İzleyiciler

sevmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2017 Pazartesi

Halden Bütünüyle Anlayacaksın


Karısına hiç "Seni seviyorum" dememiş sigara tiryakisi bir  koca, karısı astım hastastalığına yakalandığında  hemen sigarayı bırakıyor. Aslında karısını seven bu koca, bu davranışıyla  aynı zamanda "Seni seviyorum karıcığım" demek istiyor. 

Kadın bu ya mantık farklı işliyor; bu sefer kocasının çorap kokuları ağır basıyor. "Sigara içiyordun ve en azından sigara kokusuyla çorap kokularını bastırıyordun" diyor kocasına. Size ilginç gelebilir. Ne demek istiyor bu kadın diye düşünmeyin!

"Ne malum! Sigarayı beni sevdiği için değil de, onun sigarayı bırakışı astıma yakalanma korkusundandır belki de" diyor kadın kendi kendine,. Madem ki karını seviyorsun hem sigarayı bırakacaksın, hem de ayaklarını yıkayacaksın. Dahası var; dişlerini de fırçalayacaksın. Madem ki seviyorsun; halden bütünüyle anlayacaksın.

Profösör

30 Ekim 2017 Pazartesi

Koşullu Sevmek


Yine bir televizyon  tartışmasında çocuklarımızı daha çok sevmeyi çocuklarımızın daha çok ders çalışmasına bağlayan aileler olduğu söyleniyor.  Oysa çocuklar sevilmeli, şefkat duyulmalı ve onlara karşılıksız merhamet edilmelidir. Çünkü onlar çocuktur ve bu duygulara her halükarda  ihtiyaç duyar. Çocuğun ders çalışıp çalışmaması bu duygulardan mahrum bırakılması anlamını taşımaz. "Dersini çalışırsan seni daha çok severim" cümlesini çocuğa kurmak doğru olmasa gerek. Belki  "Dersini çalışırsan bizi sevindirirsin" denebilir. Çocuk çalışmakla, öğrenmekle, ve öğrendiğini tatbik etmekle adam olunabileceği, mevki makam sahibi olunabileceğini iyi bir. Bu bilinç aşılandığı sürece çocuklarımız ders çalışmasını sektirse de onlar sevgisiz kalma korkusunu yaşamazlar. Esas olan çocuklarımızın yapısına göre işi sıkı tutmak.


Profösör

8 Mart 2017 Çarşamba

Sevmek ve Sevilmek


Kimisi sevgiye aç, kimisinin karnı aç ve bi ilaç. Kimisi sevgisiz ilgisiz. Kimisi de şefkat ve merhamete muhtaç. Sevmek ve sevilmek varken nedir bu bencillik, hırs ve inat!...
Profösör

25 Ocak 2017 Çarşamba

Sevmek ve Sevilmek


Sevmek sorumluluk almak demektir. Sevmek bu açıdan zahmet ise, sevilmek ise Allah'tan rahmettir.
Profösör

13 Ocak 2017 Cuma

Ruhsal Kopukluk


Kopukluk bir ip gibi, bir tel gibi, bir lif gibi  anlaşılsa da bunların birbirine bağlanması ve onarılması elbette mümkündür. Ruhsal kopukluk ise toplumu birbirinden koparmaktır. İnsan ilişkilerinde  birbirini seven iki insan birbirinden fiziken  ne kadar uzakta olursa olsun,  ruhen aynı cümlenin içinde yer alırlar.  Aynı dünyada birlikte ve yanyana olmasalar da, birbirini sevenler için mutlaka iki kişşilik yer vardır öbür dünyada.  Kalabalıklar içinde yanlız kalan insanlar; toplumdan kopmuş ve kopartılmış insanlardır. Kendi ruhunda söylem ve eylem birliği içinde olan insanlar, toplum için  düşünen, hisseden ve gereğini hakkıyla yerine getiren insanlardır.

Profösör

8 Aralık 2016 Perşembe

Seversen Sevilirsin


Hayatımızın kontrolü bütünüyle bizde diyemeyiz.  Bu ancak bizi yaratan, terbiye eden, rızıklandıran  Yüce Kudrettedir. Doğal olarak kararlarımızı kendimiz vermekte özgürüz. Tercihlerimizde özgürüz. Bu bir bakıma doğru olsa da, özgür iradeyle doğru karar ve doğru tercihler  yapabilir miyiz!..  Her şeyden etkilendiğimize göre  en iyisine karar vermek, en iyisini tercih etmekte zorlanırız. Herşey sadece bizim için kurgulanmaz ve kodlanmaz ve karşımıza ne çıkarsa onu kabulleniriz. Mükemmellik bekleyemeyiz. Çoğu kez beklentilerimize yeniliriz. Bazen de öyle şeyler olur ki, beklemediğimiz bir süprizle karşılaşır ve o hayatımızın en büyük  mucizesi oluverir. Öyle bir mucize ki, bizi hidayete götüren bir mutluluk ve bir huzur gibidir. Biliriz ki; bu bizim birlikte geçmişte yaşadığımız onca sıkıntının, onca zahmetin bir sonucu olarak, bize sunulan Allah'tan rahmet, bereket  ve sonsuz  bir lütuftur... Önce Onu sevecek ve Onun rızasını kazanacaksın. İşte o zaman seversen sevilirsin.

