İzleyiciler

söz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
söz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2018 Cuma

Üslup Sorunu


Hepimizde bir üslup ve iletişim sorunu vardır. Birbirimizi anlayabilmemiz için ağzımızdan çıkan bütün kelimeleri tek tek tartmamız lazımdır. Söz bir kere ağızdan çıkıp da kurşun gibi muhatabını bulursa; Allah muhafaza istemeyerek de olsa, gönül kırabilir hatta katil olabilirsin. Söz mütmain bir kalpten çıkıyorsa eğer sevgidir, şefkattir, merhamettir;  güldür, laledir, menevşedir. Aksi taktirde söz kin, nefret, öfke ve intikamdır. Hançer yarası, kurşun yarası velhasıl gönül yarasıdır.

Profösör

22 Şubat 2016 Pazartesi

Anlaşılmak


Bazı şeyleri sözle, kelimelerle anlatamayız. İçimizdeki üzüntüyü ancak suskunluğumuz, bakışımız ve duruşumuzla karşımızdaki insan bütünüyle anlayabilir. O da eğer anlamak isterse, sevgi, şefkat ve merhametiyle bütün yüreğini ortaya koyarak anlayabilir. Karşımızdakini anlamak yüreğini bütünüyle ona açmakla kabil olabiliyor. Bu da "Ben senin dostunum, sorunlarını birlikte çözmeye hazırım, üzülme!.." demektir.


Profösör

25 Haziran 2015 Perşembe

Söz ve Davranış



Söz ağızdan çıktı mı bumerang gibi tekrar sahibini bulur. Aynen yapılan iş de iyisiyle kötüsüyle sahibine aittir. Sahibini yüceltir, yada küçültür. Doğru bir iletişim kurmak için önce iyi niyet ve sonra da iletişimin ne amaçla yapıldığını iyi bilmek gerekir. İletişim kurmasını bilmeyen kişi ayetler, hadisler okusa da, ya da büyüklerin sözlerinden örnekler verse de, ve hatta ağzıyla kuş tutsa bile hiç bir gönüle giremez, orada yer edemez. Karşı tarafın zaaflarını, hatalarını günahlarını öne çıkartarak, onu küçültmek yerine, onun iyi taraflarını görerek, oradan yola çıkarak iyi bir diyalog geliştirmek en akıllıca yoldur. Yoksa kendi monoloğumuz içinde  boğulur kalırız. İletişimin en önemli tarafı da, karşımızdakiyle iyi bir diyalog kurabilmektir.

Hangi fikre, hangi duyguya sahip olursak olalım, ahlaki ilkeler çerçevesinde her davranışımızın da karşı tarafı etkileyecek ve onu ilerisi için söz dinleyici bir tutum içine sokacaktır. Ön yargıyla kişileri infaz etmek yerine, onları ötekileştirmeden anlamak önemlidir. Kuracağımız diyaloglar, doğru iletişimle oluşturacağımız empatiler bir bir işimize yarayacaktır. Bir kişiyi eleştirmemiz gerekirse önce kendi hatalarımızdan konu açarak karşımızdakini eleştirmeli, ancak edep dairesi içinde kalarak birbirimizle, tartışabilmeliyiz. Karşımızdakini ne göklere çıkartmalı, ne de onu insan içinde asla küçültmemeliyiz.

İnsanız ya; hata da edebiliriz, suç da işleyebiliriz. Önemli olan hatanın da suçun da bir daha tekrarlanmamasını sağlamaktır. Bir de kasten ve teammüden bir suçun işlenmesini önlemeye çalışmamazdır. Her ne olursa olsun, mer'i yasalar, ahlaki ilkeler, toplumsal örf ve ananelerin aydınlattığı bir sosyal yaşam içinde haddimizi bilmeliyiz. Genel ahlak ve adaba aykırı hiç bir davranışın içine girmemeliyiz. Çünkü söz de davranış da bir gün geri dönüp sahibini bulacaktır.

Profösör


30 Ocak 2012 Pazartesi

Öyle bir söz ki; Özümüzden bir söz.

