İzleyiciler

ahiret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahiret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2017 Çarşamba

Üzmeyin Hiç Kimseyi!..

Ölüm döşeğinde bile eşlik eder insanın belleğinde buruk melodiler . Bütün yaşam geçmiş gitmiştir, insanın geçmişinde. Ömür bitmiştir bu fanilikte. Geriye itiraflar, hatıralar kalır acısıyla tatlısıyla. Bir vasiyet bırakılır ölüm sonrasına. Çözülür bütün denklemler ve şifreler. Yaşamın da bir aritmetiği ve bir de geometrisi vardır. Ruh ve beden gibi. Kıyametler kopar; yer yerinden oynar. Siz siz olun üzmeyin hiç bir kimseyi!..

Profösör

https://www.youtube.com/watch?v=y-JqH1M4Ya8&list=RDy-JqH1M4Ya8#t=0

7 Ağustos 2015 Cuma

Bakışaçısı





Hayata, insana, evrene ve ötesine nereden, ve ne şekilde baktığın önemlidir. Hangi kafayla, hangi gözle, hangi yürekle baktığın önemlidir. İnsan, kainat ve ötesi ezeli ve ebedi, ucu bucağı olmayan geniş  bir perspektiftir. Asıl mesele biz bu geniş  perspektifin neresinde durduğumuzdur.

Profösör


2 Nisan 2012 Pazartesi

Rızkı Veren Allah'tır

Bizim dünyaya olan düşkünlüğümüz nedir diye, zaman zaman düşündüğümüz olmuştur. Dünyaya gelişimiz bizim elimizde olmayan bir gerçektir. Doğuşumuz nasıl bizim elimizde değilse, ölüşümüz de bizim elimizde değildir. Bu iki çizgi arasında, ister bebeklik olsun, ister çocukluk olsun, ister gençlik ve yaşlılık anlarımızda olsun mutlaka başkalarına ve bütün toplumun potansiyeline gereksinim duyarız. İnsan toplumsal bir varlıktır. Kendisi olduğu kadar aynı zamanda toplum için vardır. Çünkü her insanın kendisine düşen toplumsal görevi kendi varlığıyla kendine düşeni yapmalıdır.

Kimimiz terzilik yapar kişilerin elbise ihtiyacını gideririz. Kimimiz fırıncılık yapar kişilerin ekmek ihtiyacını gideriz. Kimimiz öğretmenlik, kimimiz, mühendislik, kimimiz doktorluk yaparak hizmet ederiz. Bu hizmet bir bütün olarak insanlığın onurlu bir şekilde hayatını devam ettirmesi için zaruri olan bir sorumluluktan kaynaklanmaktadır. Bir insan kendisi için ihtiyaç duyduğu bu gereksinimlerin hepsini karşılaması mümkün değildir. Bu da mümkün olmayacağına göre, kendisine düşen sorumluluklarla bir hayat anlayışını benimseyerek idealize etmesi gerekmektedir. Demek ki; herkes birbiri için hayatını tamamlayan birer unsur halinde varlıklarını sürdürürler. Sağlıklı insanlarımız olduğu gibi, sağlıksız, durumu kötü ve düşkün insanlarımızın da, diğer insanlarımızın sevgi, şefkat ve merhameti altında, onurlu bir hayat sürdürmeleri hakkı vardır.

Bu dünyada aslında bizi bağlayan ne mal, ne ıyal, ne evlad, ne şöhret, ne makam ve mevki vardır. Bu dünyaya gelişimiz, bu dünyadan gidişimiz içindir. Bu dünyada bal, börek yiyerek, lüks ve şaşaa içinde yaşayan da vardır. Bu dünyada bir hırka, bir lokma kuru ekmekle hayatını şükrederek idame ettiren de vardır. Sonuçta rızkı veren Allah'tır. Kuşların da insanlardan farklı yönü bariz olarak, makam, mevki ve para gibi hırsları olmamakla birlikte, dünyevi kaygıları da yoktur. Kuşlara, kurtlara da rızkı veren Allah'tır.

Profösör

18 Ekim 2011 Salı

Yaşadığımız dünyaya, Ahiret penceresinden de bakmayı bilmeliyiz.