Profösör

9 Kasım 2016 Çarşamba

İletişim Kendi Değerlerimizi Yaşamaktır


İletişim kurmanın temel prensibi iyi, güzel, doğru  kavramlarının özüne vakıf olmak, bu değerleri birlikte yaşama gayreti içinde olmaktır. Yakmak, yıkmak ve kötülük yapmak için iletişim kurulmaz. Zaten kötülük yapmak için birbirimizi sevmek eşyanın tabiatına aykırı bir davranış olur. Esas olan değerleri tek başımıza yaşamak değil, bir bütün halinde, hep birlikte,  toplum olarak kendi değerlerimizi bir kültür olarak yaşamaktır. İşte o zaman birbirimizi daha çok anlar ve birbirimizi daha çok sevebiliriz.

Profösör

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Kalben Hissedebilirsiniz


Size kim, ne kadar değer verir, bunu ancak kalben hissedebilirsiniz. Hayatınızda kimin ne kadar yeri var,  onu ancak siz bilirsiniz. Bir de murad ettikleriniz var, hayal dünyanız geniş; sizi mutlu eden  tebessümleriniz. Dipsiz kuyularda olsan da yine evrendesin. Yangınlarda olsan da gül bahçesindesin.

Profösör

12 Haziran 2016 Pazar

Sevmeye Dair



Her insanın başını sokacak bir barınağı ve bir evi olmalı. Dünyaya kapalı olsa da penceresi Allah'a açık olmalı. Her insanın güzel bir yüreği ve şefkatli bir eli olmalı. Yüreğiyle sevmeli, eliyle dokunmalı. Her insanın bir vicdanı ve bir insafı olmalı; haksızlık karşısında her insan tir tir titremeli. 

Profösör

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Darlık Çekmek


Kim ruhen darlık çekiyorsa huzur arıyor demektir. 
Huzur mutmain bir kalp ile bulunur. 
Ne kadar seviyorsa insan, sevdiği kadar seviliyor demektir. 
Sevmek ve sevilmek için gönlünün yettiği kadar, bilgin ve birikiminle herkese yardımcı olmak ve iyilik yapmak demektir.

Profösör

23 Mart 2016 Çarşamba

Sevmek


Karşılıksız da sever inrsan. Yani hiç bir karşılık beklemeksizin ve menfaat düşünmeksizin de sever insan. Ot olmadığını, taş olmadığını anlar insan. Karşındaki ister anlasın ister anlamasın; Ondan bir yanıt gelse de, gelmese de Allah için sever insan. Bu da bir mertebedir.

Profösör

14 Şubat 2016 Pazar

Eski Sevdalar


Sevda kuşun kanadında; oysa kuşun kanadı kırık!.. Nerede o eski sevgililer!.. Mektupların ucu yakılırdı. Ne akıllı telefon, ne de facebook ve twitter vardı. Postacılar en çok sevilen insanlardı. Eskiden hörmete dayalı sevgi vardı. İnsan bir kerre sevdimi tam severdi. İnsan sedi mi sevdiği uğruna kellesini verirdi. Sevgide şefkat ve merhamet vardı. Anlayış ve hoşgörü vardı. Ar, namus ve utanma duygusu vardı. Sevgide Allah korkusu vardı. Kimse kimsenin kalbini kırmaz; sevenler arasında gönül bağı vardı. Sevenleri kimse ayıramaz; çünkü ünsiyet ve muhabbet vardı.

Profösör

27 Aralık 2015 Pazar

Bakışaçısı İzafidir


Bir taşa, bir dağa, bir insana, bir olaya, bir objeye, herhangi bir değere ve bir sanat eserine bakışımız o değerin temelinde ve ayrıntıllarında gördüğümüz farklılıklarla ölçülür. Duygu, düşünce ve davranış da böyledir. Kabe'nin duvarında bulunan Hacerülesved bir rivayete göre günahkar müminlerin el ve yüz sürmelerinden kirlenmiş ve siyahlaşmıştır. Oysa taş taştır; taşın ne günahı vardır. Kimilerine göre o taşın ya da zemzem suyunun hiç bir değeri yoktur. Kimilerine göre Hacerülesved de, zemzem suyu da birer kutsal değerdir. Bakışaçımıza göre değerler inançla ilgili olup bir algıdan ibarettir. 


