İzleyiciler

tesettür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesettür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2016 Cuma

Başörtüsü


"Başörtüsü serbest bırakılamaz" diyen zihniyet, bilerek kutuplaşmayı körüklüyor demektir.  Çünkü bir başka zihniyet "Başıaçık olamazsınız" diyerek aynı ayrımcılığı kendinde bir hak olarak görür.  Evrensel insan hakları din ve ifade özgürlüğünü teminat altına aldığı gibi, dinde zorlma ve ikrah yoktur inancı da, inanç ve ifade özgürlüğünü kulun kendi insiyatifine bırakmıştır. Hiç kimse bir başkasının özgürlüğüne müdahele edemez. Toplumsal barış bir gönül projesidir. Herkes yüreğinde taşıdığı sevgi kadar, vicdan kadar, mahkeme-i kübra'ya inandığı kadar insandır, müslümandır ve bir okadar da gönül insanıdır.

Profösör

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Tesettürlü Kadın


Tesettürlü kadın; mahrem yerlerini örten, cinsi cazibesini  gizleyen, kem gözlerden sakınan ve iffetini koruyan inançlı kadın demektir.

Profösör

11 Haziran 2016 Cumartesi

Ölçü Şekli Belirler; Şekil Ölçüyü Belirlemez



Ölçü Şekli Belirler; Şekil Ölçüyü Belirlemez. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Önemli olan ölçüdür. Önce ölçü gelir. Şekil ise doğal olarak ölçüye uyar. Tesettür burkadır, çarşaftır, ferecedir, peştemaldır, pardösüdür diyen olabilir. Ama bu giysilerin hepsinin adı başka başka ve kıyafet şekilleri de başka başkadır. Biz Allah'ın tesettür emrindeki ölçüyü esas alırız. Bir kıyafetin ölçülü olmasına bakarız. Tesettür konusuna da kıyafet ve davranış olarak yaklaşırız.

Hayatımızı Kuran'a göre belirlersek eğer; her konunun bir ölçü tarafı vardır. Yemenin, içmenin, giyinmenin, konuşmanın, gülmenin ve ağlamanın da bir ölçüsü vardır. Madem ki inanan insanlarız, en başta hayat rehberimiz olan Kuran'la yaşar ve Kuran ölçüleriyle hayatımızı şekillendirmeye çalışırız. Yoksa nefsimizin çektiği ve beğendiği ölçüsüz bir şeyi inanç değerlerimize uydurmaya çalışamayız. Ölçüsüz bir şey ölçüye uymaz ve ölçüsüz bir şey de hiç bir işe yaramaz.

Allah herşeyi aynı cins, ırk ve cisim olarak yaratmamış. Ayrı ayrı ve birbirinin tamamlayıcısı olarak yaratmış ki; biz bunların hepsine mevcudat ve mahlukat diyoruz. Bu alemde bulunan mevcudat ve mahlukat yine bu kainatta yer alır. Her şey iç içe ve her şey bir nizam içinde varlıklarını ve sorumluluklarını sürdürür. İnsan cins olarak, ırk olarak, görünüm olarak birbirine benzese de her insanın nevi şahsına münhasır özellikleri vardır. Parmak izlerimiz bile birbirimizden farklıdır. Allah'ın bizden istediği O'nun emirlerine uymaktır.

İyi bir insan, iyi bir müslüman ve salih bir kul olmaktır. Ölçülü olmak aslında bu demektir. Bizim inancımızda yeryüzü bir mesciddir. Her yerde Allah'a secde edilir. Ama kamu yararına, insanların hizmeti için camilerin, medreselerin, imarethanelerin, şifahanelerin ve buna benzer kurumsal yapıların yapılması bir medeniyettir. Bu yapılar birbirine benzeyebilir fakat işlevsel olarak bir ölçüsü ve bir ilkesi vardır. Bir yapının büyüklüğü, küçüklüğü, tezyinatı orada yaşayanların ihtiyacını karşılayabilecek sanat ve estetik değerlerle donatılmıştır.

Her şey İslam içindir. Bizi İslam'la şereflendiren, hidayate erdiren Allah içindir. Giyim kuşamımız, davranışlarımızla Kuran'a uyar ve ölçülü oluyorsak eğer Allah'ın rızasını kazanmış oluruz. Bizim toplumda bir söz vardır; bilmemek ayıp değildir, öğrenmemek ayıptır. Onun için önce cehaletimizi yeneceğiz ki Kur'an rehberimiz ve ölçümüz olsun...

Not: Marka ve stil danışmanı Türkan Eraslankılıç'ın "Ölçü şekli belirler; şekil ölçüyü belirlemez" başlıklı  yazmış olduğu bir makaleyi takipçilerimle paylaşıyorum. Diğer yazılarını merak edenler için Türkan Eraslankılıç ismiyle Google'den web sitesi ve sosyal medya hesaplarına ulaşabilirsiniz.

