İzleyiciler

infak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
infak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2017 Pazar

Şükrün Manası


Ramazan ayı; sabrın, kanaatin, şükrün, zikrin, ibadet ve duanın  en çok yapıldığı kutsal bir aydır. Ramazan ayı; hayrın, infakın, sadakanın ve yakınlaşmanın en çok yapıldığı bir aydır. Ramazan ayı; sevginin, şefkatin ve merhametin ayıdır. Ramazan ayı; sen ben demeden, biz siz ayrımı yapmadan, hep birlikte Allah’ın ipine sarıldığımız ve Allah’ın divanına durduğumuz mübarek bir aydır. Bu ay; gariplerin, yetimlerin, öksüzlerin, fakirlerin, miskinlerin yüzlerinin güldüğü ve hoşnut olduğu bir aydır. Çocukların, yaşlıların, hastaların ve engellilerin en çok gönüllerinin alındığı yüce bir aydır ramazan ayı. Allah’a şükürler olsun ki; ramazanın ve orucun idrakine vardık. Bu ayda tövbe istiğfar etmek, ihlasla ibadetlerimizi yerine getirmek, Gücümüz yettiğince maddi ve manevi birikimlerimizden infak etmek, bütün müminleri kardeş bilmek kadar bizi mutlu eden eden ne olabilir ki!..  Onun için hepimiz birbirimizi sevmeliyiz... Sevdiklerimizi  de Allah için sevmeliyiz. Alllah’ın rızasını ve gönlünü kazanmak için sevmeliyiz.
.....
Ramazan ayına hayır ayı dememizin sebebi, bu ayda hayırdan başka bir şey düşünmememiz ve şerre karşı da set çekmemizdir. Namaz, oruç, haç, zekat, kelime-i şahedet İslam’ın şartı olarak vasıflandırılsa da, Allah’ın daha nice emirleri vardır!.. İyilik yapmak ve hayır işlemek gibi... Ana babaya, hısım akrabaya ve bütün ihtiyaç sahiplerine yönelik yapmamız gereken iyilikler gibi... İyiliği sadece maddeyle sınırlamak sığlığına ve fakirliğine düşmemeliyiz.  Bir kardeşimiz için ettiğimiz  dua da iyilik yapma yerine geçer. Çünkü veren Allah’tır. Biz sadece, çalışıyoruz, gayret ediyoruz; gerisini Allah’a bırakıyoruz. Allah bunun karşılığını veriyor. Allah verdiğinde de dağıtmasını biliyoruz. Evimizde ve elimizde  bir şey yoksa, asla yok demiyoruz, yine de Allah’a şükrediyoruz. Bir nefeslik ömrümüz var; o nefesi de bize Allah veriyor diyerek  iman ediyoruz. Varlıkta da, yoklukta da sadece Allah’a güveniyoruz.  O’na ibadet ettiğimiz gibi ancak O’ndan yardım istiyoruz.  Aslında yok diye bir şey yok. “Yok diye bir varımız var!.. Öyle ki; yoklukta bile varımızı paylaşıyoruz” Varken dağıtıyoruz; yok iken şükrediyoruz. Velhasıl inanan insanın ve kemalata eren insanın fikri de, zikri de şükrü de bundan ibarettir.
.....
İman dil ile ikrar, kalb ile  tasdik etmektir. İnandığımız bir değeri kalbimize yerleştirmesini bilmeliyiz. Şükrederek de bize lütfedilen nimetlerden,  zenginliklerimizden ve maddi, manevi kazanımlarımızdan  paylaşmasını bilmeliyiz. “Elhamdülillah” demek yetmez!.. İnfak etmekle ancak şükrün manasını idrak etmiş oluruz. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyacını gidermek, yaralarını sarmak, onların gönlünü almak, yüzlerini güldürmek, onları  hoş tutmakla birlikte Allah’ın rızasını kazanmak, şükrün gereğini hal ile yerine getirmek demektir. Elhamdülillah, şükürler olsun demenin manası ve hikmeti bu olsa gerek.  İslam bütün kaideleriyle gönül dinidir. Onun için dinde zorlama yoktur. Kimse kimsenin inancına, mezhebine, meşrebine karışamaz. Bize düşen  şuurlu müslümanlar olarak, Allah’ın ayetlerine kalbimizi açmak,  etrafımızda tebliğ ve irşat görevimizi gönül kırmadan kaal ile ve haal ile yerine getirmektir. Bir kul olarak önce kendi nefsimizi terbiye etmek, zaaflarımızdan kurtulmak, amellerimizle Allah’a kul olabilmektir. Esas olan budur!... Züht de, takva da, nefsi terbiye, şükür ve infakla kazanılır. Unutmayalım ki; veren el alan elden üstündür.


9 Nisan 2017 Pazar

Gönül Zenginliği


Parayı haddinden fazla değer yükleyemeyiz. Parayı hayatımızda merkeze alırsak, insanı insan yapan bütün değerleri değersizleştirmiş oluruz. Para bütün kapıları açar diyenlerden uzaklaşmak gerek. Paranın esiri olanlardan değil, paranın esir olduğu insanlardan olalım.  Para iyiliklerde kullanıldıkça değerlidir ve insana ayrıac değer katar. Cömertlik ve yardımseverlik gibi duygular ve davranışlar insanlıgın bütününü kapsayan mutluluğa dönüşmektedir. Yoksa sadece maddi zenginlik insanı zindan edebilir.
.....
Kuş sütünün eksik olmadığı mükellef sofralar düşünün. Altın, gümüşten kaplamaları olan sırça sarayları düşünün. Envayi çeşit, giyecek, yiyecek, içecek bir zenginliğin içinde yaşayan biri olduğunuzu düşünün. Hazineleriniz olsun.  Maiyyetinizde hizmetçileriniz ve avaneleriniz olsun. Astım, kestim diyebileceğiniz ahaliniz olsun. Sizene değer katar? Böyle nereye kadar gidebilirsiniz? İnsanlık adına ne yaptınız ki; insanlar size ışıltılı gözlerle bakabilsin. Kalbi olarak sıcak davranabilsin.   Yalakalık ve yardakçılık yaparak değil de, insanlar gerçekten ölümüne sizi sevebilsin, kalbinde yer verebilsin!...
.....
İnsan  maddi zenginlik, bollu bereketlik içinde bile isyan edebilir. Dünyada aç, sefil, hasta yoksul, evsiz barksız, kimsesiz insanlar varken şükretmesini bilmeyebilir. Şükretmenin sadece elini açıp dua Allah'a dua etmenin yetersizliğini  unutabilir, dağıtmasını ve infak etmesini bilmeyebilir. Oysa bir hastanın, bir yetimin, bir kimsesizin karnını doyurmak, ilacını vermek, ona sevgi, şefkat, merhamet göstermek suretiyle, onların yüz ifadesindeki mutluluğu ve gözlerinin parladığını gördükçe,  insan bu durumun Karun hazinelerinden bile  daha değerli olduğunu bilmelidir. Bir lokma ekmeğin, bir yudum suyun, bütün maddi değerlerden  üstün olduğunu idrakine ermelidir. 
.....
Hayatımızdaki para da, maddiyat da, makam mevki, şan şöhret de kemiyetle ifade edilecekse, keyfiyeti olmayan hiç bir zenginliğindeğer olarak hükmü yoktur. Zenginlik imkana sahip olanların cömertliği ve paylaşımıdır. Kemiyet imkanı elde etmenin, keyfiyet de  bize tanınan bütün imkanların Allah yolunda kullanılması,  bize lutfedilen bütün nimetlerin de Allah rızası için  infak edilmesidir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...