İzleyiciler

bencillik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bencillik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2019 Çarşamba

Bir Sevgi Dirilişi


İlkbaharın çiçek açışı, yeşillenişi ve dirilişi kadar, sonbaharın da sararıp solan kuru yaprakların yere düşüsü de insanı derinden düşündürüyor. İşte bir yaşam öyküsü; açan çiçkler soluyor ve  yeşeren yapraklar sararıp kuruyor. İlahi bir kanun bu, bir tabiat döngüsü, sanki bir ömür törpüsü. Sanki nefes alıp vermiyoruz; daha doğarken  ölüyoruz ve ölümü şimdiden bekliyoruz. Hakikat sevgiden ibarettir desek, bunu idrak etsek, okusak tabiatı, akledip muhakeme etsek herşey birer ibret ölüm gibi. Ölümsüzlüğe götüren bir tek hakikat var o da muhabbet ve ünsiyet gibi. Seveceksiniz ve kaynaşacaksınız. Birey olmaktan ve  bencillikten kurtulup birlik ve birlikte olacaksınız. İşte o zaman insansınız. Bir kuru yaprak diğer bir kuru yaprağı buluyorsa toprakta, birbirinin değerini biliyor demektir. Hakikatin gereğini yapıyor demektir. Yaprak yaprak üstünde, taş taş üstünde ve toprak toprak toprak üstünde. Sonrası bir ölüm sessizliği; ölüm sessizliği içinde bir sevgi dirilişi... 

26 Mart 2017 Pazar

Ocu Bucu Yok!


Toplumu sucu bucu diye ayırmanın bir mantiği yok. Çünkü hepimiz bir milletiz. Yeri geldiğinde hepimiz birer yuttaş ve vatanseveriz. İçimizde her türlü insan bulunacak ve hepimiz ne kadar Allah'ın emirlerini yeterince yetirebiliyoruz!.. Ne kadar iyi birer insanız, müslümanız ve vicdanlıyız!..  Asıl bunları düşünmeliyiz. Ona buna suç isnat etmek yerine Allah'ın emirlerini yerine getirmeliyiz. Allah sizler nasılsanız öyle  yönetilirsiniz diyor. O halde öyle de olsa, böyle de olsa ülkemizde olan bitenden hepimiz sorumluyuz. Nefsimizin zaaflarına uydukça bencilce davranabiliyoruz. Sadece kendi menfaatimizi düşünerek toplumdan bir bir kopuyoruz. Yanlızlaşıyoruz. 
.....
Aklınıza güvenmeyin; çünkü süphecidir. İnancınıaz güvenin, çünkü inanç herşeyin üstündedir, şüphenin üstesinden gelendir. Kalbinizin inandığı şey hakikat ise, inandığımız gibi yaşıyorsak eğer o toplumda ben  ben diyen hiçbir kimse yoktur. Biz diyen ve hepimiz diyen bir kitle vardır. 
.....
Şuur ben olmaktan biz olmaya ve hepimiz olmaya giden kutsal bir yoldur. Şuur et ve kemik gibi sarmaş dolaş olmanın ve birlikte iyiliğe koşmanın, birlikte kötülükle savaşmanın kutsal bir yoludur. Şuur ancak birey olarak değil, hep birlikte toplum olarak Allah'ın rızasını kazanmanın  kutsal bir yoludur. Bize düşen insanların kötü tarafından değil; ancak iyi tarafından tutmaktır. Bize düşen toplum içinde  birbirimize ihtiyaç duyduğumuzun idrakine varmaktır. Bize düşen birbirimizi yürekten anlamak ve anlaşılmaktır. Bize düşen bir yudum suyu, bir lokma ekmeği birlikte paylaşmaktır.

Profösör


12 Mart 2017 Pazar

Bencilliğe Bir Bakış


İnsanlar karşılıklı olarak çekim halindedir. Bence bu çekim insanların dışında da bütün varlıklar için geçerlidir. Böyle olunca da, bencil insanlar kendisi dışındaki bütün varlıklar tarafından itici bulunur. Çünkü bencillik kendisi için sadece çıkarcılığı gözetir. Kibir, gurur ve dışlanmıışlık bencil insanları içten içe bitirir. 

