İzleyiciler

felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2018 Pazartesi

Felsefe Bir Kısırdöngüdür

Felsefe ha dananın kuyruğunu tutmuşsun, ha uçurtmanın kuyruğunu!.. Felsefeden kültür medeniyet çıkmaz. Ahlak ve sorumluluk çıkmaz. Dine diyanete dayanmaz. Pozitivist bir anlayışla bir düşünceyi diğer bütün düşüncelerden ayrı tutarak sözümona birer disiplin oluşturmuşlardır. İnsanı sadece etten ve kemikten görme zorlamasıdır.felsefenin tutunacak bir dalı yok, kökü yok, ruhu yok. Hazzı yok...  Hikmet tek kelimeyle Allahıazimüşşan'ın rızasını kazanmadır.  Sadece aklı kullanmanın değil bütün verileri kalbi bir iman süzgecinden geçirmenin karşılığıdır. Kültürün de, medeniyetin de temeli hikmettir. Ahlakın da, sorumluluğun da mayası imandır. Her şey nakle dayanır. Akıl ikinci sıradadır. Fıtraten naklin yolundan gider. Allah hatalarımızı ve günahlarımıız affetsin...

Profösör

31 Ekim 2016 Pazartesi

Hikmet ve Felsefe


İslam hikmeti ön plana çıkartmıştır. Çünkü Kur'an hakimdir. Biz de doğrudan doğruya Hakim olan Kuran'a inanır ve Kur'an hükümlerine teslim oluruz. İnandığımızı da cüzi aklımızla muhakeme eder, kalben ve aklen tasdik eder, inancımızı güçlendiririz. Kur'an bütünüyle hikmete dayalıdır. Kuran'ın hikmeti insan aklıyla sınırlandırılamaz. Çünkü Allah'ın hikmeti sonsuzdur. Bir taraftan da Allah bizim hakikati düşünmemizi, akletmemizi ve muhakeme etmemizi ister. Körükörü inanmamızı istemez. Onun için din mantıktır ve insan fıtratına en uygun din İslam'dır. Biz herşeye rağmen nakle kalbi olarak doğrudan inanır, aklen de inandığımızı nakille bağdaştırarak bir bütün halinde inandıklarımızı hayata geçiririz. Burada nakil bize hikmeti öğretir ve bizi hakikate götürür. Akıl da, düşünce de, muhakeme de bizi inandıklarımızı özümsetir.

Hikmet hakikati hissetmek ve içine sindirmek, felsefe ise hakikatin bir cüzü üzerinde akıl yürütmektir. Hikmette yanılma payı yoktur ve hikmet ilahi bir değerdir. Felsefe ve akılda ise yanılma payı vardır çünkü felsefe beşerin düşünce şeklidir. Aslında felsefe hakikati bütünüyle tesbit etmek değil, hakikate ulaşmakta yöntem göstermelidir. Hakikatin kendisi Kur'an ve dolayısıyla hikmettir. Felsefe muhakeme etme ve akıl yürütme şeklidir.
Profösör

31 Aralık 2015 Perşembe


Fotoğraf çekilirken ben, ben olmaktan çıkıyorum neden!.. İçimde birikmiş onca öfke varken; en büyük zaafım merhametim. İyilik yapan iyilik bulur mu dersen; nice nankörlerle karşılaştım ben. İşte geliyoruz ve gidiyoruz; renkler içinde kayboluyoruz. 

Yol varsa gideni var, dağlar varsa aşanı var. Toprak varsa ekeni var. Su varsa içeni var. 

Yaşa, yaşa,  nereye kadar!.. Ömrün sonunda ölüm var...

Profösör

1 Nisan 2015 Çarşamba

Bir İç Sorgulaması


Ömer bey "Ben Ömer bey, nasılsın?" diyerek  kendi kendini bir iç sorgulama gereğini duymuş. Ömer bey bir edebiyatçı, bir edebi mevkutenin sahibi ve bu arada da yayın editlüğünü yapmakta. Sonra "Ben nenedeyim"?" diyor Ömer bey. İnsan kendi kendini sorgulamalı elbette. Aynı zamanda, zaman  zaman kendini konumlandırmalı. Bence aynanın karşısına her geçtiğimizde "Ben kimim, neyin nesiyim?" sorusuyla başlamakla, belki de önce insan olmanın bilincini kuşanmalı. Zaten gerisi çorap söküğü gibi gelecektir soruların birbiri arkası kesilmeden. İşte o zaman "Ben neredeyim?" sorusunun cevabı; ya hakikatler dünyasında Allah'a kul olan bir kul, ya da yalan dünyanın ve nefsin zaafları içinde, kurban olduğunun farkına vacaktır insan. 

İster zirvede ol; Bozdağın tepesinde özgür mü özgür, ister bir uçurumun kenarında tutun kuru bir yaprak gibi.  Seni alsın götürsün bir üfürük rüzgar.  Belki Beydağ barajında boğulmak, Menderes nehrinde sürüklenmek var! Belki dip buçak bir kör kuyudur akibetimizin sonu. Elimizde midir kurtulup yaşamak?.. Asıl mesele bir nefesin diğer nefesi takip edip etmesine bak!.. Duvara da toslarsın, çıkmaz sokaklara da saparsın. Bazen bir labirentte çaresiz, yorgun,  umudunu biteviye kaybedersin. Yoksa kelimeler ve işe yaramayan bilgiler içinde boğulur kalır insan. Yine de bir kurtuluş umudu olmalı insanın. Yaşamaya ve insan onurunu korumaya dair. Evet umut olmalı ve umudu taşıyan insanın içinde inancı olmalı. Ambarda saklanan bir habbe gibi ekilmeyi beklemeli. Ekilmeyi bekleyen bir sevgi tohumu. Başak başak sevgi, şefkat merhameti içinde barındıran bereket olmalı insan. Başak başak barış, kardeşlik ve dostluk kelimelerine sarılmalı insan. Sevmeli ve sevilmeli... "Ben kimim?" ile başlamalı iç sorgulamaya "Ben neyin nesiyim?'le devam etmeli. Sonra da "Neredeyim?" ve "Nerede olmalıyım?" sorularının cevabını vermeli insan...

Şairler bizi şuurlandıran birer insanlık rehberidir oysa. Zindana da düşse insan, inancı varsa, umudu da vardır; o asla orada mahpus da  değildir. Hele haksız yere orada çile çekmek mukadderatında varsa insanın; zindan onun için güllük gülüstanlıktır. Çünkü zindanın küçücük penceresi olsa da, dünyaya kapalı, Allah'a açıktır.

Profösör

30 Aralık 2013 Pazartesi

Ben deli miyim?

















Bana delisin dediler; Ben hem deliyim, Hem de veliyim dedim...
Bu bir çelişki dediler; Deli olmasam da, Delinin vekiliyim dedim.

Profösör


Fotoğraf: Hurşit Akyıl

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...