Söz; insanın düşündüklerini, hissettiklerini, yaptıklarını, yapacaklarını ve yaşadıklarını, cümlelerde itinayla kullandığı kelime ve kavramların bütününe diyebiliriz. Nice sözler vardır ki; gönülleri fetheder. Nice sözler vardır ki; adamı ipe götürebilir. Ağızdan çıkan her sözün asıl mahreci, ağız ve dudak değildir. Onun çıkış noktası ve mahreci boğaz da değildir. Sözün bir anlamı da lisandır. Lisan dildir. Lisan insanın düşünce ve duygularının bir ifade şeklidir.  Söz, dilin ve lisanın temel malzemesidir. İnsanın ifade edeceği şeyler insanın beyninde türeyerek, zihninde bir bekleme sürecine girer. Zihinsel işlev ise beyin ile kalb arasındaki bir tasavvur etme yeridir. Beyin düşünür ve türetir, akıl destek verir, zihin de bu oluşumu şekillendirir ve bunu kalp ile paylaşır. İnsan kalbiyle hakikate inanır. Kalbimizle inanır ve kalbimizle zihnimizdekileri tasdik eder, doğrularız.. Kalbin evet dediği bir şey, yanılgısı yok denecek kadar doğrudur, güzeldir ve iyidir. Hulusi bir kalp ile bakılan herşey güzeldir. Hulusi kalp ile işitilen her ses güzeldir. Hulusi kalp ile hissettiklerimiz ulvi değerlerdir. İnsan duygusuyla, düşüncesiyle, davranışlarıyla iyi bir insan profili çizebiliyorsa eğer, işte O kişi bizim için vazgeçilmez değerli bir dosttur. Dostlarımızın bize güzel bir bakışı bizim içimizi eritmeye kadirdir. Dostlarımızın sözleri bizim için baldan da tatlıdır. Bir başka deyişle dostlarımızın sözü bize bal, başkalarına sirkedir.  Böyle insanların konuşmaları bizim içimizde güller açması için yeterlidir. Onların sözleri yılanı deliğinden bile çıkartır. Onların bakışları en azgın boğaları bile sakinleştirir. Onların bize dokunmaları bizim gönül yaralarımızı iyileştirmeye kâfidir.

Nice insanlar vardır ki; hakikati anlamaya algıları yoktur. Sanki kalpleri mühürlenmiş gibidir. Yalana teslim olmuş bir insan, daha baştan inanç sorunu yaşadığı gibi, hayatı sanal dünyadan ibarettir. Bir sözün, bir kavramın, bir fikrin derinliğine inemediği gibi, karşıt kavramları da karıştırarak, neyin iyi, neyin kötü olduğunu da zihinsel bir kısırlık yaşayarak kavram kargaşalığı içinde boğulup gitmeye mahkumdur. İyi bir sözün atfettiği mana bütün hayatı güzelleştirmek içindir. Kötü bir söz de hayatı zindan etmek için bir virüs gibidir. Bu virüs bütün vücudu ve bütün varlıklar alemini sarabilir. Bütün varoluş sistemini çökertebilir.

Nice insanlar vardır ki; hayatı ve dünyayı kendinden ibaret sayar. Kendisi için bencil bir hayat ve bencil  bir dünya yaratmıştır. Kendisini besleyen hayat damarlarını cehaletle ve bilinçsizlikle keser ve yapayalnızlığın içinde kendisine bile yararı olmayan bir mantık silsilesinin içinde mantıksızlığını yaşar. O tür kişiler size "Çirkinsiniz" de diyebilir. Oysa o kendi çirkinliğini dile getiriyor olabilir.  Sizin de öyle olmanız için bilinçaltı duygularının bir ifadesi olarak size yansıtıyordur. Ayrıca bu, o kişinin kendi duygu ve düşüncelerinin bir ifadesidir.

Nice insanlar vardır ki; hayatlarını varsayımlar üzerine kurmuştur. Oysa varsayımlar duygusal bir anafor oluşturmaktadır. Duygusal anafor zamanla takıntı halinde kırık bir plak gibi aynı nameyi tekrarlayıp duracaktır. Sağlıklı bir iletişim varsayımlar üzerinden değil de sorarak ve sorgulayarak net bir iletişim kurabilmektir. İletişim kurmak özen ister. Söz dağarcığı ister. Sözleri yerli yerinde kurabilmek ister. Ayrıca karşımızdakiyle empati kurarak, karşımızdakini  daha iyi anlayacağımız ve karşımızdaki tarafından da kendimizin daha iyi algılandığımız gerçeğini unutmamalıyız. Bizler var isek, birbirimizin sayesinde varız. Bizler ayakta durabiliyorsak mutlaka elimizden bir tutan vardır. Bizler eğer mutlu isek mutlaka seviyor ve seviliyoruz demektir. Bu halde yapmak istediklerimizin en iyisini yapmakla işe başlamalıyız. Hayatımızın her anında ve her koşulda mutlaka kendimiz ve sevdiklerimiz için yapacaklarımız vardır. Biz ve sevdiklerimiz için hayatı dolu dol yaşamalıyız. Hulusi bir kalp ile öyle bir söz söyleyebilmeliyiz ve işitebilmeliyiz ki, ancak o sözle mutlu olabilelim. "Seni çok seviyorum" sözünü sevdikleri için bir cümlede kurabiliyorsak ve "Seni çok seviyorum " sözünü kendimiz için kurulmuş bir cümlede işitebiliyorsak gerçek mutluluğu tatmış olacağız. Sevmek ve sevilmek Allah'ın rızasını kazanmak demektir. Ancak böyle bir mutlulukla özümüzde ve sözümüzde mahşere kadar huzur içinde yaşamış olacağız.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...