İzleyiciler

3 Mayıs 2012 Perşembe

Tek Kanatlı Bir Bröveyi Gönüller Taşıyamaz

Zihniyet değişimi önce adalet duygusuyla başlar. Adalet ve hakkaniyet her düşüncenin, her duygunun önce iyi bir niyet halini alması, sonra da irade konmasıdır. İyi niyet ancak iradeyle iyi yönde uygulamaya sokulabilir. Son günlerdeki, kadına uygulanan şiddete karşı çıkmayla başlayan sosyal dayanışma, küçük yaşta kızların evlendirilmesi, sokak çocukları, çocuk işçiler, öğretmene şiddet, sağlık görevlilerine şiddet gibi yelpazeyi de içine alan münferit dalgalanmalar başlamıştır. Bunun yanında çevrecileri, hayvan severleri, aktivistlerin çalışmalarını unutmamak gerekir.

Adalet duygusu her anlamda bir denge unsurudur. Adalet duygusu eşitlikle ifade etmek yetersiz kalır. Sağlıklı bir insanla, engelli bir insanı eşitlemek yanlış olur. Elma ile armudu eşitlemek gibi bir durumdur ki bu aritmetik kurallarına da aykırıdır. Eşitlik adalet değildir. Fakat adalet sadece bir yönüyle eşitliktir. Eşitlik nicelik olarak algılanmamalıdır. Eşitliği nitelik olarak değerlendirmeye alınmalıdır. Adaletin ve hakkaniyetin kendi içinde bir düşünce yapısı ve kendi kültürümüzden kaynaklanan bir altyapısı vardır. Adalet ancak sevgi, şefkat ve merhametle izah etmek ilk etapta konuya bir başlangıç oluşturmaktır. Bugünlerde bir tabu olarak hiç dokunulmayan askeri kesimin içindeki ayrımcılığın irdelenmesi, bir paradoks düşüncenin artık kabul görmediğini söylemek mümkündür. Subay, astsubay ayrımının kendi içindeki toplumsal travmalarını görmemek başımızı kuma gömmekten ibarettir. Ordu ve silahlı kuvvetler, erinden generaline kadar bir bütündür. Mutlaka hiyerarşik bir düzen olacaktır. Emir komuta bunu gerektirebilir. Fakat insani yaşam ve onurlu bir sosyal hayat anlamında da bir kast sisteminin varlığı kabul edilebilir bir adalet değildir.

Bir asker uçakla bir uçuş yaptığında kendilerine yakalarında takabileceği bir madalya gibi bröve verilir. Bir uçuş yapmıştır. Uçak kullanma ehliyetine sahiptir. Bunun nişanesi olarak uçuş yapanlara böyle bir bröve verilir. Ne yazık ki bir subaya verilen brövenin figürü iki kanatlı bir simgedir. Astsubay bir asker eğer uçuş yapmışsa ona verilen brövede tek kanat vardır. Her iki asker aynı uçuşu gerçekleştirmiştir. Birine iki kanatlı bir bröve verilmiştir ki kuşlar iki kantlıdır. İki kanat uçmak içindir. Tek kanatlı kuşun varlığını hiç duymamışızdır. Astsubaylar uçsa da tek kanatlı bröveye mahkum edildiği için maneviyatta yerlerde sürünmektedir. Bu hiçbir mantığa sığmamaktadır. Bu ayrım iletişim dilinde de kurumsal hiçbir mantığı yoktur. Askerlik her türlü modern teknik imkanlara sahip olsa da, mantıkla ilgisi olmayan bir madalyayı ve özellikle tek kanatlı bir bröveyi gönüller taşıyamaz.

Profösör

7 yorum:

Kelimeler Dunyasi dedi ki...

Adalet vicdanda başlıyor bence..Annemin "utanmadıktan sonra ayıp değil" diye bir lafı vardır.Vicdan alıyorsa adil diyorlar demek ki..Bizim gönüller almıyor maalesef..

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Cidden nasıl bir düşünce ile bu ayrımı yapmışlar ki.
Bilmediğim yeni birşey öğrendim. Teşekkürler. :)

Profösör dedi ki...

Kelimeler Dunyasi@ İyi ki vicdanımızın sesini dinleyebiliyorz ki, adalet terazimiz hassasuyetliğini kaybetmemiştir. Şükür..

Profösör dedi ki...

Uyuşuk Hayalperest @ Meseleğimiz iletişimcilik olduğu için, bir objenin hangi manalarda tasarlandığını bilmek ilk öncelikle işimiz. Kurumsal yapıya uymayan hiçbir düşünce fayda sağlamıyor.

Pembe Kereste dedi ki...

vay be bu blog nası bişi böyle her kelimesine ihtiyacım var her sayfada yeni bir şey öğreniyorum

Adsız dedi ki...

er_kisi der ki : hocam kalemine yüreğine sağlık bilinmeyenlerden sadece birisi gönülden kopan namelerinizle duyulacak. teşekkürler assubaylar adına.

Adsız dedi ki...

Uçak mürettebatında da bu ayırım vardır:Kabin Memurları(Halk diliyle hostesler) de tek kanatlı bröve takarlar, pilotlar çift kanatlı bröve.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...