İzleyiciler

8 Eylül 2012 Cumartesi

Sonsuzluk Duygusu


Sonsuzluk enine boyuna, uçsuz bucaksız, sonsuz derinlik demektir. Bir açının üçyüzatmış derecesinin bütünü demektir. Sonsuzluğu sadece bir uzay boşluğundan ibaret olarak göremeyiz. Çünkü sonsuzluk bilinen ve bilinmeyen bütün alemlerin varlığıdır. Sonsuzluk fiziken izah edilemediği gibi, ancak metafizikle ilişkilendirilerek anlam kazanan bir değerdir. Sonsuzluk; uçsuz bucaksız gibi görünen bir okyanus, bir sahra, sonsuz bucaksız gibi görünen göklerdir. Sonsuzluğu elle tutulur somut bir kavram yerine, daha soyut bir kavram içinde irdelememiz daha yerinde olacaktır.

Renkler, şekiller, ölçüler ve boyutların bir başka türlü anlatım biçimidir. Bir çiçeğin açması, bir meyvenin olgunlaşması, Martıların uçuşu, denizlerin dalgalanması, bulutların ağlaması, yağmurun yağması, güneşin doğup batması, ayın suda yakamoz oluşturması, yıldızların göz kırpmasını sadece somut fizik kurallarıyla anlatamayız. Bir bebeğin doğması, büyümesi, bir ömür hayat sürmesi sadece fizik kuralları içinde düşünemeyiz. Allah'ın iradesi, kudreti, lütfi keremi olmaksızın bir sineğin bile kanadını çırpmasını düşünemeyiz. Bütün varlıklar onun "ol" demesiyle olduğuna göre, bütün varlıkların sünnetullaha uygun olarak yine Allah'ın izniyle görevlerini yerine getirmesi demektir. Bütün varlıklar sorumluluklarını ilahi bir düzen içinde yerine getirirken, insanoğlu düşünen ve akleden, ahseni takvim bir varlık olarak, kulluk sorumluluğunu kendi iradesine ve inisiyatifine verilmiştir.

Sonsuzluk; Sonsuz bir gücün, sonsuz bir varlığın, bizi yaratan, bizi terbiye eden ve bizi rızıklandıran Yüce Allah'ın kalbimizde yer bulmasıdır. Onun için, O'nun sevgisi, şefkati ve merhametiyle biz kulların zikir ve şükür içinde olmamızdır. Sonsuzluk O'na olan tesbihimizle, tevhidimizle bir damlanın okyanusla buluşması gibi, bir "cüz" iken, bir "kül" olmamız, vuslata ermemizdir.

Sonsuzluk Allah inancının her yerde tecellisidir. Bunu anlamak, bunu kavramak ve kul olarak bunun şuurunda olmaktır.

Profösör

5 yorum:

Şükriye Karahan dedi ki...

İnsan sonsuzluğa gider diye düşünürdüm oniki yaşlarıma kadar.Cennet ile cehennemi toprağın altında iki oda olduğunu düşünürdüm.sonra...sonra bedenimizin toprakta,ruhumuzun sonsuzlukta olduğunu düşündüm.Sonsuzlukta kaybettiğimiz insanların ruhlarıyla hala yaşadığını ve bizim yaşamadığımızı....Siz sonsuzluk deyince bunlar düşüverdi aklıma:)

Milena dedi ki...

Çok güzel bir yazı hocam..teşekkürler

Profösör dedi ki...

Şükriye Karahan@ Sonsuz teşekkürler..

Milena@ Ben teşekkür ederim..

Pahalıgiysilerdeucuzbedenler dedi ki...

Biz sonsuzluğu anlaşılması olanaksız bir düşünce olarak, şöyle kocaman, çok büyük bir şey olarak düşünürüz hep. İyi ama, neden ille de kocaman, çok büyük bir şey? Oysa bir de bakmışsınız, küçücük köy hamamı gibi bir yerdir. İs içinde, köşeleri örümceklerle dolu? Düşünebiliyor musunuz? İşte size sonsuzluk! Sonsuzluk benim gözüme bazen böyle görünüyor."


Suç Ve ceza | Svidrigaylov .

Profösör dedi ki...

Pahalıgiysilerdeucuzbedenler @Büyüklük, küçüklük izafidir. Sonsuzluk duygu ve düşünqcesi de öyledir. Yeri gelir bir fili bir pire taşıyabilir; yeri gelir, bir fil bir pire kadar zıplayabilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...