Bakışaçımız inancımızla başlar, o değerin hayatımızdaki yeriyle igili bir değer olarak da bizim bakışımızı değiştirir. Babamızdan kalan gümüş bir cep saatinin maddi değeri yüksek olmayabilir. Çünkü şimdiki saatler, hem çağdaş, modern görünülüyle estetik olup, bir çok işlevi vardır. Fakat babamızın çok sevip de kullandığı saati bizim kullanmamız, gümüş kösteğiyle hala iş görmesi onun bize yansıttığı sinerji ve manevi değeri hiç bir saatle  mukayese edilmeyeceği gibi, maddi olarak da paha biçilmez bir değeri ve  hayati bir anlamı vardır. Başkalarına göre o saatin hiçbir değeri olmayabilirr. İşte bakışaçısı kişiye göre değişkenlik gösteren izafi bir durumdur.

Bugün aşkın, sevginin, mutluluğun, sevmek ve sevilmenin değeri de kişilerce farklı farklı yorumlara açık bir durumdur. Herkese göre şan, şöhret, başarı, mal mülk, para pul, mevki makam mutluluğu tarif edebilir. Bu bakışaçısı dışında  kimilerine göre de mutluluk huzurla iç içedir. Mayası sevmek ve sevilmektir. Amacı insanlara hayat  boyunca sebepsiz ve menfeatsiz iyilik etmektir.

Profösör

3 Kasım 2015 Salı


Biz aşkı sevdiğimiz kadar 
hüznü de severiz. 
Çünkü biz kırık kalpliyiz. 

Bir şiir okusak, 
bir ezgi dinlesek 
gözümüz yaşlanır hemen hüzünleniriz. 

Biraz da 
tebessüm gerek. 
Hüzün olsa da 
yeniden sevmek ve 
yeniden  sevilmek gerek... Yeniden sevinmek ve 
yeniden sevinmek gerek.

Profösör

21 Nisan 2014 Pazartesi


Hissetmek, fikretmek  kadar büyük bir lütuftur insan için. Düşünmek için akıl yürütmek gerekebilir ama hissetmek için sadece yüreğini açmak yeterli olabilir. Ne düşünme yeteneğimizi kaybedelim fikirsiz olalım, ne de hissetme yeteneğini yitirip duygusuz ve duyarsız olalım!.. Bir ses bizi etki altına alabilir; bize yansıması ruhumuzda bir şiir, bir şarkı olabilir. Bir renk, gökkuşağımızda bir değer olarak varlık bulabilir. Bir şekil bize karşı abidevi durabilir. Bir kul  seccadede secdeye varabilir. Bir kuş penceremize konabilir. Bir çicek vazoda boynunu bükebilir. Bir tebessüm bizi diri tutabilir. Bir harfin karnında bir nokta, cim olabilir. Bir hece bir bilmece, bir kelime bir oyun olabilir. Bir cümle cennetin kapısı olursa eğer, Kelimeler Dünyası da dostluğa değer.

Profösör

2 Nisan 2014 Çarşamba

Bir Hüzünlü Name


Kınalı kayalıklardan ve etrafına keskin bir kekik kokusu yayan bitkilerle  kaplı tepelerden,  bembeyaz papatyaların hakim olduğu  uçsuz bucaksız düz ovaya kuş bakışı baktığımda, uzaktan titreyerek ve titreşerek gelen,  kavalın çıkarttığı otantik namelerin hüznüyle huzur buluyordum. Hazreti Adem'den, Hazreti İbrahim'e, İsmail'e, Hazreti İsa'dan  Musa'ya ve son peygamber Hazreti Muhammed'e kadar gelmiş geçmiş  bütün nebilerin ve resullerin çobanlık yaptığını düşündüğümde, bu kavalın hüzünlü namesi, belki de yasak meyvenin bir ısırıklık cezası bütün insanlığın mirası olarak yüreğime işliyordu. 

İnsanlığın kaderinde sadece dünya hayatında yaşadığı  aşk değildi herhalde. Aşkın özünde mayalanan aynı zamanda bir de hüzün vardı. Aşk ve hüzün adeta bir ısırıklık yasak elmanın özünde saklıydı. Sevenler bu düyada kavuşsa da kavuşmamış sayılırdı. Sevmek belki de sevdiğinle birlikte sonsuzluğa kadar gönül açmaktı. 

Profösör


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...