İzleyiciler

arkadaşlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaşlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2019 Pazartesi

Ruh ikiziyiz



İnsan çiçek açtığı zaman bahar, meyve verdiği zaman da yaz gibidir. Hep böyle gitmez elbette ömür!.. Bir de bekleyen güz vardır. Kara kışta kara toprak bir ölüm vardır. İnanç insanı, evreni ve ötesini kapsar. Umut ölünceye kadar. Hırs kırka kadar. Sonra yavaş yavaş törpülenirsin. Sonbahar güz gibi geriye baktığında, eteklerin hüzün dolu yaprak gibisin. Sonbahar güz gibi değişir yüzünün rengi, güneşin feri gözlerinin rengi. Artık huzur içinde bir sükunet, sukunet içinde bir huzur arar gibisin. Bir kanepe, bir sandalye, bir tabure bulsak ta otursak, bir tepeden engin boşluklara baksak. İkimiz bir kuş olsak da kanatlanıp uçsak, Bir ruh hafifliği içinde bulut olsak, yağmur olsak ve rahmet ve bereket olarak yağsak. Kalbimiz o zaman müsterih olurdu inan!.. Toprak yağmura kansa, tohum çıtlasa nefes alsa. Filizlenip serpilip yeniden çiçek açsa nebatat... Yeniden bahar olsa, yaz olsa, güz olsa hayat!.. Kışla birlikte yeniden bir döngü olsa; işte o zaman daha iyi idrak edebilir insan. Ben ve sen hayat yolcusu ve hakikat yolcusu ikimiz, biliyoruz ki; sen ve ben ruh ikiziyiz.

Proösör

13 Eylül 2017 Çarşamba

Tölerans


İnsan başında neyse sonunda da o oluyor yaratılış bakımından. Karekteristik olarak insanları üzmemek için verdiğimiz tavizler zamanla suistimal ediliyor artık işe yaramaz hale gelebiliyor. İş onurumuzla oynanmaya geldiğinde,  tüyleri diken haline gelmiş ve gerilmiş, agresif  bir kediye dönüşüveriyoruz. Artık tahammülümüz kalmamış demektir. O zaman da başa dönerek, yaratılışın gereği fıtratımıza göre bir duruş sergiliyor ve bir tutum için giriyoruz. Bundan sonrası hayatımızı sadeleştiriyor, zihinsel yorgunluğumuzu kafamızdan ve sırtımızdan atıveriyoruz. Artık beklentisiz oluyoruz. Hiç olmadığı kadar yalnızlığa teslim olabiliriz. Fakat bizi dimdik ayakta diri tutan, özümüzle bütünleşen değerleri daha da güçlendirerek, karşımızdakilere sadece bir kez şans tanımakla yetiniyoruz. Belki de iş konusunda ve dostluk, arkadaşlık konusunda yapılması gereken budur. 

Profösör

27 Ocak 2017 Cuma

Cafe Tigris'te Buluşalım

Cafe Tigris 2017'nin ilk blogger dayanışması etkinliğiyle bloggerler arasında arkadaşlık, kardeşlik ve dostlukların geliştirilmesi adına, düzenlemiş olduğu "Cafe Tigris'te Buluşalım" keşif etkinliğine ben de katıldım. Hep birlikte Cafe Tigris'te Buluşalım ne dersiniz!..
http://www.cafetigris.com/

Profösör

http://www.cafetigris.com/

1 Eylül 2016 Perşembe

Dostluk... Arkadaşlık




Bir yıldız kaysa, biilrim ki o benim. Ayağıma bir taş alsa, yere düşsem, başımdaki uçusan yıldızlara gülerim... Hani nerede dostlar, nerede arkadaşlar. "Bir varmış, bir yokmuş" diyenlerdenim.

profösör





9 Mayıs 2011 Pazartesi

Gönül Dostları..


Biz insanlar, hepimiz insanlık ailesinin birer temsilcisiyiz. Aynı zamanda da varlıklar âleminin birer üyesi değil miyiz? Bütün kâinat; bilinen ve bilinmeyen âlemler yüce yaratan Allah'ın "Ol !.. demesiyle var olmadılar mı? Yaratılmadı mı? Bütün varlıklar âleminin yani yaratılanlarının muhatap olduğu "Ol !.." emriyle Allah'ın bizleri yaratma sıfatıyla bizler vücud bulma şerefine nail oluyoruz.

Mademki yaratıldık ve varlıklar âleminde yerimiz var, mademki "Ol !.." emrini birlikte yerine getirip, hep birlikte vücud bulduk, bu kâinatta varlığımız bir zerre, bir nokta dahi olsa bütün kâinatı benliğimizde hissederiz. Ancak böylece birlikte varlık şuuruna erişebiliriz.

Bütün varlıklar kâinat içindeki işlev ve görevleriyle insanlık emrine amadedirler. Onlarla barış içinde olmamız demek, bizim dışımızdaki varlıkların da bir ahenk içinde, bir nizam ve intizam içinde olmamız demektir.

İnsanoğlu ancak evrendeki bütün varlıklarla kucaklaştığı zaman mutlu ve huzurludur. İnsan olarak yaratılmamız bize diğer yaratılan varlıklardan ayrı bir sorumluluk getirmektedir.  Bu sorumluluk kulluk bilinciyle Allah’ın rızasını kazanma cehtimiz olmalıdır. Allah'ın rızasını kazanmak demek Allah'ın dostluğunu kazanmak demektir. Bir anlamda Allah ile dost olmak demektir. Bunun için Allah dostları ancak Allah'ın koyduğu kanun ve nizam içinde hayatlarını devam ettirecektir. İnananlar ve O'na teslim olanlar, Hak'ka mümin ve müslüman olarak, onun emirlerine uyacak ve Onun hoş görmediği yasaklardan da kaçınacaktır. Bu sayede, gerçek insanlık ve gerçek dostluk kapısından iki cihan saadetine ermek için varını yoğunu, bütün birikimlerini cömertçe kullanacaktır. Hidayet yolu bunu gerektirmektedir. İnancımız ilim ve irfan sahibi olmamızı gerektirmektedir. İlim ve irfan sahibi insanlar itikat, ibadet ve ahlak ekseninde şekillenmek, maddi ve manevi değerlerin merkezinde kendini görecektir.

Gerçekten de züht ve takva içinde yaşayanlar, kendileri gibi mümin ve müslümanlarla  karşılaştığında Allah dostlarıyla karşılaşmış demektir. Allah dostları bir anlamda da gönül dostluğunu temsil etmektedirler. Allah dostları adalet, hakkaniyet ve ahlak elbisesiyle bizi karşılarlar. Sanki kendimizi onların yüreğinde saadet ve huzur içinde buluruz. Bizim dostluğumuz gönül dostluğudur. Ancak bu dostluk cehdederek kazandığımız ve kazanmakta olduğumuz maddi ve manevi değerlerin paylaşımı sayesinde daha da muhkem olacaktır. Hepimiz birimiz ve birimiz de hepimiz mefkûresiyle buluşabilmeliyiz. Bizim dışımızdaki varlıklarla da barış içinde yaşamamız ve onların rızasını kazanmamızda ise, Allah'ın hoşnut olduğu veli kullarından sayılırız. Ancak bu şekilde gönül dostluğunu kazanabiliriz.  

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...