İzleyiciler

hükümet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hükümet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2017 Pazar

Yeni Anayasaya Doğru


Gündemde olan bir konu da Yeni anayasa çalışması ve sistem değişikliğidir. Demokratik toplumlarda en önemli kazanım; insan hakları ve özgürlüklerin genişletilmesidir.  Milletin iradesinin anayasa ve kanunlar üzerinde güçlü bir şekilde hissedilmesidir. Sonuçta devlet halkın hizmetindedir. Bunun en iyi bir şekilde çalışması başta anayasayı oluşturacak maddelerin  çağdaş bir yapıya kavuşturulmasıdır. Bu maddeler demokratik ve çağdaş bir anayasa için "Efradını cami, ağyarını mani"  olmalıdır. Olması gerekenler anayasada  yer bulmalı, olmaması gerekenler de anayasa kitapçığının dışında kalmalıdır. İşte o zaman Adaletli ve hakkaniyetli çağdaş bir anayasaya kavuşmuş olacağız.

Profösör

16 Mayıs 2014 Cuma

Haktan Yana Olmak


Dünya iki kutupludur. Bu böyle olacak ve böyle de kalacaktır. Fizik kanunlarında olduğu gibi iki kutup vardır. Artı ve eksi kutuplar. Sosyal hayatta, değer yargılarında, inançta ve yaşantıda da iki kutup vardır. Duyguda, düşüncede ve davranışlarda da iki kutup vardır. Çok kutupluluk bir dünya yoktur. Hak ve batıl vardır. Haktan, hakikattan, adaletten, kanundan, nizamdan, ahlaktan, kardeşlikten ve barıştan yana olanlar,  buna karşıt da cehaletten, karanlıktan, zulümden, kaostan, anarşiden, terörden ve bunalımdan yana olanlar vardır. Daha da bunun ötesi berisi yoktur.

Kanunlara ve nizama aykırı hareket etmek, illegal, kanunsuz, izinsiz yürüyüşler tertip etmek, gösteriler yapmak, daha da ileriye giderek güvenlik güçlerine saldırmak, yakmak, yıkmak yasaları çiğnemek ve toplumun huzurunu bozmaktır. Özellikle üzüntülü günlerimizde, birbirimizi anlamak, birbirimizin yanında olmak gerekir. Birlikten güç, rahmet ve bereket doğar. Davamızda ne kadar haklı olursak olalım, şuursuzca hareketler içinde bulunmak, geleceğimizi karartmaktır. Haklı iken haksız konuma düşmektir. Kendini devletin yerine koymak, parelel yapılanmak ve devlet otoritesini kabul ektmemek anlamına da gelir ki; sonuçlarına katlanmak demektir.

Cumhuriyet tarihi boyunca emperyal güçlerin ne yazık ki  piyonu konumunda olanlar, demokrasi oyununu iyi oynayamamışlardır. Bir çöpçünün, bir kapıcının, bir köylünün, bir çobanın demokratik hakkı olan bir oyunu tanımamışlardır. Demokrasi bir oyunsa eğer, oyunu usulüne göre oynayacaksın. Bir çobanın oyuyla oynamayacaksın. Bir çoban Sülü'den  başbakan, ve cumhurbaşkanı nasıl olduysa bu memlekette, muhtar bile olamaz denilen Kasımpaşalı bir İmam Hatip'liden  başbakan olduğunu görmekle kalmayıp, başkan da olabileceğini göreceksin. Bu millet her şeye rağmen gerçeği görmektedir. Zihniyet değişimi Yeni Türkiye'nin yeniden inşaası demektir. Milli iradeyi tanımamak, demokrasiye karşı çıkış, direniş, debeleniş ve devlete kafa tutma da bundandır. Bundan önce peşpeşe tertiplenen olaylarda tek hedef hükümet ve başbakandır.  Bundan sonra da  algı operasyonları hükümeti yıkmaya yönelik olacaktır ki; bunu asla başaramayacaklardır. Bize düşen haktan yana olmak; insanlık onurunu korumaktır.


Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...