İzleyiciler

din etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
din etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Ancak Kurtuluş İslam'dadır


Bir uzman dünyayı kurtaracak olan pozitif bilimdir diyor.  Bir atom alimi düşünün doğal olarak pozitif bilimle yetişmiştir. Dinle, diyanetle, ahlakla, vicdanla kalbi  bağı olmayan bir atom alimi düşünün!..  Bütün dünya şehirleri Hiroşima ve  Nagazaki şehirlerinin korkunç kaderini yaşayacak demektir. Bugün dünyada çıkartılan savaşların temelinde yatan, adaletsizliğin, hak tanımazlığın güçlü olanan haklı olduğu bir çağda yaşıyoruz. 

.....
Dinden, imandan, ahlaktan arındırılmış çağdaşlık kisvesiyle yapılan sömürgeciliklerdir. Tek başına pozitif bilimler insanlığı felaketlere götürür. Bunun örneği olan  insanlığın yaşadığı, yokluklar, hastalıklar, savaşlar, ilticalar gibi felaketler değil midir!.. Pozitivizim elle tutulur seküler bir anlayıştır. Oysa insanlığın kurtuluşu, adalet, ahlak, maddi ve manevi tekamüldür. Bunun tek teminatı İslam'dır. İslam okumayı emrederken önce iyi insan ve iyi bir  olmayı emrediyor, Sonra da maddi ve manevi olarak kalkınmayı dinin de bir gereği olarak ortaya koyuyor.   Bir şeyi okuyup öğrenmek, ilim tahsil etmek aynı zamahqnda insan ilmiyle amel edecektir. Bu durumda ilim ve irfan sahibi olacaktır. İrfani bir hayat felsefesi en büyük mefkuredir. 
.....
İslam'ı ruhbanlık olarak görenler, tahrif edilmiş dinlerin zihniyetiyle hareket ediyorlar demektir. İslam'ı da onlarla eşitlemeye hatta onların gerisinde bile düşünüyorlar. Gerilemeyi insanlara ve müslümanlara değil, bilerek sinsice ya da cahilane olarak doğrudan İslam'a yüklüyorlar.  İslam sadece ahlaki bir terbiye önermiyor; aynı zamanda zenginleşmeyi, birbirimize sahip çıkmamızı, kenetlenmemizi o şekilde Allah'ın huzuruna çıkmamızı emrediyor. Yardımlaşmayı, paylaşmayı tek bir yürek olmamızı emrediyor. Hülasa İnsanlığı kurtaracak olan Allah katında gerçek olan din İslam'dır. Bunun dışında lafı gevelemek abesle iştigal demektir.

Profösör

28 Ocak 2017 Cumartesi

Bilincinle Gel!...


Yarabbi!..
Nerede benim
inancım,
ümidim,
ve hayallerim.
Sanki ben
taşa dönmüş
gibiyim....
.....
Ruhsuz,
sessis
ve hareketsiz...
Beton üstüne beton
duran bir heykel gibiyim.
.....
İnancın varsa eğer;
vicdanın var demektir.
Vicdanın yoksa eğer;
bir put gibisindir.
......
Yarabbi!..
bize hakikati göster,
şuurlanalım.
......
Yarabbi bize
doğru yolu göster,
hidayet bulalım.
......
Bizi taşa döndürme yarabbi
meydanlara dikme!
Biz birer İbrahim olalım.
.....
Ey müslüman bilincini bile!..
Put alanlarından geçsen bile
İçindeki putları temizle.
İşte o zaman;
devrilir bütün putlar,
birer birer arkandan...
Profösör

6 Nisan 2015 Pazartesi

Din Dersleri Kaldırılmalıdır Hezeyanı


İslam dinini laisizm taassubuyla, hristiyanlık gibi dünya hayatını ayrı bir yerde, ahiret hayatını da ayrı bir yerde görmek isteyenlerin r çıkmazda olduklarını söyleyebiliriz. Oysa din hayattır. Dünya hayatında mutlu mesut yaşamak istiyorsak; dinin vecibelerini yerine getirmek aynı zamanda kulun boynunun borcudur. Bir siyasinin mecburi din dersleri kaldırılsın demesi Türkiye şartlarında bir hezeyandır. 

Sosyolojinin temelinde de  din vardır. Dini hayat toplumları şekillendirir ve toplumlara yön verir. Türkiye'de yaşayan farklı dinlerde ve anlayışlardaki insanların birbirlerinin inançları ve akideleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları, karşılıklı iletişimin de sağlıklı olması için gereklidir. Dostluk ve barışın da temelinde bu vardır. İnanç ve ifade özgürlüğü, sadece toplulukların, cemaatlerin ve grupların değil aynı zamanda bireyi de esas alan farklılıkları birer zenginlik olarak görmenin bir yansımasıdır. 

Biz toplum olarak, farklılıklarımızı zenginlik olarak sayan, laiklik ilkesiyle de birbirinin inancına müdahele etmeden, hatta bundan dolayı birbirine saygı duymamızın gerektiğini bilen bir milletiz. Fakat birbirimizin dini inancını ve anlayışlarını bilmek zorundayız. Bazen bu bize okullarda mecburi ders olarak da karşımıza çıkar. Bu ülkede etnik kökende bir çok vatandaşımızın yaşadığını düşünürsek ortak bir kadere de milletçe sahibiz demektir. Türkçenin okullarda mecburi olması da, ortak bir devlet ve millet varlığının bir gerekliliğidir. Türkçe dersinin zorunlu olması bundandır. Türkçe dersini okullardan kaldırılmalıdır diyemediğimiz gibi, mecburi din dersinin de kaldırılmasını taleb edemeyiz. Farklı inançtaki ve etnik yapıya sahip olan vatandaşlarımız, vatandaşlık hakkı olarak zaten kendi değerleriyle ilgili çözüm süreci içersinde hakları verilmektedir. Zorunlu din derslerinin okutulması son yapılan Milli Eğitim Şura kararları olduğunu da hatırlatmak isterim. Bu böyle biline!..

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...