İzleyiciler

kalp gözü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp gözü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2017 Cuma

Nasıl Bakarsan!..


Kafa gözüyle bakarsan;
..........
Bir doktorun dediğine göre şekerin ilacı; yemeyeceksin, içmeyeceksin, sinirlenmeyeceksin, sevinmeyeceksin, heyecanlanmayacaksın, üzülmeyeceksin, takıntı yapmayacaksın; sadece boş boş boşluğa bakacaksın.

Kalp gözüyle bakarsan;
..........
Bir bilgenin dediğine göre şekerin ilacı; yedireceksin, içireceksin, sinirlendirmeyeceksin, sevindireceksin, heyecandıracaksın, üzmeyeceksin, sakin olacaksın; sadece boş boş boşluğa değil, hoşgörülü bakacaksın bakacaksın.


Profösör


9 Şubat 2017 Perşembe

Şiir Kalbin Sesidir


Kırk yıldır şiir yazmak için uğraşan adam!.. Kalp gözün açık 
değilse eğer; Beyhudedir senin şiir yazman!.. Çünkü şiir kalbin 
sesidir.

Profösör

26 Ağustos 2016 Cuma

İmanım ve İhlasım




Not: 
Dünkü Yeni Birlik Gazetesi 
Buluşma Noktası'nda neşrolunan karikatürüm 
Bloğumda da sizlerle paylaşıyorum. 

Profösör

11 Ağustos 2016 Perşembe

Kalp Gözü




Not: Bazen insan duygu ve düşüncelerini bir sözcükle ifade eder. 
Bugünkü Yeni Birlik Gazetesi Buluşma Noktası'nda neşrolunan özlü sözümü 
Bloğumda da sizlerle paylaşıyorum. 

1 Temmuz 2016 Cuma

Kadir Gecesi

İnsanda iki göz vardır; biri sağ diğeri sol göz diyeceksiniz ama. Biz ne sağ gözümüzü kullanırız; sağcı oluruz, ne de sol gözümüzü kullanır; solcu oluruz. Oysa insanın kavram olarak iki gözü vardır. Biri kafa gözü, diğeri kalp gözü. Biz kafa gözüyle bakar, kalp gözüyle görürüz. 

Bil vesile herkesin "Leyle-i Kadrini kutluyorum.

Profösör

16 Ocak 2012 Pazartesi

Dostluğumuz Bir Şuur Halidir


Bütün varlıklar kozmik bir alem içinde varlıklarını sürdürmektedirler. Her varlık kendi oluşumunun ve var olmanın kendine has özelliklerine sahiptir. Her varlık kendisi için değerli olduğu kadar, kendisi dışındaki varlıklar için de değerlidir. Yaratan hiç bir varlığı gereksiz yaratmamıştır. Hepsinin bir varoluş hikmeti vardır. Bütün yaratılanlar adalet ve hakkaniyet prensiplerine göre bu kozmik alemde dizayn edilmiştir. Somut olarak gördüğümüz ve göremediğimiz alem de, aynı zamanda soyut olarak varlığını hissedip, göremediğimiz alem de adalet prensiplerine göre varlığını ve işlevselliğini sürdürmektedir. Dolayısıyla kainattaki bütün varlıklar asla eşitlik prensibini kabul etmezler. Bütün varlıklar taşıdıkları değerlerle, büyüklük küçüklükleri, etkileyip ve etkilendikleri her şeyle birbirinden farklı özellikler içindedirler.

Kainatta hakkaniyetin dışında herşey izafidir. Fakir de olursun. Zengin de olursun. Sağlıklı olursun, hasta da olursun. Seversin, sevilirsin. Aynı zamanda özlersin, özlenirsin. Az kazanırsın kazandığının bereketi, bir değeri ve anlamı vardır. Çok kazanırsın kazandığının hiç bir değeri ve bereketi olmadığı gibi, bir anlam da ifade etmez. Azlık, çokluk da izafidir. Ne kadar kazandığımız önemli değildir. Nasıl kazandığımız önemlidir. Herşeyin çıplak gözle görünen bir yönü olduğu gibi, çıplak gözle görünmeyen yönü de vardır. Kafa gözüyle bakış ve görüş olduğu gibi, kalp gözüyle bakış ve görüş vardır. Kafa gözüyle baktıklarımız ancak fizik kurallarıyla ifade edilebilinir. Bu bile düşünceyle sınırlıdır. Kalp gözüyle baktıklarımız ise, metafizik kurallarıyla açıklanabilinir. Kalp gözüyle bakışın sınırı yoktur. Kalben yaşanan ve yaşatılan duyguların zenginliği asla tartışılmamalıdır. Kalbi bir bakış, yerle bir olmuş viraneleri bile abad edebilir. Eğer herşeye kalbi ve sevgiyle bakarsan baktığın her varlığın gönlünde ve özünde kendine sıcak bir yer bulursun. Sevdiğinin kalbinde yaşar, hayat bulursun. Sevdiğinin kalbinde yaşamak demek, sonsuz ve bitimsiz bir mutluluğun cennet ikliminde yaşamak demektir. Kalben sevdiğinin karşılığını sevilerek buluyorsan, dünyada acı, ıstırap, sıkıntı gibi insanı perişan eden duygular yerine, dünyadaki cehennemin bile, bize cennetten bir gül bahçesi sunacağını unutmayalım.