Profösör





10 Haziran 2016 Cuma

Kıyafet ve Davranış


İnanan ve inandığını hakkıyla yaşamak isteyen müslüman kadın ve erkekler kıyafet ve davranışlarına azami derecede dikkat gösterirler. Kadınlarımız yaratılıştan cezbedici özelliklere sahip olduğundan erkeklerden de giyim kuşam ve davranışlar konusunda daha çok hassasiyet göstermeleri çok doğaldır. 

Kitabımız Kuran'da müslümün kadınların giyim kuşamıyla ilgili tesettür ayetleri dikkat çekicidir. Kur'an kıyafetle ilgili ölçü verir. O ölçüye göre müslüman kadınlar da giyim kuşam ve davranışlarına özen gösterirler. Dinimizdeki hüküm ise; Kadınların vücut hatlarının belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, tesettürü emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. 

Giyinme konusunda elbette işin fıkhi yönüyle ilgili kısmını ilahiyatçı hocalarımızdan bütün ayrıntılarıyla öğreniyoruz. Biz giyim kuşamın daha çok işin sosyal yönüyle olan kısmına bakarsak, kullandığımız kıyafetlerin en başta inandığımız değerleri hakkıyla yansıtacak ve asla değerlerimize ters düşmeyecek şekilde olmalarına dikkat ederiz. Daha doğrusu; doğru düzgün giyinmek kadının da erkeğin de ihtiyacıdır. Elbette inanan ve takva sahibi olan bir müslüman, evinde, mahreminde kullandığı kıyafetiyle, yani ev kıyafetleriyle, dışarıya çıktığında, kullandığı sokak ya da işyeri kıyafeti farklı olacaktır. 

Mahremimizin dışında kullandığımız bütün kıyafetler, hem tesettür ölçülerini karşılaması, hem de şatafattan, abartıdan uzak, fakat elaleme karşı da bizi küçük düşürecek bir giysi olmamasına özen göstermeliyiz. 

Özellikle kadınlarımız üzerinde taşıdığı elbisesiyle, aksesuarlarıyla yanlış bir algı oluşturacak değerlerden kaçınmalı ve toplumu rahatsız edecek davranışlardan da ahlaken uzak durmalıdır. Her zaman kıyafet denince aklımıza hemen üzerimize giyindiğimiz elbisemiz gelir. Oysa üzerimizdeki giysi kadar, hal ve hareketlerimiz de bir imaj ve bir algı oluşturur. Bu imaj ve algı, iyi ya da kötü bir zihniyeti yansıtır. Müslüman kadının zihniyeti iffet kavramında şıklığı, zerafeti ve asaleti aynı çizgide buluşturabilmesidir. Özellikle tesettürlü kadınlar kendisine bir elbise düşünürken stil ve modelde sadeliği seçmelidir. Bir elbisenin tasarımında gereksiz dokunuşlar, kullanılan metaryal ve aksesuarlar da bazen bütünüyle sadeliği bozan şeylerdir.

Nasıl ki inanan bir kadın; giyim kuşamda tesettürü kendine şiar ediniyorsa, başta Allah’ın rızasını kazanmak içindir. Tesettürü istiyerek ve severek kendi nefsinde uygulaması onun takva yolunu seçmesindendir. Yine inanan bir kadın toplum içindeki davranışlarını taşıdığı kıyafetin gereği gibi düşünerek, daha edepli, daha seviyeli ve daha bilinçli olmak durumundadır. Hem üzerimizde taşıdığımız giysi ve aksesuarlarımızın tesettüre uygun olması, hem de davranışlarımızın, hal ve hareketlerimizin, adabı muaşerete de uygun olması gerekir. 

Bunun dışında biz kadınların ilim irfan sahibi olması, yaptığımız bir işin hakkını vererek, hakkımızda iyi şeylerin konuşulması, ismimizin yüceltilmesi ve asla kirletilmemesi de şiarımız olmalıdır. İçinde bulunduğumuz Kutsal Ramazan ayında giyim kuşamımıza azami hassasiyeti göstermeliyiz. İnanan insan kadın olsun, erkek olsun öncelikli olarak, kendisine takva elbisesi edinmelidir. Ayrıca elbisenin, aksesuarın, hatta davranışların teşhirciliğe girmemesi ve ziynetini İslami esaslarla zenginleştirmesi onu huzurlu ve mutlu eder.

"Özellikle kadınlarımız üzerinde taşıdığı elbisesiyle, aksesuarlarıyla yanlış bir algı oluşturacak değerlerden kaçınmalı ve toplumu rahatsız edecek davranışlardan da ahlaken uzak durmalıdır."



Not: Marka ve stil danışmanı Türkan Eraslankılıç'ın Kıyafet ve Davranış üzerine yazmış olduğu bir makaleyi takipçilerimle paylaşıyorum. Diğer yazılarını merak edenler için Türkan Eraslankılıç ismiyle Google'den web sitesi ve sosyal medya hesaplarına ulaşabilirsiniz.

Profösör






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...