İzleyiciler

çocukluğumuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukluğumuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2015 Pazar

Karakalem Resim


Resim yapmayı severim. Hele karakalem çalışmaları daha da çok severim. Karakalem çalışmalar doğallıktır. Masumiyettir. Çocukluğumuzda İlk kalem tutuşumuzdur. Karakalem aynı zamanda samimiyettir. Belki kadim bir hüzün, belki de hatırda kalan tek bir gülümseyiştir. Karakalem aşk ve hüznün belki de şiirsel görünümüdür.
Profösör

13 Kasım 2013 Çarşamba

Hayatımın parantezi


Benimkisi biraz kendimden, biraz kentli kimliğimden uzaklaşmaktı. Çocukluğumun geçtiği coğrafyada nefes almaktı... Unutamadığım çocukluk hatıralarımın depreşmesiydi belki de bu. Belki masumiyetimi doğada arayışımdı. Belki de bu bir maceraydı ruhumu okşayan,  gençlik yıllarımdan kalan. Yürünecek yol var; dağlar, ovalar, yaylalar. Güneş var ısıtacak beni; bulutların arkasında saklanan ve benimle körebe oynayan... Beni gölgeleyen var, yukarıda başımın üstünde yeri olan bulutlar. Bir yılı dörde böldüm; üçer ay, üçer ay... Üç aylık zaman diliminden birini kendim için ayırdım... Kendimi çok özel bir parentez içinde buldum. Bu geçirdiğim üç aylık zaman diliminde sanki ben,  bir masal kitabının sayfalarında yeniden hayat buldum. 

Profösör

Fotoğraf: Gazeteci yazar, fotoğraf sanatçısı Hurşit Akyıl

28 Eylül 2012 Cuma

Bir Losyon Şişesi


İnsan sevgiye ve ilgiye muhtaç bir şekilde dünyaya gelir, sevgiye muhtaç şekilde yaşar ve sevgiye muhtaç şekil de ölür gider. Annemizden doğar doğmaz onun kokusunu öncelikli olarak bütün varlığımızla hissederiz. Gözlerimiz yumuk olsa da onun kucağında şefkat bulur, onun kucağında şefkatle sütümüzü emer, beslenir ve büyürüz. Hayatın ilk adımlarıyla birlikte ilk nefes alışımız annelerimizin kucağıdır. His alma duygusunun özü anne kokusudur. O ancak sevginin, şefkatin ve merhametin, Allah'ın lütfüyle bize sunulan en belirgin hissedilen yönüdür. Bütün bunları düşünürken, ne zaman süt kokan bir bebekle karşılaşsam, beni derinden etkileyen ve bebekliğime kadar götüren bütün masum duygular içinde, kendimi bulurum. Varlığımın ta özüne kadar inerim. Hissettiğim kokuyu içime çeker o kokuyla özleştiririm kendimi. Bebeklerin altları değiştirildiği zamanki kokuyu dahi, bir masumiyet çizgisiyle bütün algılarımla onların varlık dünyasında kendimi bulurum. Bebeklerin her kokusunun benim için adeta kutsal boyutları vardır.

Zaman geçtikçe büyürüz.  Aklı başında bir çocuk oluruz. Bazen uslu, bazen yaramaz bir köy çocuğu, bir kentli çocuk, bir sokak çocuğu, ya da köprü altında yaşayan kimsesiz çocuklar oluruz. Hafızamızda kalan beş duyumuzun ayrı ayrı ulaştığı bilgiler, içimizde sakladığımız anılarımızın izleridir. Anılarımızdan geride kalan hayatımızla ilgili, bizi yakıp kavuran, bize acı ve ıstırap çektiren, hüznü tattıran duyguların bu güne dair birer izdüşümüdür. Bu bir bakıştır.. Bu kulağımıza hoş gelen billur gibi bir ses, bir çığlık, bir haykırış, ya da hiç unutamayacağımız bir azardır. Yediğimiz bir yemeğin tadıdır tad aldığımız muhteşem bir lezzettir. Bir dokunuştur. Belki de, sevgiye, şefkate ve merhamete dair bir parmağın sembolik bile de olsa, bir rütiel içinde, bir yaralı yüreğe, yürekten bir dokunuştur. Bir kokudur; öyle bir koku ki, Allah'ın bir lütfu olarak bize bahşedilen bir bebeğin süt kokusu, anne kokusu, ter kokusu, çocukluğunu geçirdiğin bahçe duvarlarının bütününü, boydan boya kaplayan hanımelinin yüzbinlerce çiçeğinin bütün benliğimize kazıyarak bıraktığı anılardır.

Artık hayata bir başka bir başka pencereden ve bir başka açıdan bakmanın vakti gelmiştir. Yalnızlık duygusu bütününü sarıp sarmalamıştır. Tek başına yaşamanın ancak yalnızlık duygusunun hiçlikle arkadaş olduğu duygusuyla, kendini içinden çıkılmaz bir sarmalda olduğunu düşünürsün. Öyle bir duygudur ki bu, insanın gözü yumuk, etrafına bakmadan rastgele bir arayışın, olgusu içinde, kaderine teslim oluşundur. Hepimiz için geride yaşadıklarımız; iyisiyle kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle, doğrusuyla eğrisiyle, beş duyumuzun bütün algılarıyla, hafızamızda bıraktığı anılardır. Eğer mutluluk ve huzura dair yaşadıklarımız varsa, her beş duyu algısı bizim için kutsaldır. Eğer yaşadıklarımız, umutsuzluk ve huzursuzluğa dairse yaşadıklarımız o zaman bizim için hüsrandır.

