İzleyiciler

özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2016 Pazartesi

Özlem


Kışın da deniz özlenir; 
dalgalar vurdukça yosun tutmuş kayalıklara. 
Bir iyot kokusu, 
bir yosun kokusu,
bir de denizin tuzlu suyu.
Martılar özgürlük için çığlık atar balıklara.



Profösör

19 Nisan 2016 Salı

Zaman ve Sen



Mavi gökyüzü ve  mavi deniz; Öpüşür upuzun kumsallarda...
Zaman akrep ve yelkovan; Var mı seni benim gibi anımsayan!

Profösör

12 Aralık 2015 Cumartesi

Özlemim

Bir deniz mevsimiydi kendimi denize attığım. Lacivert mavisiyle dalgalara kafa tuttuğum. Bir tarafımda kalbimde beslediğim ölümsüz  sevgim ve sen, bir tarafımda köpük köpük kabaran öfkem ve ben. Hani nerdede uçuşan martılar, nerede oynaşan balıklar hepsi benim. Ey mavi gözlü denizim seni özledim. Özledim seni ey altın sarısı sahilim. Bekliyor beni yeni yeni ufuklar, bekliyor beni haşin rüzgarlar. Az kaldı az; tatlı bir sabah rüzgarına yelken açacağım... Bir çılgın gibi denizlerde yaşayacağım.

Profösör

8 Aralık 2013 Pazar

Bir Zamanlar...


Bir zamanlar, ya da bizim zamanımızda diye başlayan cümleler kurulduğunda geçmişe özlem dile getirilirdi. Bizim zamanımızda şunlar, şunlar yoktu ama; sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma vardı. Ekmeğin ve suyun olmadığı zamanlarda gerçek arkadaşlık, gerçek kardeşlik ve dostluk vardı. Şimdi herşey var; yok yok. Nerede saygı, nerede sevgi, nerede hoşgörü. Yardımlaşma ve dayanışma varsa eğer; bereket var, mutluluk var huzur vardır.  (Profösör)


Fotoğraf: Hurşit Akyıl 

28 Kasım 2013 Perşembe

Hüzünlü bir bakış



Hüzün kızıllıksa eğer; işte bak ufuk kızıla boyanmış...
Ömür nefes alış verişse eğer; güneş  güne doyamamış.


Fotoğraf: Hurşit Akyıl

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Özlem






















Bir yaşam umudu belirdi ufuktan. 
Sabah vaktidir şu an; 
Kıpkırmızıdır, kırmızı kızıl tan. 
Güneş ha doğdu ha doğacak; 
Sabah vaktinde  kuşlar cıvıldaşacak. 
Akşam yapraklarını yuman çiçekler, 
Sabah yeniden açılacak. 
Bir arı uçtu burnumun ucundan;
"Wızzzzzzzzzzzzzzzzzzzz!..." 
Çiçeklerden bal alacak durmadan. 
Dağ arasında yemyeşil tepeler; 
Çoban kaval çalar, koyun kuzu meler.
"Meeeeee!... Meeeeeeeeeeeeeeeee!.." 
Bir kuzu sürüden ayrılmış, 
Anne koyun huzursuz, acı acı meler. 
Burası diyarı Dicle değildir; 
Yetiş Adl-i İlahi; nerede Ömer'ler.

Profösör

1 Haziran 2012 Cuma

Bir Duygu Paylaşımı

Fesleğenler, sardunyalar, kekikler, ortancalar, akşam sabah çiçekleri ve güllerin birbirine geçtiği küçük bir Ege kasabasının avlusundaki taş merdivenin basamağına oturmuş, rengarenk çiçeklerin görsel şölenine şahit oluyorum. Yine birbirine karışmış çiçek kokularını derin derin içime çekiyorum. Güvercinlerin gökyüzünde takla atarak, pike yaptığı bir gösteriden sonraki halini, kendilerine ait bir lisanla birbirlerine olan sevgiyi nasıl gösterdiklerini izliyorum. Burası rahmetli olan benim de çocukluğumun geçtiği halamın evi.. Burası çocukluğumun silinmeyen anılarını taşıyan, taşlıklı bir avlulu ev.. Burası düş bahçesi gibi bir yer.. Burası avlu duvarlarının üzerinde bulunan, yaz güneşinde kurusun diye bırakılmış bakır kapların içindeki domates ve kırmızı biber salçalarının ortalığa yaydığı leziz salça kokularının avluda bulunan çiçek kokularıyla buluşup, karıştığı egzotik bir yer.. Burası akşam saatlerinde demli çayların içildiği ve keyifli sohbetlerin yapıldığı bir yer.. Sıcak dostlukların kurulduğu, insanın kendisini çok özel hissedebildiği bulunması çok nadir olan bir yer..

