İzleyiciler

sonsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sonsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2017 Perşembe

Ver Allah'ım Ver!..


Bir de uzakdoğuda yaşadığınızı düşünün; Yağmur birden bastırıyor; evlerinden fırlayan bütün köylüler yalınayak başı kabak kendilerini çılgınca yağan yağmura eşlik ediyorlar. Çılgınnca yağan yağmurun altında çılgınca susa susamış toprak üstünde çılgınca tepiniyorlar. Köylüler için hayat demek yağmurun gelmesiydi. Yağmur gelecek ki; her tarafı sular seller bassa da bu bir yaşama ümidi ve yaşama sevinciydi. Toprağı tepinmeleri ise şimdi sıra sende, şiimdi sıra sende suyunu al, susuzluğunu gider, sonra tohumlar yeşersin, fışkırsın bereket, demek isterler gibiydi. Evet muson yağmurları böyle bir şeydi. Oysa biz yağmurdan kaçarız bir saçak altına, ya da kırık bir şemsiyenin korunaklığına.  Ne kadar ironik. Oysa yağan yağmur değil; yağan rahmettir.  Yüreği yanan, bağrı yanık anadolunun beklediği kaderidir rahmet. Nedense kaderle kederi karıştırırız biz. Oysa kader geçici bir kederdir. Sonu gülen yüzlerdir. Ölüm gibi... Ölmek kendini yerden yere vurarak debelenmek ve  üzülmek demek değil ki!..  Ölüm insan için muvakkat ömrü tamamlayıp, sonsuzluk şerbetini içmek demektir. 

Profösör

19 Nisan 2016 Salı

Zaman ve Sen



Mavi gökyüzü ve  mavi deniz; Öpüşür upuzun kumsallarda...
Zaman akrep ve yelkovan; Var mı seni benim gibi anımsayan!

Profösör

3 Şubat 2016 Çarşamba

Hayal Kurmak



Hayal inançla beslendikçe ve insan umutlandıkça güzeldir. Böyle bir hayal boş yere kurulan bir hayal değildir. Hayal bir aynaysa eğer, umut da  bu hayalde doğal olarak kendisini görür. Oysa gerçekler ve sorumluluk insanın uykusunu kaçırır. Bu dünyada gerçekler acı olsa da, gerçeklerin söylenmesi, bilinmesi ve yaşanması da insanın olgunlaşması için gereklidir.

Bazen aşırı düşünce insanı düşünce çukuruna düşürüverir. Beyin felç olur. Oysa kalp inancın, umudun, hayalin  yuvasıdır. Orada doğar, orada beslenir ve orada büyür insan. Sonra da orada ölürüz diyeceksiniz ama, gerçekte asla ölmez insan!.. Biz bütün hakikatimizle sonsuzluğa intikal ederiz. Sağlam bir ruh yapısı taşıayn her insan manevi değerlerle bakar düne, bugüne, yarına ve bütün gerçeklere.  

Hayal kurun, ümitlenin, nerede ve nasıl olmak isterseniz öyle olun, öylece yaşayın derim. Hayal kurarak uykuya tatlı bir geçiş yaptın. Mışıl mışıl uyuyun. Yalnız olmadığınızı hissedin derim. Bir kalbiniz var; bir de siz;  sevin ve sevilin.

Profösör

2 Nisan 2014 Çarşamba

Bir Hüzünlü Name


Kınalı kayalıklardan ve etrafına keskin bir kekik kokusu yayan bitkilerle  kaplı tepelerden,  bembeyaz papatyaların hakim olduğu  uçsuz bucaksız düz ovaya kuş bakışı baktığımda, uzaktan titreyerek ve titreşerek gelen,  kavalın çıkarttığı otantik namelerin hüznüyle huzur buluyordum. Hazreti Adem'den, Hazreti İbrahim'e, İsmail'e, Hazreti İsa'dan  Musa'ya ve son peygamber Hazreti Muhammed'e kadar gelmiş geçmiş  bütün nebilerin ve resullerin çobanlık yaptığını düşündüğümde, bu kavalın hüzünlü namesi, belki de yasak meyvenin bir ısırıklık cezası bütün insanlığın mirası olarak yüreğime işliyordu. 

İnsanlığın kaderinde sadece dünya hayatında yaşadığı  aşk değildi herhalde. Aşkın özünde mayalanan aynı zamanda bir de hüzün vardı. Aşk ve hüzün adeta bir ısırıklık yasak elmanın özünde saklıydı. Sevenler bu düyada kavuşsa da kavuşmamış sayılırdı. Sevmek belki de sevdiğinle birlikte sonsuzluğa kadar gönül açmaktı. 

Profösör


8 Eylül 2012 Cumartesi

Sonsuzluk Duygusu


Sonsuzluk enine boyuna, uçsuz bucaksız, sonsuz derinlik demektir. Bir açının üçyüzatmış derecesinin bütünü demektir. Sonsuzluğu sadece bir uzay boşluğundan ibaret olarak göremeyiz. Çünkü sonsuzluk bilinen ve bilinmeyen bütün alemlerin varlığıdır. Sonsuzluk fiziken izah edilemediği gibi, ancak metafizikle ilişkilendirilerek anlam kazanan bir değerdir. Sonsuzluk; uçsuz bucaksız gibi görünen bir okyanus, bir sahra, sonsuz bucaksız gibi görünen göklerdir. Sonsuzluğu elle tutulur somut bir kavram yerine, daha soyut bir kavram içinde irdelememiz daha yerinde olacaktır.

Renkler, şekiller, ölçüler ve boyutların bir başka türlü anlatım biçimidir. Bir çiçeğin açması, bir meyvenin olgunlaşması, Martıların uçuşu, denizlerin dalgalanması, bulutların ağlaması, yağmurun yağması, güneşin doğup batması, ayın suda yakamoz oluşturması, yıldızların göz kırpmasını sadece somut fizik kurallarıyla anlatamayız. Bir bebeğin doğması, büyümesi, bir ömür hayat sürmesi sadece fizik kuralları içinde düşünemeyiz. Allah'ın iradesi, kudreti, lütfi keremi olmaksızın bir sineğin bile kanadını çırpmasını düşünemeyiz. Bütün varlıklar onun "ol" demesiyle olduğuna göre, bütün varlıkların sünnetullaha uygun olarak yine Allah'ın izniyle görevlerini yerine getirmesi demektir. Bütün varlıklar sorumluluklarını ilahi bir düzen içinde yerine getirirken, insanoğlu düşünen ve akleden, ahseni takvim bir varlık olarak, kulluk sorumluluğunu kendi iradesine ve inisiyatifine verilmiştir.

Sonsuzluk; Sonsuz bir gücün, sonsuz bir varlığın, bizi yaratan, bizi terbiye eden ve bizi rızıklandıran Yüce Allah'ın kalbimizde yer bulmasıdır. Onun için, O'nun sevgisi, şefkati ve merhametiyle biz kulların zikir ve şükür içinde olmamızdır. Sonsuzluk O'na olan tesbihimizle, tevhidimizle bir damlanın okyanusla buluşması gibi, bir "cüz" iken, bir "kül" olmamız, vuslata ermemizdir.

Sonsuzluk Allah inancının her yerde tecellisidir. Bunu anlamak, bunu kavramak ve kul olarak bunun şuurunda olmaktır.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...