İzleyiciler

26 Eylül 2012 Çarşamba

Yanan Yürekler Aşık olur


Dünyanın her yerinde, neresinde olursak olalım; insanın içine bir ateş düştü mü, onu yakıp kavurdu mu, bundan doğan acıyı ve ıstırabı kendisi bile fark edemeyebilir. Ancak biz o zaman, onun aşka düştüğünü anlayabiliriz. Bu yüzden bu hale geldiğini söyleyebiliriz. Aşk insanın kendi içinde yanıp kavrulduğunun bir ifadesidir. Yalnızlığının içine gömülmesidir. Çünkü aşkın en hararetlisi tek taraflı yaşandığı zaman olanıdır. Onun için yanılır, kavrulunur, kor olunur, ateş olunur, alev olunur, kül olunur; sonuçta yok olup gider insan. Bunun sonucu delilik, divanelik, meczupluktur. Amiyane bir tabirle "Delidir ne yapsa yeridir sözü de boşuna söylenmemiştir" Onun içindir ki aşka düşünce ağıt yakılır.. Onun için kavuşulmadığında hüzün içinde hüzün boyun bükülür. Onun için baharın sonbahar; onun için yazın kış olur. Onun için sonbaharda düş kırıkların sararmış yapraklar gibi gözyaşlarında dökülür.. Onun için yazın sıcağında üşüyüp; tir tir titrersin. Onun için aşk budur.

En büyük çile aşktır. İnsanın bedenen çektiği acı, ruhen yaşadıklarının yanında nedir ki.. Bıçak yarası geçer de, kalp yarası geçer mi.. Yaşanan bu çileler biter mi.. İnsan bir kere aşka düştü mü, yanıp kül olduktan sonra ikincisi değer mi.. Aşk bir kere yaşanır; uğrunda da bin kere ölünür. Ölmek belki de çilenin son halidir. Onun için birbirini seven kişilere, aşıklar densede, hangi halk aşığının kavuşabildiği bir sevdiği vardır. Halk aşığı kavuşamayınca Hak aşığı olduğunu bütün kitaplar yazar. Oysa aşk kavuşmak için değildir. Yanmak ve çile çekmek içindir. Bu dünyada çile çekmeyen kendini hakikatin içinde bulabilir mi.. Harflerin, kelimelerin, cümlelerin anlamını kavrayabilir mi. Çilekeş, gerçek bir aşık konuştuğu zaman bütün evren susmasını bilir. Bütün evren dillendiği zaman, gerçek aşık da susmasını bilir. Meczupluk ise hayatına tamamen küsme hali değildir. Ancak içinde bulunduğu hal, aşık olmanın sessiz ve dilsiz halidir. Başlı başına hüzün içinde hüzündür. Artık bu durum; Hak karşısında boyun büküş, boyun bükmenin de en son halidir.

Dünyanın her yerinde, ister türkü, ister arabı, ister fransızı, ister rusu, ister itlyanı, ispanyolu, ister hitlisi, çinlisi, japonu; zengin, fakir demeden insanoğlu aşık olur. Dünyanın her yerinde aşk varsa, hüzün de vardır. Nice ozanlar  aşık olur. Nice aşıklar da zamanla ozan olur; türkü söyler, bozlak okur, ağıt yakar. Yanan yürekler acı acı bağırır.. Yaralanan yürekler hüzünle haykırır. Bir Aşık veysel, bir Mahsuni, bir Neşet Ertaş olur; bir ömür yaşar giderler, toprak olur.

Yazı ve Çizgi:  Profösör

4 yorum:

Dilara AKSOY dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın Profösör.

Aşk bir kere yaşanır, doğrudur, o da insanın içindedir. Diğerleri ilişki... İki kişinin paylaşımlarından oluşturduğu bir demet... Ama aşk tek başınalığı gerektirir, aslolan aşk odur.

Profösör dedi ki...

Doğru bir tesbit. Böylesi de güzel aslında. Ne güzel çıtır çıtır yanıyosun sonunda. Pişiyorsun da..

Gece Yürüyüşü dedi ki...

Bu yazının tadı resmen damağımda kaldı.

Profösör dedi ki...

Gece Yürüyüşü@ Teşekkür ederi. Tekrar beklerim..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...