Hiçbir şey çıplak gözle göründüğü gibi değildir. Azlık, çokluk, büyüklük, küçüklük, iyilik, kötülük, güzellik, çirkinlik, birbiri içinde bir gizlilik ve bir sır taşımaktadır. Önemli olan bütün değerlerin kemiyetle değil, keyfiyetle açıklanmasıdır. Şu an binlerce kilometre uzaklıkta yaşayan, bana ihtiyacı olan bir dostumun elini manen sıkı sıkı tutuyorum. Bütün kalbimle, iyilik ve güzellik enerjimi ona yüklüyorum. O da bunu biliyor ve bu gücü kendisinde buluyor. Bu düşünce dostluğumuzun, sevgi temelinde birlik ruhunu oluşturduğu bir şuur halidir.

Profösör

24 Aralık 2011 Cumartesi

Kalp gözü; sonsuzluğu yakalayan idraktir

İnsanoğlu topraktan var ediliyor ve ona hayatiyetini devam ettirebilmesi için ruh veriliyor. Bedenen topraktan yaratılan insan, yine bedenen toprağa dönüyor. Fakat kendisine can veren ve diri tutan ruhunu Allah'a teslim ediyor. İnsanoğlu Allah'ın iradesiyle Allah'tan geliyor ve yine Allah'a dönüyor. Dünyaya gelişimizle, Allah'ın külli iradesinden bizlere verilen cüzi iradeyle, hayati bütün melekelerimize sahip oluyoruz. Görmemiz, işitmemiz, tad almamız, düşünmemiz ve hissetmemiz külli iradeden bize yansıyan cüzi iradeye sahip oluşumuz sayesindedir. Eğer görüyorsak O'nun dilemesiyle görüyoruz. Eğer işitiyorsak O'nun dilemesiyle işitiyoruz. Bunun gibi bütün melekelerimiz Allah'ın izniyle çalışıyor.

Allah'ın yaratma, rızıklandırma ve terbiye etme sıfatlarının yaratılanlar için ne kadar önemli olduğunu "Kaalüü Belaa" da verdikleri sözden anlıyoruz. Allah ruhları yarattığında "Ben sizin Halık'ınız, Razık'ınız ve Rabb'iniz değil miyim?" diye sorduğunda, ruhlar bu soruya "Evet !.. Sen bizim Halık'ımızsın, Razık'ımızsın ve Rabbb'imizsin" diye karşılık verdiler. Makro ve mikro evren arasında iki noktadan geçen bir sonsuzluk çizgisi vardır. Bu çizgi yaratanla yaratılanlar arasında kalbi bir irtibattır. İman bu yüzden önemli bir başlangıçtır. Allah'ın bizi yarattığına inanıp, O'nun bizi yedirip, içirip, rızıklandırması, O'nun kendisine kul olarak bizi terbiye etmesi ve bizi hidayette kılarak doğru yolda gitmemizi temin etmesi kadar büyük lütuf olamaz.

İnanan insan bütün kalp kapıları ardına kadar Allah'a açık olan insandır. İyiliklerin, güzelliklerin buluştuğu bir kalbin ebediyete olan teslimidir. Varlıkta yokluğu ve hiçliği bilen, yoklukta varlığa teslim olan bir insandır. İnanan insan ezelden ebede varlık sebebinin hikmetlerini taşıyan insan demektir. İlhamını ummandan alan, bir katrede kendini bulan insan demektir. İnanan insan varlıklara, eşyaya ve olaylara kalp gözüyle bakan insan demektir. Kalp gözüyle bakmayan Allah'ı göremez. O'nu işitemez. O'nu hissedemez. Kalbi mühürlenmiş insanlar, kendisine bile yabancı olan insanlardır. Onlar ruhsal bunalım içinde küfür, inkâr ve isyandadır. Üzüntü, ıstırap, kuşku, vesvese, ne kadar ruhi rahatsızlıklar varsa bünyeleri ile iç içedirler.

Kalp gözüyle bakamayan iyilikleri, güzellikleri de göremez. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu idrak edemez. Nefsin, cehaletin ve iradesizliğin kurbanıdır. Direksiyonu kırılmış, freni kopmuş, trafik yol rehberi olmayan bir sürücü gibidir. İnançsız insan herşeye kafa gözüyle bakar. Baktığını bir geometrik şekil olarak görür. Derinliğine inemez ve anlam yükleyemez. Varlıkları ve olaylara yaklaşımında sadece cüzi aklına ve buna bağlı mantığına inanır ve ona güvenir. Aklın kurnazlığıyla düşünür ve aklının nefsiyle işbirliği yapabileceğini düşünmez. Tuzaklara düşer. Adeta nefsinin kölesi olarak, yücelik mevkiine çıkaran duygularıyla değil de sefillik derecesine düşen bir zavallı konumunda olur. İnsan nefsinin esiri olursa bu dünya hayatında bile cehennemleri yaşar.

Kalp gözü vasıfsız bilgiyle görür. İmanıyla hisseder. İrfanıyla basiret ve feraset sahibidir. İlhamıyla sonsuzluk bestesini yaşar. Çünkü kalp gözü sonsuzluğu yakalayan idraktir.
Yazı : Profösör
Fotoğraf : Hurşit Akyıl

19 Kasım 2011 Cumartesi

G ö z l e r i m ;


Beni gören, beni gözetleyen ve gözeten gözlerim var benim..
Birincisi beni yaratan, beni rızıklandıran ve beni terbiye eden Allah'ın bana bakan gözü..
İkincisi dostlarımın bana bakışı..
Üçüncüsü benim bunları fark edişim; üçüncü gözüm, kalp gözüm.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...