İzleyiciler

gemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2019 Cumartesi

Hepimiz Aynı Gemideyiz





"Hepimiz aynı gemideyiz. İlla ki nuh tufanı olması gerekmiyor, illaki bir Çernobil kazası olması gerekmiyor. İllaki  Hiroşimada atom bombası yememiz gerekmiyor. İnsan tufanını asıl içinde yaşar. Öyle bir gel git yaşarız ki, okyanusların med cezirleri solda sıfır kalır. İnsanın düşmanı içindedir, çekişmesi ve dövüşmesi içindedir. İnsanın en büyük uğraşısı kenlinledir. Kitap bizi oradan oraya götürse de, bizi sürüklese de hakikate götürmeli asla yalana teslim etmemeli. Bu anons çalışması dijital hazırlanmıştır. Bir renklisi, bir de renkli olandan tek renk filtrelisi. Her ikisi de kullanılabilir; sizin tercihiniz hangisi.

Profösör

1 Eylül 2012 Cumartesi

Bir Duygu Paylaşımı

Bir Çiçek Açsın

Bu gece ay sanki yanımdaydı
Duygular, düşünceler canımdaydı
Yıldızlar göz kırpadursun
Dolunay suda yıkana dursun

İnsan isterse aya tutulur
Ay isterse güneşle vurulur
Ellerim  ayaklarım zincirlense de
Bu fakir prangalardan kurtulur

Gökte bir yıldız parlasın
Denizde bir gemi yelken açsın
Yüreğimi yakan çöllerde
Bir çiçek açsın koklansın

Profösör 

8 Aralık 2011 Perşembe

Kağıttan bir filo yapalım.. Akdenize birlikte açılalım..


Kağıttan gemi yapmayı bilmeyenimiz yoktur hemen hemen. Çocukluğumuzda özellikle ilkokula başladığımızda beyaz defterimizin ortasından bir yaprak kopartıp, mutlaka ondan ya kağıttan bir gemi, ya da uçurtmak için bir jet uçağı yapmışızdır.  Öğretmenlerimiz bu duruma kızsa da, bizim ayağımız dursa, elimiz durmadığından defterimizden bir yaprak kopartmakla birşey olmaz düşüncesini taşıyorduk. Okul sırasının üstünde kağıttan gemiler yüzer, teneffüslerde kağıttan uçaklar, jetler uçuşurdu. Şimdi bile, zaman zaman masamdaki küp bloknotumda bulunan kare biçimindeki kağıtlardan gemiler yapar, filolar oluştururum. Hayal bu ya; bu kâğıttan oluşan filoyu Fatih'in döktürdüğü toplarla donatıyorum. Akdenizde fırtınalar estiren Barbaros Hayreddin Paşa'nın aziz hatırasına Akdenizde yaramazlık yapan bütün korsanları vuruyor, dize getiriyorum. Mazlumların ve mağdurların, hiçbirinin kanı yerde kalmaz diyorum. 

Kağıttan gemi dedik ya; kare biçiminde bir bloknot kağıdı önce dörde katlayacağız. Sonra dörde katlanmış bu kağıdı alt ve üstten, açık uçlarından bir ucunu, katlayıp karşıt köşe uçuna birleştireceğiz. Sonra diğer üç yaprağı birleştirip, onu da karşıt uca götürerek katlayacağız. Üçgen şekline gelmiş bu katlanmış kâğıdın içine iki elimizin başparmaklarını sokarak, elde edilmiş olan her iki köşeyi birleştirip, katlama işlemini tekrar yapacağız. Elimizdeki katlanmış kağıt sanki bir tomurcuk çiçek de, doğal olarak açılacakmış gibi bir durum arz eder. Biz katlanmış olan bu kağıdın, bir yaprağını bir yana, diğer üç bitişik yaprağı öbür yana, iki elimizin parmaklarıyla çektiğimizde kağıttan gemimiz ortaya çıkacaktır. Ondan sonrası iyi bir kağıttan filo kurmaktır işimiz.

Yıllar önce, ilk çocuğum olduğunda oynasın ve oyalansın diye önüne bir blognot küp koymuştum. O zaman iki buçuk üç yaşlarında olduğunu söyleyebilirim. Bir müddet sonra oynadığı odanın kapısında ne göreyim; kendisine yapmış olduğum bir kağıttan gemiyi, bilinç altı izleyerek yapılışını ezberlemiş bir konumda, blognot küpünde ne kadar kağıt varsa kağıttan gemi yaparak bitirmişti. Gemiler de odanın her bir tarafına tek tek yerleştirilmiş durumda, kendisini de odanın tam ortasında otururken bulmuştum. Hayretler içinde kaldım. Bir çocuğun o yaşta ve kısa bir zaman içinde bunu gerçekleştirmesinin mümkün olamayacağını düşünerek, hala bunun sırrını çözebilmiş değilim. Unutmayın kağıttan gemi yaparak stresinizi bir masum çocuk gibi atabilirsiniz.

Yazı - Resim Kompozisyon:  Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...