İzleyiciler

28 Eylül 2012 Cuma

Bir Losyon Şişesi


İnsan sevgiye ve ilgiye muhtaç bir şekilde dünyaya gelir, sevgiye muhtaç şekilde yaşar ve sevgiye muhtaç şekil de ölür gider. Annemizden doğar doğmaz onun kokusunu öncelikli olarak bütün varlığımızla hissederiz. Gözlerimiz yumuk olsa da onun kucağında şefkat bulur, onun kucağında şefkatle sütümüzü emer, beslenir ve büyürüz. Hayatın ilk adımlarıyla birlikte ilk nefes alışımız annelerimizin kucağıdır. His alma duygusunun özü anne kokusudur. O ancak sevginin, şefkatin ve merhametin, Allah'ın lütfüyle bize sunulan en belirgin hissedilen yönüdür. Bütün bunları düşünürken, ne zaman süt kokan bir bebekle karşılaşsam, beni derinden etkileyen ve bebekliğime kadar götüren bütün masum duygular içinde, kendimi bulurum. Varlığımın ta özüne kadar inerim. Hissettiğim kokuyu içime çeker o kokuyla özleştiririm kendimi. Bebeklerin altları değiştirildiği zamanki kokuyu dahi, bir masumiyet çizgisiyle bütün algılarımla onların varlık dünyasında kendimi bulurum. Bebeklerin her kokusunun benim için adeta kutsal boyutları vardır.

Zaman geçtikçe büyürüz.  Aklı başında bir çocuk oluruz. Bazen uslu, bazen yaramaz bir köy çocuğu, bir kentli çocuk, bir sokak çocuğu, ya da köprü altında yaşayan kimsesiz çocuklar oluruz. Hafızamızda kalan beş duyumuzun ayrı ayrı ulaştığı bilgiler, içimizde sakladığımız anılarımızın izleridir. Anılarımızdan geride kalan hayatımızla ilgili, bizi yakıp kavuran, bize acı ve ıstırap çektiren, hüznü tattıran duyguların bu güne dair birer izdüşümüdür. Bu bir bakıştır.. Bu kulağımıza hoş gelen billur gibi bir ses, bir çığlık, bir haykırış, ya da hiç unutamayacağımız bir azardır. Yediğimiz bir yemeğin tadıdır tad aldığımız muhteşem bir lezzettir. Bir dokunuştur. Belki de, sevgiye, şefkate ve merhamete dair bir parmağın sembolik bile de olsa, bir rütiel içinde, bir yaralı yüreğe, yürekten bir dokunuştur. Bir kokudur; öyle bir koku ki, Allah'ın bir lütfu olarak bize bahşedilen bir bebeğin süt kokusu, anne kokusu, ter kokusu, çocukluğunu geçirdiğin bahçe duvarlarının bütününü, boydan boya kaplayan hanımelinin yüzbinlerce çiçeğinin bütün benliğimize kazıyarak bıraktığı anılardır.

Artık hayata bir başka bir başka pencereden ve bir başka açıdan bakmanın vakti gelmiştir. Yalnızlık duygusu bütününü sarıp sarmalamıştır. Tek başına yaşamanın ancak yalnızlık duygusunun hiçlikle arkadaş olduğu duygusuyla, kendini içinden çıkılmaz bir sarmalda olduğunu düşünürsün. Öyle bir duygudur ki bu, insanın gözü yumuk, etrafına bakmadan rastgele bir arayışın, olgusu içinde, kaderine teslim oluşundur. Hepimiz için geride yaşadıklarımız; iyisiyle kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle, doğrusuyla eğrisiyle, beş duyumuzun bütün algılarıyla, hafızamızda bıraktığı anılardır. Eğer mutluluk ve huzura dair yaşadıklarımız varsa, her beş duyu algısı bizim için kutsaldır. Eğer yaşadıklarımız, umutsuzluk ve huzursuzluğa dairse yaşadıklarımız o zaman bizim için hüsrandır.

Her ne yaşıyorsak yaşayalım; gerideki bütün yaşadıklarımız tecrübeye dair bizim için birer kazanımdır. Her şeyde bir hayır olup ve herşeyin hikmet-i sebebi olduğuna göre, bizler geleceğimiz için en iyisini dileriz. İnanırız ki Allah'ın adaleti ve merhameti sonsuzdur. Bu inançla hayatını sürdüren ve kendini en yalnız, en kötü hisseden, bunalımdan bunalıma giren herkes; öyle bir zaman gelir ki, kendisine armağan olarak, posta ile gönderilen bir paket içindeki kutudan çıkan, bir losyon şişesindeki koku, çocukluğunda evinin bahçe duvarlarını boydan boya kaplayarak, duvarları sarıp sarmalayan hanımeli çiçeğinin özünden yapılan bir losyondan başkası değildir. Çocukluğunun masumiyet ikliminde yetişen hanımeli kokularının, özü bir losyon şişesi içinde artık önünde duruyordur. Bu öyle bir koku ki; katkısız masum bir aşkın Allah tarafından lütfedildiği, bir dostluk iklimiyle birlikte yalnızlığın son veriliş anıdır. Bu an mahşere kadar mutluluk ve huzur olarak sürecek bir andır.

Yazı - Çizgi : Profösör

8 yorum:

Pabuc dedi ki...

Ah o Sevgi denen nimet olmasa biz nasıl ayakta kalırdık...

Kelimeler Dunyasi dedi ki...

Yazı çok güzel ama en çizime bayıldım:)

Asahhara dedi ki...

Çizim çok güzel Hoca'm.. Koku ve çağrıştırdıkları ile ilgili anlatımlarınız da muhteşem..

Profösör dedi ki...

Pabuc @ Sevgi insanlığın özüdür.
Kelimeler Dunyasi @ Teşekkür ederim.

Profösör dedi ki...

Asahhara@ İletişimin sihirli püf noktlarına değineyim istedim..

Profösör dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Şükriye Karahan dedi ki...

bir dönem o kadar bunalmış ve üzülmüştüm ki,o ana kadar yürekten inandığım bir gerçeği gözardı etmiştim;
herşeyde bir hayır vardır,her şerde bir hayır vardır...ben ki hayatımda bunun yakın tanıklığına şahit olmuştum....

Profösör dedi ki...

Herşeyde bir hayır vardır. Ne mutlu inancımıza ki, sığınabiliyoruz, bütün çıkmaz sokaklardan çıkabiliyiyoruz Allah'a olan inancımızla..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...