdükleri insanları gayrimeşru ilişkilere zorlarlar.  Artık o yapının bir militanı olursun. Onun için haktan, hakkaniyetten ayrılmayacaksın. Ahlaksız tekliflere kanmayacaksın. 

Vakti zamanında çok sevdiğim bir kardeşim bu yapıyla ilgili düşüncelerime karşılık hani iftira atmayalım günahtır der gibi bana serzenişte bulmuştu. Oysa biz sadece ayrıntıya girmeden  kardeşlerimizi  uyarıyorduk. Mesleğimiz icabı  gerek işimizle ilgili, gerek ahlaken doğru bulmadığımız hususları söylemekten çekinmedik.   Çünkü bu yapı baştan sona hem şirk içinde hem de yasadışı bir faaliyet içinde oldukları kanaatimizi bu son darbe girişimiyle söylediklerimizin haklılığı da ortaya çıkmış oldu. Keşke milletimizi üzecek böyle bir olayla karşılaşmış olmasaydık. 

Ne yazık ki içe kapılı bütün yapılar pareleldir. Devletin dışında devletle çelişkili bütün organizmalar birer ihanet içindedirler. Biz kıstas olarak  sadece millet nerede duruyor diye bakmayız, aynı zamanda ümmetin de  nerede durduğunu görmek bizim için bir kıstastır.  Siyonist ve sömürgeci güçlerin Türkiye'deki olan bitenlerle ilgili  düşünceleri, duyguları ve davranışlarına da bakarız. Bu da bizim olaylar karşısında nasıl bir pozisyon almamız gerektiğini bize öğretir.

Bir dini cemaat önce İslam akidesini özümsemesi gerekiyor. Eğer özümsemiyor ve davranış bozukluğu içindeyse  mutlaka o cemaat yapı olarak  ihanet içersindedirler. İslam bize ancak inananlar kardeştir diyor. Oysa sapkın bir itakat anlayışı ancak İslam'ın hilafına bataklık üretiyor. Kardeş kardeşe  de silah çektiriyor. Cinayet işleniyor, katliamlar yapılabiliyor. Lanet olsun!..

Öğrencilerin  Işık Evleri'nde ışıklanması, aydınlanması ve  ve nurlanması beklenirken, oralardan vatan hainleri yetişeceğini  kim beklerdi ki!..  Altın Nesil aldatmacası nice samimi insanları hayal kırıklığına uğratmıştır. Son tahlilde Gülen Cemaati sadece bir terör örgütü olarak kırmızı kitaba girmemiş, bilakis suç üstü kanlı bir darbe girişiminin de bilinen failidir. Son zamanlarda kendisini "Hizmet Hareketi" ismi veren Gülen Cemaati artık milletin ve ümmetin nefretini kazanmıştır. Bütünüyle bu yapı, yasaların ve vicdanların asla kabul görmeyeceği bir yapıdır. Bu darbe girişiminde yasalar bir bir   suçluları yakalayıp en ağır cezaya çarptırılacaklardır.

Kurşun aydınlığa, ışığa ve nura ve masum millete sıkılmaz, kurşun karanlığa ve cehalete sıkılmalıdır. Vatansever aziz milletimiz  artık bu menfur olaydan sonra daha da şuurludur.  Millet olarak kısasa kısas, bu meselenin peşi asla bırakılmayacaktır. 

Bilvesile Sehidlerimize Allah'tan rahmet diliyorum; ruhları şadolsun. Gazilerimize de Allah'tan şifalar diliyorum. Böyle bir kanlı darbe girişiminden sonra  geçe gündüz nöbette olan vatansever milletimize şukranlarımı sunuyorum.

Profösör


Not: Karikatürist Muhittin Köroğlu'nun 
güzel bir eserini bloğumda yer veriyorum.
Kendisine de sayfamdan teşekkürlerimi sunuyorum.

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Zırcahiller


Zırcahiller 
olağanüstü durumlarda 
minarelerden tencere tava 
çalınmayacağını bilmeliler. 