Her ne yaşıyorsak yaşayalım; gerideki bütün yaşadıklarımız tecrübeye dair bizim için birer kazanımdır. Her şeyde bir hayır olup ve herşeyin hikmet-i sebebi olduğuna göre, bizler geleceğimiz için en iyisini dileriz. İnanırız ki Allah'ın adaleti ve merhameti sonsuzdur. Bu inançla hayatını sürdüren ve kendini en yalnız, en kötü hisseden, bunalımdan bunalıma giren herkes; öyle bir zaman gelir ki, kendisine armağan olarak, posta ile gönderilen bir paket içindeki kutudan çıkan, bir losyon şişesindeki koku, çocukluğunda evinin bahçe duvarlarını boydan boya kaplayarak, duvarları sarıp sarmalayan hanımeli çiçeğinin özünden yapılan bir losyondan başkası değildir. Çocukluğunun masumiyet ikliminde yetişen hanımeli kokularının, özü bir losyon şişesi içinde artık önünde duruyordur. Bu öyle bir koku ki; katkısız masum bir aşkın Allah tarafından lütfedildiği, bir dostluk iklimiyle birlikte yalnızlığın son veriliş anıdır. Bu an mahşere kadar mutluluk ve huzur olarak sürecek bir andır.

Yazı - Çizgi : Profösör

11 Ocak 2012 Çarşamba

Artık Dizginlenemem Ben

Bulutlu ve karamsar bir seher vaktindeyiz. Belki tan hiç ağarmayacak. Belki sabah olmayacak.. Belki de güneş, ışıklarını bulutlara vurmayacak. Belki de güneş hiç doğmayacak. Yalancı bir bahar gibi, loş bir aydınlığın serinliği yüreğini titretecek. Yalnızlığını içine çeke, çeke kaderinle paylaşacaksın. Belki de bir kır evinden dağ evine kapanacaksın. Baş başa kendinle kalıp bu halinle acınacaksın. Ağaçlar, otlar, dereler.. Bu haline ne der!. Çiçekler, arılar kelebekler, bu haline gülerler. Sen kendi derdine düşmüşsün arkadaş!. Kimseyi dinlemeksizin, sadece seni ayakların götürecek.. Nereye gittiğini bilmeyeceksin. Belki bir dağ evi, belki de bir bağ evine gideceksin.

Çocukluğunu düşün bir an. Yalın ayakların harita gibi kirlenmiş, kirlendikçe şekilden şekle girmiş. Çok sevdiğin askılı pantolonun bile, dizlerindeki yamaları sökülmüş. Yaramaz bir köy çocuğusun sen. Serçelerin, kargaların, kuşların katili, zavallı bir çocuksun sen. Boynunda asılı bir sapan, ağaçtan ağaca uçan kuşlara bakan avcı bir çocuksun sen. Bir gün gökyüzüne bakarken, ayaklarına pıtraklar batacak, nallanmış bir tay gibi koşarken, canın yanarak acıyacak, ağlayacaksın sen. Aman da aman.. Ayakkabısız, yalınayak pıtraklı tarlada koşmak, ne yaman!.. Çocuksun, evet ağlayacaksın, sümüklerin akacak. İçin için çekerek, yüreğini dağlayacaksın.

Bir filim şeridi gibi akacak hayalin gözünün önünde. Bu dünya sahne, biz de birer oyuncuyuz. Belki de, bu dünyada tek kalan, bir sonuncuyuz. Bin bir fikir, bin bir duygu iç içe birbirine girecek.. Belki bu ömür böyle, bu şekilde geçecek. Bu kadar karışık olur mu düşünceler, duygular.. Bu kadar kırık olur mu düşler, umutlar.. Bir şimşek bekliyorum çaksın, gökyüzünü boydan boya yarsın da gelsin. Bir yağmur, bir sağanak yağsın da gelsin. Dinmeyen, akan gözyaşlarımı silsin de gelsin. Ölü toprağım gitsin üzerimden, yeniden dirileyim. Ondan sonra artık, dizginlenemem ben.

Profösör

26 Ekim 2009 Pazartesi

Çocukluğumuz.. Çocuklarımız...


Büyüklerimizden hep şu sözü duyarız; "Bizim çocukluğumuz yokluk içinde geçti.." Önemli olan yokluk içinde çocukluğumuzun geçmesi değil, tam aksine mutlu geçmesidir. Anadolumuzun köy ve kasabalrında yaşayan çocuklarımızı düşünüyorum. Kentlerde ve metropollerde annesiyle yalınayak çöp toplayan sümüklü çocukları düşünüyorum. Onların yüz ifadelerini iyi okuyorum. Ağladıkları zaman boncuk boncuk gözyaşlarını, güldükleri zaman yüzlerine oturan mutluluklarını paylaşıyorum.

Sevinçleri, hüzünleri, tedirginlikleri, hırçınlıkları, ışıltılı gözleri, kırmızı yanaklarıyla, bütün çocukları seviyorum. Kare kare fotoğraf veren duruşlarını sabitliyen Asuman Özdemir'in siyah beyez çektiği bu 'ağlayan çocuk' bu fotoğrafını masumiyet dünyasına armağan ediyorum. "Çocuklar geleceğimizdir. Geleceğimiz çocuklarımızdır." Onların tebessümü, barışcıl ve insancıl bir dünya için bir umuttur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...