Burada sabahleyin güneş üzerimize doğmadan kalkarız. Sonra avlu musluk suyu ile sulanır. Taşlık yıkanır. Bir taraftan penceresi açık mutfaktan mavi renkli, sırçalı, nostaljik çinko demliğin emziğinden çıkan dumanla, çayın dayanılmaz enfes kokusu bir an avludaki çiçeklerin çıkardığı kokuyu dahi bastırabilecek kadar gücünü bize hissettirir. Bu kahvaltı hazırlığı yapılıyor anlamına gelen bir müjdedir.. Ege'nin organik, sızma zeytinyağı, kokulu, kırmızı domatesler, acurlar, biberler, nefis köy tereyağı ve çamur peyniri yanında, karadut marmelatı ile kahvaltı sofrası bizi bekliyordur artık. Oysa biz kahvaltıyı beklemekteyiz.. Tadından ve lezzetinden kesin emin olduğumuz, yiyecek ve içeceklerin kokularından lezzetlerinin tarif edilemez olduğunu anlayarak, kahvaltı keyfinin mükemmel geçeceğini idrak ediyoruz. Hep birlikte, çoluk çocuk kahvaltıya oturuyoruz. Sanki kahvaltıdan hiç kalkmayacakmışız gibiyiz. Bazılarımız besmelemizi açıktan söyleyerek kahvaltıya başlıyor. Gözümüz bu manzaraya doysa da gönlümüz doymuyor; yedikçe yiyoruz. Çaylar peş peşe bardaklara konuyor. Bir yandan kahvaltı başında keyifli sohbetler sürüyor. Sohbet devam ederken birbirimizle bakışıyor, birbirimize tebessüm ediyoruz.

İşte böyle bir yerde, böyle bir evde, böyle bir sabah kahvaltısını o kadar özledim ki, sanki kimliğim, kişiliğim ve masumiyetimi bir arada görebileceğim bir iklimi özlüyorum. Bir yaz günü sabahında bu fani ömürden bir anlık, bir nefesi dostlarımla ve sevdiklerimle paylaşmak istiyorum. Bir karınca yuvasını düşünün. Avlunun tam ortasında, gül ağacının dibinden sağa ve sola, ucunun nereye kadar varacağı belli olmayan uzunlukta iki ana kol yol oluşturmuş, yüz binlerce karınca ordusunun kararlılıkla yuvalarına yiyecek taşıdığını görürsünüz. Öyle büyük bir karınca ordusu ki sanki dünyayı sağlı sollu doğudan batıya, güneyden kuzeye, fethe giden neferler gibidir. 

Bu yerdeki karınca yuvasına ekmek kırıntıları koymak, karıncalara yiyecek vermek isterim. Böylece onlarla bir duygu paylaşımı içinde olmak isterim. Hatta onlar gibi ben de karınca olmak isterim. "Karıncanın kardeşi vardır" derler ya, bir karınca ordusu kadar kardeşlerimin olmasını isterim. Çünkü karıncaların birbiriyle hem fikir hem de duygu paylaşımı olarak nasıl bir ahenk içinde yaşadıklarını, çalıştıklarını ve paylaşım içinde olduklarını biliyorum. Hep birlikte Allah'ın ipine sarıldıklarını, hep birlikte tek bir yürek olup da, birbirleri için yüreklerinin gümbür gümbür attığını biliyorum. Bir karınca yuvasında, yüz binlerce karıncayla birlikte kardeş olup yaşadığımı anlamak istiyorum. Onlarla birlikte çalışıp, onlarla birlikte kazanıp, onlarla birlikte yemek, içmek, aynı kaderi paylaşmak istiyorum.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...