İzleyiciler

Hatıralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hatıralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2019 Pazartesi

Ruh ikiziyiz



İnsan çiçek açtığı zaman bahar, meyve verdiği zaman da yaz gibidir. Hep böyle gitmez elbette ömür!.. Bir de bekleyen güz vardır. Kara kışta kara toprak bir ölüm vardır. İnanç insanı, evreni ve ötesini kapsar. Umut ölünceye kadar. Hırs kırka kadar. Sonra yavaş yavaş törpülenirsin. Sonbahar güz gibi geriye baktığında, eteklerin hüzün dolu yaprak gibisin. Sonbahar güz gibi değişir yüzünün rengi, güneşin feri gözlerinin rengi. Artık huzur içinde bir sükunet, sukunet içinde bir huzur arar gibisin. Bir kanepe, bir sandalye, bir tabure bulsak ta otursak, bir tepeden engin boşluklara baksak. İkimiz bir kuş olsak da kanatlanıp uçsak, Bir ruh hafifliği içinde bulut olsak, yağmur olsak ve rahmet ve bereket olarak yağsak. Kalbimiz o zaman müsterih olurdu inan!.. Toprak yağmura kansa, tohum çıtlasa nefes alsa. Filizlenip serpilip yeniden çiçek açsa nebatat... Yeniden bahar olsa, yaz olsa, güz olsa hayat!.. Kışla birlikte yeniden bir döngü olsa; işte o zaman daha iyi idrak edebilir insan. Ben ve sen hayat yolcusu ve hakikat yolcusu ikimiz, biliyoruz ki; sen ve ben ruh ikiziyiz.

Proösör

26 Aralık 2015 Cumartesi

Fotoğraf ve Manüpülasyon


Askerlik anılarından kalan her bir objenin ayrı ayrı birer değeri vardır. Bir şapkanın, bir kokartın, yaldızlı metal bir brovenin ve rölyefli parlak bir madalyanın hatırası, bize kazandırdığı ya buruk bir tebessüm, ya da göğsümüzü kabartan kahramanlıklarımızı betimleyen birer gurur abidesidir. Asıl bizlerin kazandığı bitmeyen dostluklar, çocuklarımızın hayranlık duyduğu ve yüreklerinde taşıdıkları bir er fotoğratan ibarettir.
Profösör
Not: Fotoğrafı çeken Gazeteci, yazar ve fotoğraf sanatçısı Hurşit Akyıl, Fotoğrafı edite edip, montajlayarak manüpüle eden Mehmet Akyıl

14 Kasım 2014 Cuma

İşte Fotoğraf Budur!..


Renkler ve şekiller sadece görsellikler olarak olarak anlatılsa da, oysa varlık aleminde yer alan bütün cisimlerin renk ve şekillerin hepsinin birer ruhu olmalıydı. Evrende yıldız yıldız, samanyolu samanyolu seyahat eden kuyruklu yıldız bile hareket edebiliyorsa, şarkılar söyleyebiliyorsa, taşın da cismin de, yıldızların da bir ruhu vardı. İster canlı deyin, ister cansız deyin; herşeyin bir anlamı vardı. Bir cismi, bir yıldızı, rengi ve şekli ne olursa olsun hayatımızda bir yeri vardı. O şekliyle, rengiyle, çıkardığı sesiyle, kokusu ve yansıttığı ışığıyla, bütün enerjisiyle bizimle irtibatlıydı. Hareketli bir kuyruklu yıldızını fotoğraf karesine sığdıramassınız. Onu isterseniz deklanşörünüzle olduğu yerde mıhlarsınız... 

Fotoğraf demek canlı cansız ruhu olan herşeyi mıh gibi çakmak, gökyüzündeki kuyruklu yıldızı gökyüzüne çivilediğiniz gibi denklanşörünüzle durdurup onları sabitleyebilirsiniz... Bu bir acıdır yüreklerde yer alan, bu cefadır yüreklerde daralan. Bu sevgidir, coşkudur, heyecandır. Bu doğarken ağlayan bir bebek, ölürken gülümseyen bir duadır. Belki bu fotoğraf karesinde geriye kalan son hatıradır. İşte fotoğraf budur!.. 

Profösör

14 Aralık 2013 Cumartesi

Hatıralar canlansın

Yarım kadrajlanmış bir resim; Göz ucuyla bir bakış, siyah beyaz, yarım bir bakış. Dünün hasılatı hatıralar;  bugünden yarına yeni umutlar. Geçmişiyle hüzünlenen; geleceğiyle ümitlenen demektir. Bir fotoğrafla hatıralar yeniden canlanır demektir.  (Profösör)

Fotoğraf çekimi: Hurşit Akyıl
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...