Profösör

8 Mart 2017 Çarşamba

Sevmek ve Sevilmek


Kimisi sevgiye aç, kimisinin karnı aç ve bi ilaç. Kimisi sevgisiz ilgisiz. Kimisi de şefkat ve merhamete muhtaç. Sevmek ve sevilmek varken nedir bu bencillik, hırs ve inat!...
Profösör

9 Şubat 2016 Salı

İletişim Ve İyiniyet

İtikat, ibadet ve ahlak ekseninde hayatımızı şekillendirmezsek, ne yaparsak yapalım kesinlikle eksik olacak ya da yanlışın kucağına düşeceğimizi de unutmamamız gerekir. İnsan ilişkileri  sözle ve yazıyla olduğu kadar bütünüyle bir hal lisanıdır. İyi niyetle yaklaşım insan ilişkilerinde güveni ve kaynaşmayı sağlıyacaktır. Sadece insanın kendi menfaatini düşünerek yaptıkları karşı tarafa yarar sağladığı görülse  bile, yapılan işin ve yardımın ruhu ıskalanmış sayılacaktır. Ne yazık ki; bu tür ilişkilerde menfaat ve bencillik hissedilir derecede sırıtmaktadır.

Karşımıza çıkan herhangi bir kişi en az bizim kadar  bir fikre ve bir hisse  sahiptir. Davranışları doğru ya da yanlış olabilir ama, insan iyiniyet taşıyorsa irfan sahibi insan bunu kolayca anlayabilir. Mesele ondan, bundan, şu taarftan, bu taraftan olması bizi doğrudan etkilememeli. Doğrudan etkileyecek en büyük ketken insan oluşumuz ve insanlık idealinde buluşmamızdır. Ancak o zaman farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görebiliriz.

Elbette birbirimizi uyaracağız; başkalarının uyarılarından alınmayacağız. Birbirimize karşı kibirli bir tavır sergilemeyeceğiz. Belki karşımızdaki beğenmediğimiz insan en zor zamanda yaramızı kurutacak bulunmaz bir merhem olabilir. Hendek Harbi'nde Hazreti Muhammed bütün şartları gözden geçirdikten sonra eli kolu bağlı, çaresiz kalınca koskoca Allah Resulü, İran asıllı olan Selman-ı Farisi'nin hendek kazma fikriyle rahatlıyor.  Selman'ın  fikrini  hemen uygulamaya sokuyor. Hendek harbi böyle bir taktikle kazanılıyor.

Unutmayalım hepimiz insanlık ailesinin birer üyeleriyiz. Hayata ne kadar tebessümle  bakıyorsak, birbirimizle iyi niyet çerçevesinde iletişim kurup, hakkaniyetle davranabiliyorsak o kadar da dünyamız güzelleşecektir. Blog yazarlığı da bunlardan biridir. Bütün bloggerler birbirinden etkilenirler. Her gün bir üst mertebeye yükselirler. Lütfen birbirimizin değerini bilelim.


Profösör

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Ölmemek İçin Öldürmek

Dünyanın dengesi bozuldukça, insanın da dengesi ve genetiği bozuluyor. Daha bebek anne karnında iken, bozuk bir ruh haliyle yapılanıyor. Annelerin, kadınların, bütün insanlığın maruz kaldığı şiddet daha anne karnında bebeklere yansıyor. Olan önce annelere ve doğacak olan anne karnındaki bebeklere oluyor. Ne yazık ki emperyalist güçler, sömürü düzenini sürdürmek ve daha semirtmek için, güçlerini zayıflar üzerinde kullanarak, zulmünü sürdürüyor. Buna karşı müslümanlar dünyevi kaygılarla, zulme bilerek ve bilmeyerek ortak olabiliyor. Gemisini kurtaran kaptan misali ancak kendisini düşünebiliyor. Oysa bencillik girdabında boğuluyor. Şuur içinde yaşamak yerine, imkanları ve fırsatları, dünyevi zevklerine heba edebiliyor. Namaz kılan, oruç tutan, hacca giden müslümanlar darda olanlara, derdi olanlara, yardıma muhtaç olanlara el uzatmayı beceremiyor. Sorumluluk olarak bir türlü "Nasılsın, senin için ne yapabilirim" demiyor. Yürekten bir selam vermiyor, birbirine sarılıp hemhal olmasını bilmiyor. Ne yazık ki, yaratılanların içinde en değerli olarak bilinen insan, daha bebek iken anne karnında ölmemek için öldürmeyi öğreniyor.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...