İzleyiciler

afganistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
afganistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2016 Perşembe

Gönülden Kopan Sadaka




İsteyen düşünsün, isteyen ağlasın, isteyen bu kısa Afgan filminden ibret alıp kendine ders çıkartsın. Ne olursa olsun en güzel sadaka, gönülden kopan sadakadır. On bin lira da, on kuruş da bir sadakadır. Bir gülümseme ve gülümseyiş, bir kucaklama ve kucaklayış da sadakadır. Bir manolya kadar değeri olan,  kır çiçeği de sadakadır. Yeter ki sadaka gönülden ve kalpten verilsin Yeter ki sadaka Allah rızası için verilsin.  Çünkü gönülden kopan ve ancak Allah rızası için verilenler   sadakadır. Her sadaka aynı zamanda  sevgidir, şefkattir, merhamettir.

Profösör


https://www.youtube.com/watch?v=bWnnuAZaZWc


22 Şubat 2011 Salı

Afganlı Gazi Arkadaşıma İthaf Ediyorum


Afgan-Rus harbi varlıkla yokluğun bir şavaşıydı aslında. Dünyayı yöneten ve sömüren ailelerin bir nevi bir demir perde ülkesinden soğuk yüzünü ve acımasızlığını gösteriyordu Afganistan'da. Sovyet gücü tamamiyle diğer kutbun tam karşısındaydı. Amerika ve Sovyetler birliği iki kutuptu. Bu iki kutup bir güce hizmet ediyordu. Böyle bir savaşın emsali görülmedi dünyada. Filistin'de sapanla taş atan çocukların "intifada" sıı gibi Müslüman Afgan halkı da aslında elindeki olmayanla, yokluğuyla karşı duruyordu düşmana ve Sovyet tanklarına.. Onların inancı ve iradesi düşmana karşı bir zafer kazandırmıştı. İşte bu inancın zaferiydi !..

Kabil'den Hindikuş dağlarına katırlarla taşınan cephane ve azık onlar için yetiyor artıyordu bile. Afgan Mücahitleri sanki yüzyıl öncesi silahlarla ve tüfeklerle Rus helikopterlerine ateş açıyordu. Tanklar pusuya düşünülerek ve lojistik desteklerin önü kesilerek, onların silahıyla onları püskürtüyorlardı.

Nihayet savaş bitip, Ruslar birliklerini çektiklerinde, geriye acı ve hüzün bırakıp gittiler. Ruslar bütün Afganistan coğrafyasını mayınlarını döşeyip gittiler. Neredeyse her evde mayınlardan ayağı kopan insanlarla doluydu. Afganistan'da harpten sonra takma ayak sektörü doğduğunu söyleyebiliriz. Bununla ilgili filmler bile yapılmıştır. Bu şavaştan dolayı birçok Afganlı başka ülkelere göç etmişlerdi.

Yine göçmen Afganlı ailelerden bir Afganlı Afganistan'a akrabalarının durumunu öğrenmek için özvatanına gelir. Afganistan'ın yerle bir olduğunu müşahede eder. Daha önce yaşadığı bir köyde bir aileye misafirliğe gider. Bu bir tanrı misafiridir. Madem ki tanrı misafiri gelmiş, evde bulunan en son erzaktan ona bir çorba hazırlayıp ikram eder ev sahibesi. Bu yabancı batı ülkesinden gelen misafir, çorbayı ve tandırda pişirilmiş ekmeğin tadını unutmamıştır. Bu lezzet ve bu ikram kendisinin varoluş kodlarını yeniden çözmesine yetmiştir aslında.

Afganlı göçmen misafir, bakımlı, tıraşlı, batı tarzı giyimi, kuşamı gittiği evdeki çocukların dikkatini çekmiştir. Bu bir batılı insan imgelerini taşımaktadır. Batılı insanın nasıl olduğunu bu çocuklar yakından anlamaya ve kavramaya çalışırlar. Çocukların birşey daha dikkatini çekmiştir. Misafirin kolundaki altın saat pırıl pırıl pırıldamaktadır. Çocuklar bir türlü bakışlarını bu saatten alamamış vaziyette sanki transa girmiş gibiydiler. Bu durum misafirin dikkatinden kaçmadığından, verilen ikramı, yani bir tas çorbasını içerken ev sahibi çocukların babasına, çocuklara bir hediye vermek istediğini söyler. Evin sahibi ve çocukların babası da buna mahçubiyetle izin verir. Misafir adam kolundaki kendisi için çok kıymetli pırıl pırıl ışıldayan altın saati çıkartıp çocuklara uzatır. Çocuklar da bu değerli ışıl ışıl ışıldayan değerli altın saati alırlar. Saati ellerinde evirirler, çevirirler, bir müddet inceledikten sonra bu saati hasırın üstüne bırakırlar. Çocuklar bu saate olan ilgiyi kesmiştir artık. Çocuklar ilgilerini bu sefer misafirin elindeki ekmeğe ve içtiği bir tas çorbaya yöneltirler. Bu seferki bakış daha farklı ve tarifi imkansız bir bakıştır. Ev sahibi evde bulunan son erzakını, aslen Afganlı olan ve savaştan sonraki akrabalarının durumunu öğrenmeye gelen bu misafire ikram etmektedir. Hanelerinde başka yiyecekleri kalmamıştır. Çocukların da karnı açtır.

Afganistan savaşı, ne Amerika'nın yardımıyla, Ne de top, tüfek ve tankla kazanıldı; Afganistan savaşı sarsılmaz bir inanç, irade, cömertlik ve bu duyarlılıkla kazanıldı.

Profösör
 
Bu yazımı Afganlı iki ayağı olmayan bir kardeşime ithaf ediyorum
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...