İzleyiciler

açlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
açlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2018 Perşembe

Ekmeğimizi İsraf Etmeyelim


Ekmek; ne mübarek nimet!.. Hayatta verdiğimiz mücadelenin diğer bir adı ekmek parası, ekmek kavgası... Değerini bilmek gerek. Ekmek parasını nasıl kazanıldığını bilmek ve çocuklarımıza öğretmek gerek.  Ekmeğimizi israf etmemek gerek. Düşünebiliyor musunuz dünyada milyonlarca çocuk ekmek bulamıyor ve açlıktan ölüyor. Ekmeğin mübarekliği  yeminlerimize bile işlemiş. "Ekmek Kur'an çarpsın" yemininde ekmekle yüce Kitabımız aynı cümle içinde yeminle birleşmiş.  Bir fırının önünden geçtiğimizde, taze ekmek kokusu,  susamlı taze ve çıtır simit kokusu, eğer ramazan ayında isek, ramazan pidesinin kokusunu anımsaamayanımız yoktur. Hele bir de oruçlu isek; acıkmanın ve sabretmenin ne olduğunu fırının önünden geçtiğimizde daha iyi anlarız.  Allah hiçbir kimseyi açlıkla imtihan etmesin. Bu nimeti bize lütfeden Mevla'ya binlerce şükürler olsun.

Profösör

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Ramazan Şuuru


Onbir ayın sultanı olan ramazan ayı mağfiret, rahmet ve bereket ayıdır. Ramazan ayına boşuna  onbir ayın sultanı denmemiştir. Bu ayda günahlardan arınmamız, kendimizi yenilememiz biz kullar için bulunmaz bir  nimet, bir lütuf ve büyük bir fırsattır. Senede bir ay, ramazan ayında oruç tutmakla mükellefiz. Oruç sayesinde nefsimizi terbiye eder; yeniden diriliriz. Yüce Kitabımız bu ayda indirilmeye başlamıştır. Kuran'la insanlık muhatap oldukça insanlık gerçek değerlerini bulmuştur. Kuran'la insanlık kendi fıtratını tanımıştır.  Bize düşen Kuran'ın ilk emrine uyup önce içinde bulunduğumuz cehaletten ve karanlıktan kurtulmalıyız. Bunun için; Allah'ın yap dediklerini severek ve ihlasla  yapmak, yapma dediklerinden de kaçınmaktır.

En başta Kuran'la muhatap olmak müminin vazifesidir. Kuran'ı okumak demek, onu anlamak ve bulunduğu zamanın, mekanın, olayların ruhuna inmek gerekir.  İtikat, ibadet, ahlak anlamında bir müminin inancını yaşaması ve kültür haline getirmesi gerekir. Kur'an bütün insanlığı muhatap kabul eden evrensel  yegane büyük bir kurtuluş kitabıdır. Kur’an bütün kainatı hükmeder.  Onunla biz kendimizi, evreni ve ötesini idrak ederiz. Kuran’ı hakkıyla okuyarak ve onu doğru anlamak için gayret sarfetmek gerekir. Kur’an ilimleriyle donanırsak Kuran’ı hakkıyla okuyabilir ve anlıyabiliriz. İnancımız ve yaşantımız Kur’an merkezli olmalıdır. Sadece kendimizi ve bulunduğumuz toplumumuzu değil, dünyanın neresinde olursa olsun bütün insanlığın kurtuluşu için çaba gösteririz. Hepimiz insanlık ailesindeniz. Hepimiz en başta insan olduğumuz için değerliyiz. Onun için yeryüzünde fitne durduluncaya ve ortadan kalkana dek mücadele etmek, adaleti temin etmek ve insanlık onurunu korumak zorundayız.

İşte içinde bulunduğumuz ramazan ayı, işte tuttuğumuz oruç ve nefsi mürakebe için büyük bir fırsat!.. Bu dünya bizim için bir misafirhanedir. Biliyoruz ki bu dünyada rahatlık yoktur. Hepimiz imtihandayız. Önemli olan bu imtihanı başarıyla sonuçlandırabilemizdir.  Aç da kalabiliriz, açıkta da kalabiliriz. Nice savaşlar, nice ayrılıklar, nice hastalıklar, açlık, susuzluk, kıtlık, savaşlardan ölen, yaralanan, evinden yurdundan uzak kalıp mülteci duruma düşen milyonlarca insan. Hepimizin başına gelebilecek kazalar, belalar, musibetler. Elimizde olmayan istemediğimiz tüm gelişmeler... İşte bu durumda payımıza düşen gücümüz yettiği kadar Hakkı yüceltmek ve zulme karşı durmaktır.

