Gaflet; insanın dünya ve ahiret hayatı için elzem
olan şeylerin önemini kavayamama, boş
yere nefes alarak, hakikati idrakten uzak, şuursuzca yaşama halidir.
Halk arasında gaflet; dalgınlık, dikkatsizlik, ihmal ve yanılma anlamlarında da
kullanılmaktadır. Biz gafletin sözlük anlamına değil de, daha çok kelimenin
fiiliyattaki işlevselliği üzerinden konuya vakıf olacağız. Gaflet Allah’an,
Kitaptan, Peygamberden bi haber şuursuzca yaşamaktır. Şuursuzca yaşamak, boş
yere yaşamak, günahkar olmak, Allah’ın rızasını kazanmaktan uzak durmak
demektir. Bir insanın mümin ve müslüman olduğu halde, bilerek ya da bilmeyerek nefsin zaaflarına tamamen teslim olması demektir. Bizim kültürümüzde “Su uyur düşman uyumaz” denir
ya; insanın en büyük düşmanı ise şeytandır. Şeytan nefsimizin zaaflarından
yararlanarak bize yanaşır ve bize musallat olur. Bizi uyanık iken ve şuurlu
yaşarken değil, şeytan bizi gaflette iken vurur.
İnsan yaratılış itibariyle günah işleyebilir
fıtrattadır. Yani insan beşerdir; hatalardan, günahlardan ari değildir. İnsan
beşer ve şaşar. Onun için şuurlu müslüman şürekli, Allah, Kitap ve Peygamberle
irtibat halindedir. Allah Yüce Kitabında ne emrediyorsa ve Yüce Peygamberimiz
İslam’ı nasıl yaşamış ise biz müminler olarak Allah’a inanır, Peygamberine uyarız.
Allah’a salih bir kul, Peygamberimizin izinden giden iyi bir ümmet oluruz.
Ancak bu şekilde gaflete düşmekten kurtulur ve bu şekilde şuurlu oluruz.
Şuurlu insan sürekli kendini yenileyen ve geliştiren insandır. Şuurlu insan ilim ve irfan yolunda
azami gayreti gösteren ilmiyle amil olan insandır. Şuurlu insan nefsini terbiye
eden, iradesini iyi yönde kullanan ve nefsin azgınlıklarına karşı duran insan
demektir. Şuurlu insan dünyayı bir misafirhane ve sınav yeri olarak kabul eden,
ölümü ibret sayan, ebediyete inanan ve dünyada iken ahiret için azık edinen insan demektir. Şuurlu insan “Hiç
ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışan” insan
demektir. Şuurlu insan inanır, umit eder, çok çalışır, yeise düşmez,
vefakardır, fedakardır, cefakardır, cömerttir, alicenaptır... Hamiyetperver,
vatansever, adaletli, ahlaklı,
şerefli bir hayatı olan insan demektir. Şuurlu insan azla yetinir, kanaat eder,
kazanımlarını ihtiyaç sahipleriyle paylaşır, çocuk demez, yaşlı demez, hasta
demez, düşkün demez, onların elinden tutan, onların gönüllerinde yer edinen,
bütün darda olanların maddi ve
manevi olarak yanındadır. Şuurlu insan, sadece insan ilişkilerinde değil, bütün
yaratılmışlara karşı Yaratandan ötürü saygı duyan ve onlara kalbinde yer veren
insan demektir. Şuurlu insanın en büyük özelliği inandığı gibi yaşayan ve
yaşadığı gibi de inanan, içi dışı
bir insan demektir. Şuurlu insan insanlığı tutsak eden, fitne, fücur, fesada
sürükleyen, aklen, fikren, zihnen, kalben çürüten zamanımızın virüslerine karşı korunaklı olan demektir. Şuurlu insan daima
gönlünde Allah ve Peygamber sevgisi taşıyan insan demektir.
O halde şimdi; aklımızı başımıza devşirmenin
zamanıdır. Gaflette olan derin bir uykuda demektir. Uyanık olursak ancak
aklımızı o zaman doğru kullanabiliriz. Allah’a ve Peygamberine uyarsak eğer,
nefsin azgınlıklarından ve şeytanın aldatmalarından o zaman kurtulabiliriz. Gafletten
kurtuluş demek aynı zamanda nefsin zaaflarından kurtuluş olup, Allah’ın
rızasını kazanmak demektir..
..........
Not: İlahiyatçı Yazar / Niyazi Özdemir hocanın Dünkü Yeni Birlik gazetesindeki Ramazan Sayfasında neşredilen makalesini bloğumda paylaşıylorum.
..........
Profösör