Lise çağımızda "Yaş Otuzbeş.. Yolun yarısı" şirini okuduğumuzda, "daha yolun yarısında değiliz" diyerek sanki hiç yaşlanmayacakmış gibi gençliğimizle övünür dururduk. Gözümüzü budaktan sakınmaz, gençliğin verdiği cesaretle sanki dünyayı biz kurtaracakmışız gibi bir fikir içinde kendimizi bulurduk. Bu mefkûreyle de bütün harçlığımızı kitaplara yatırır, farklı dünya görüşleri ve felsefeyle tanışır, inandığımız değerler için bir gayeye baş koyardık. En büyük mefkûremiz ise; bilgili ve bilinçli olarak davranışlarımızla herkese örnek ve önder olmaktı. Herkesin hayranlık duyacağı bir insan olarak bütün kazanımlarımızı paylaşmaktı. Bizim için otuzbeş yaş o zaman için uzak olsa da, otuzbeş yaşın bir çekiciliği de vardı. Otuzbeş yaşın en çekici yanı ise olgunluk çağı olarak bilmiş olmamızdı.

Yaşımız otuzbeşe gelince de sanki kendimizi ömrümüzün tam orta noktası olarak algılıyorduk. Demek ki "Otuzbeş Yaş" şiiri bizi etkisi altına almıştı. Gerçekten de baktığımızda geçmişimizle ve yaşanmışlıklarımızla bir takım kazanımlarımız olmakla birlikte, yanılgılarımızdan da ders almasını bilerek bir tecrübe sahibi olduğumuzu da bilmekteydik. Bundan sonraki evre içinde daha da olgunlaşarak insanı insan yapan ahlak değerleriyle, onurlu bir hayatın da sırlarını öğrenmeye çalışıyorduk. Kendimizi daha iyi tanımalıydık. Hayata dair kendimize ait bir felsefe oluşuyor ve bunu bir fikri ve hissi tekâmül olarak algılayarak, hayatımıza yansıtmalıydık. Yaşamız kırk, elli derken en önemli değerlerin itikat, ibadet ve ahlak ekseninde dostluk mertebesine erişme olduğunu anlamış olduk.

Dostluk kavramı ancak fedakârlıklarla anlatılabilir. Dostluk demek; herkesle, herşeyle barışık olmakla birlikte, fedakârlık etmek, karşılık beklemeksizin, hiç bir çıkar hesabı yapmadan bütün kazanımlarımızı paylaşmak demektir. Ancak bu Hazreti Ebubekir kadar cömert olmak, İslam'a sadakatle bağlı olmak ve hayatımızı ancak hidayet üzere yaşamakla olacaktır. Bu değerlerle bezenen kişi dünyaya bakarken aynı zamanda ahiret penceresinden dünyaya bakabiliyorsa, hayatın ve ölümün, ezel ve ebedin sırrına ermiş olacaktır. Böylelikle herşeyin bizler için bir ayet, bir delil olduğunu bilecek ve her değerin bizler için birer ibret vesikası olduğunu anlamış olacağız. Aksini düşünerek yaşayan insanların kalpleri mühürlenir, ölüm bu gibi kişiler için bir ibret vesilesi bile değildir.  Ölümün ve ölünün karşısında son görev yapıldığı sırada,  Allah'a yakın, garib insanlar cenaze namazını kılarken, kendilerini üstün gören bir takım insanlar da kibirlileriyle uzaktan cenaze merasimini izleyerek, siyah ve matem güneş gözlüklerinin ardına saklanıp en büyük hakikatle gözgöze gelmekten sakınırlar. Dünyaya ahiret penceresinden bakan insanlar ise, daha mutlu, daha huzurlu bir şekilde hayatı yaşayanlardır. Dünyada mal, mülk ve makam hırsı içinde yaşayanlar, kendilerini, lüks, şaşa'a ve safahat içinde geçirenler, kalpleri mühürlenecek, basiretleri bağlanacak, daha bu dünyada yaşarken, hakikat yerine bir yalanın kucağına düşeceklerdir.

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...