İlkbaharın çiçek açışı, yeşillenişi ve dirilişi kadar,
sonbaharın da sararıp solan kuru yaprakların yere düşüsü de insanı derinden
düşündürüyor. İşte bir yaşam öyküsü; açan çiçkler soluyor ve yeşeren yapraklar sararıp kuruyor.
İlahi bir kanun bu, bir tabiat döngüsü, sanki bir ömür törpüsü. Sanki nefes
alıp vermiyoruz; daha doğarken
ölüyoruz ve ölümü şimdiden bekliyoruz. Hakikat sevgiden ibarettir desek,
bunu idrak etsek, okusak tabiatı, akledip muhakeme etsek herşey birer ibret
ölüm gibi. Ölümsüzlüğe götüren bir tek hakikat var o da muhabbet ve ünsiyet
gibi. Seveceksiniz ve kaynaşacaksınız. Birey olmaktan ve bencillikten kurtulup birlik ve
birlikte olacaksınız. İşte o zaman insansınız. Bir kuru yaprak diğer bir kuru
yaprağı buluyorsa toprakta, birbirinin değerini biliyor demektir. Hakikatin
gereğini yapıyor demektir. Yaprak yaprak üstünde, taş taş üstünde ve toprak
toprak toprak üstünde. Sonrası bir ölüm sessizliği; ölüm sessizliği içinde bir
sevgi dirilişi...
Geçmişten Bugüne Postalanmış Mektuplar
-
Seramik yapımını öğrendikçe, eskiden sıradan bir taş ya da toprak parçası
gibi görünen şeyler bir anda binlerce yıl öncesinden kalmış bir söze, bir
hik...
11 saat önce