Ramazanda oruç tutmak, sadece günün belli bir vakti içinde yemeden, içmeden kesilmek, cinsel ilişkiye girmekele sınırlı değildir. Bundan maksat orucun ruhunu içimize sindirebilmektir. En başta hak yememek, kalp kırmamaktır. Sürekli iyilik yapma düşüncesiyle fırsatları değerlendirmek, küçük büyük bütün günahlardan uzak durmaya çalışmaktır. Maddi manevi bütün kazanımları, toplumla paylaşabilmek, onlarla hemhal olabilmektir. Ramazanın rahmetinin de, bereketinin de, ancak paylaştıkça çoğaldığını farkedebilmektir. Ramazanın mağfireti de, beşer olduğumuzu, hata edebileceğimizi, günah işleyebildiğimizi bilip, bir kul olarak da ancak Allah’a sığınabileceğimizi idrak edebilmemizdir.

İslam büyük bir medeniyet inşa etmiştir. İslam medeniyeti ve İslam kültürünün korunması, tekamülü için bu yolda hizmetlerimizi  kesintisiz sürdürmemiz gerekir. İslam sadece insanlara değil, bütün yaratıklara karşı bir sorumluluk getirmiştir. İnsan hakı önce insanlık onurunu korumakla başlar. Onun için İslamiyet, din, dil, ırk ayırmaz. Zengin fakir ayırmaz. Bize düşen Yaratandan ötürü yaratılanı sevmek ve onları korumaktır.

Profösör







7 Ocak 2017 Cumartesi

Selamı Yaygınlaştıralım


Selamün Aleyküm. 
Allah'ın selamını yaygınlaştırarak  
birbirimizle kalben kaynaşmamız gerekir...
Birbirimize her ortamda 
selam verelim ve selam alalım. 
Kibirlik yapıp da  
Allah'ın selamını 
vermemezlik ve almamazlık 
yapmayalım ve  ihmal etmeyelim.  
Selam her tür sıkıntıdan, darlıktan, 
musibetten kurtuluş demektir.  
Barış demektir. 
Dua demektir. 
Rahmet ve bereket demektir. 
Umulur ki hidayet bulur;  
Salih bir kul ve şuurlu bir müslüman oluruz. 

Profösör

11 Kasım 2015 Çarşamba

O'nun Yolundan ve O'nun İzinden Gitmek


Yıllar önce kilo almaktan şikayetçi idim. kilo almak derken göbek yapıyordum desem daha doğru olur. Bir dost ortamında yenildi içildi ve her birimiz  sanki nefes alamaz durumda idik. O sırada ağzımdan istemiyerek de olsa  bir cümle çıkıverdi. "Semirtmek bir müslümana yakışmıyor" dediğimde sakallı, cübbeli bir genç arkadaş "Böyle bir ayet mi var" dedi. Arkasından da cümleyi ekleymeyi de ihmal etmedi.  "Bizim Efendimiz de şişman, ama iyi bir müslüman"  deyince acaba baltayı taşa mı vurduk diye düşündüm. 

Gencin Efendimiz dediği zatı muhterem onun şeyhiydi besbelli. Oysa gencimiz de yaşlımız da, okumuş ve cahilimiz de kilo almaktan hepimiz şikayet ediyorduk oysa. O gencin  "Efendi" dediği şeyhine bir sorsak, elbette kilolarının verdiği sıkıntıdan o da şikayet edecekti. Hayatımızı genel olarak bir disiplin içine sokmadıktan sonra elbette şikayet edeceğimiz bir çok sıkıntı duyduğumuz dertlerimiz olacak. Bütün mesele sadece birey olarak değil, bütün toplum olarak sıkıntılarımızın kaynağına inmek ve sıkıntılarımızı gidermektir. Bu aynı zamanda  şuur içinde yaşamakla olur. Müslüman hassas olan demektir. Abur cubur yiyen değil; bir oturuşta beş altı kap yemek yiyen değil, bir lokma ekmeğin ve bir yudum suyun değerini bilendir. 

Müslümanlık insan olmanın olgunluk halidir. İçinde bulunduğu olumsuzlukları kanıksayan değil, insanı bedenen, ruheh ve zihnen bozan bütün virüslerden kurtulma halidir. Müslüman Allah'ın habibim dediği Peygamberimizin yaşam biçimini özümseyen,  onun yolundan ve onun izinden giden demektir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...