Minarelerden 
ezan ve sala okunur. 
Ezan kurtuluşa davettir. 
Sala ise duadır.



Profösör

17 Temmuz 2016 Pazar

Darbe ve Milli İrade




Bugünkü gazetelerin manşetlerine bir bakıverin; ergenekoncu sözcü dahil, parelelci ve Fetöcü Taraf, Yeni Bakış, Meydan gazeteleri bile Demokrasi ve Millet iradesi yapmışlar. Tiyatro filan demiyorlar. Her zaman bunun gibi gazetelerden alıntı yaparak paylaşım yapanlar paylaşıqmlarınız çelişkili, ön yargılı ve malesef inandırıcı değil. İnsan sucu bucu olabilir; sucu bucu olmayanın siyaseten tek sahip çıkması gereken milli irardesidir. Toplum olarak birlikte erdemlice yaşama azmidir. Bütün dünya bu onurlu direnişin ve milli iradenin önünde eğilmektedir. Vesselam.


Profösör

16 Mayıs 2014 Cuma

Haktan Yana Olmak


Dünya iki kutupludur. Bu böyle olacak ve böyle de kalacaktır. Fizik kanunlarında olduğu gibi iki kutup vardır. Artı ve eksi kutuplar. Sosyal hayatta, değer yargılarında, inançta ve yaşantıda da iki kutup vardır. Duyguda, düşüncede ve davranışlarda da iki kutup vardır. Çok kutupluluk bir dünya yoktur. Hak ve batıl vardır. Haktan, hakikattan, adaletten, kanundan, nizamdan, ahlaktan, kardeşlikten ve barıştan yana olanlar,  buna karşıt da cehaletten, karanlıktan, zulümden, kaostan, anarşiden, terörden ve bunalımdan yana olanlar vardır. Daha da bunun ötesi berisi yoktur.

Kanunlara ve nizama aykırı hareket etmek, illegal, kanunsuz, izinsiz yürüyüşler tertip etmek, gösteriler yapmak, daha da ileriye giderek güvenlik güçlerine saldırmak, yakmak, yıkmak yasaları çiğnemek ve toplumun huzurunu bozmaktır. Özellikle üzüntülü günlerimizde, birbirimizi anlamak, birbirimizin yanında olmak gerekir. Birlikten güç, rahmet ve bereket doğar. Davamızda ne kadar haklı olursak olalım, şuursuzca hareketler içinde bulunmak, geleceğimizi karartmaktır. Haklı iken haksız konuma düşmektir. Kendini devletin yerine koymak, parelel yapılanmak ve devlet otoritesini kabul ektmemek anlamına da gelir ki; sonuçlarına katlanmak demektir.

Cumhuriyet tarihi boyunca emperyal güçlerin ne yazık ki  piyonu konumunda olanlar, demokrasi oyununu iyi oynayamamışlardır. Bir çöpçünün, bir kapıcının, bir köylünün, bir çobanın demokratik hakkı olan bir oyunu tanımamışlardır. Demokrasi bir oyunsa eğer, oyunu usulüne göre oynayacaksın. Bir çobanın oyuyla oynamayacaksın. Bir çoban Sülü'den  başbakan, ve cumhurbaşkanı nasıl olduysa bu memlekette, muhtar bile olamaz denilen Kasımpaşalı bir İmam Hatip'liden  başbakan olduğunu görmekle kalmayıp, başkan da olabileceğini göreceksin. Bu millet her şeye rağmen gerçeği görmektedir. Zihniyet değişimi Yeni Türkiye'nin yeniden inşaası demektir. Milli iradeyi tanımamak, demokrasiye karşı çıkış, direniş, debeleniş ve devlete kafa tutma da bundandır. Bundan önce peşpeşe tertiplenen olaylarda tek hedef hükümet ve başbakandır.  Bundan sonra da  algı operasyonları hükümeti yıkmaya yönelik olacaktır ki; bunu asla başaramayacaklardır. Bize düşen haktan yana olmak; insanlık onurunu korumaktır.


Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...