İzleyiciler

20 Ocak 2017 Cuma

Kurumsal Cehalet


Klinik ve poliklinik polemiği yapmak istemem. Örneğin Göztepe Merdivenköy Polikinliği deriz. Poliklinikleri diyemeyiz. Poliklinik zaten çoğul bir kelime. Onun yerine klinikleri diyebiliriz. Çünkü Göztepe Merdivenköy'de  birden fazla klinik vardır, bundan ötürü hepsine birden poliklinik deriz. Bir gün hastaneye gittim ve  insülin düzenlmesi için pronterden muayene sıramı bekliyorum. Pronterdeki sıra bekleyen listenin üzerinde Diyabet Poliklinikleri yazıyor. Koskoca hastanenin kurumsallığına bunu  yakıştıramadım doğrusu. Bu tesbitimi doktorumla paylaştığımda doktor acı acı gülümsedi ve bu durumla ilgili  "Bu kurumsal bir cehalettir. Latince doğru kullanılmalı hastanelerimizde. Bunu yönetime mutlaka ileteceğim; duyarlığınız için teşekkür ederim." dedi. 

Profösör

19 Ocak 2017 Perşembe

Şipşak Dolandırılabilirsiniz


Kadıköy'de döviz büfesinin önündeyim.  Döviz büfeleri yabancı parayı düşük alıp, pahalı satıyorlar ve bundan para kazanıyorlur. Onların işleri bu. Kısa ve öz.  Karşımda ad metal çerçeveli gözlükleri olan bir adam bekliyor.  Gelen kişi de tabiri caizse yurdum insanı denen tipe yakın bir insan.  Gelen insan da sıra bekliyor; gözlüklü de ona yaklaşarak döviz im bozduracaksın diye soruyor. O da hayır diyor. Eğer döviz alacaksanız ben size uygun vereyim ve büfeyle aradaki farkı da bizde kalmış olur diyor. Sıradaki adam da kusura bakmayın ama ben sizi tanımıyorum diyor.  Gözlüklü adam da oradan, peki peki diyerek ayrılıyor. Bazen insan boşluğa düşebiliyor ve böyle bir teklifi değerlendireyim derken bütün parasını sahte dolarlara vererek, bir dolandırıcının kurbanı olabiliyor.

Profösör

13 Ocak 2017 Cuma

Ruhsal Kopukluk


Kopukluk bir ip gibi, bir tel gibi, bir lif gibi  anlaşılsa da bunların birbirine bağlanması ve onarılması elbette mümkündür. Ruhsal kopukluk ise toplumu birbirinden koparmaktır. İnsan ilişkilerinde  birbirini seven iki insan birbirinden fiziken  ne kadar uzakta olursa olsun,  ruhen aynı cümlenin içinde yer alırlar.  Aynı dünyada birlikte ve yanyana olmasalar da, birbirini sevenler için mutlaka iki kişşilik yer vardır öbür dünyada.  Kalabalıklar içinde yanlız kalan insanlar; toplumdan kopmuş ve kopartılmış insanlardır. Kendi ruhunda söylem ve eylem birliği içinde olan insanlar, toplum için  düşünen, hisseden ve gereğini hakkıyla yerine getiren insanlardır.

Profösör

Vaktin Kıymeti


Bugünün işini yarına bırakmamak gerekir.  Bugün yarın, bugün yarın derken  zaman geçiyor ve saatler duruyor. Saatlerin durduğu anın, ömrünün sona erdiği andır.  Vaktin kıymetini bilenin kazanımı, en büyük kazanımdır. 

Profösör

11 Ocak 2017 Çarşamba

Emir Yumuşatılmaz


Emri bil maruf, nehyi anil münker. İyilikler emredilir, kötükler men edilir. Emir cümleleri hep kesinlik ifade eder. Elbette bilgilendirici ve öğüt verici olmakla birlikte didaktiktir. Çünkü emirler de, yasaklar da insan insan ve toplum hayatı için gereklidir. Hayati bir önem arzeder. 

Trafik levhalarında da kesinlik ifade eden yönlendirme işaretleri bulunur. örneğin; sağa dön, sola dönülmez gibi ifadeleri içeren trafik tabelalar vardır. Sağlıklı trafiğin işleyişi açısından sürücüler bu emirleri yerine getirmek zorundadır. Virajı alamayan bir otomobil son süratle şarampole yuvarlanarek azrailin kucağına düşebilir, canından olabilir. Elbette trafik canavarı arkanızdan kıs kıs gülebilir.

Emir emirdir. Sağa dön yerine sağa denebilirmisiniz şeklinde bir trafik işareti yoktur. Bir komutan askeri birliğine komuta ederken, nişan alır mısınız, ateş eder misiniz şeklinde emri yumuşatmaya gidemez.  İş yapmada insanları ikilem içinde kalacak bir düşünceye sokamaz. O işlemin kesinlikle yapılamsı gerektiği emirle belirlenir.

Profösör

9 Ocak 2017 Pazartesi

İnsanlıktan Yanayız


Dünyada iki kutup var, biri iyi kötü demek gafletine düşürülüyoruz. Sovyetler Birliği çöktüğünde  tek kutuplu bir dünyanın temsilcisi Amerika vardır demek, söylem olarak da yanlıştır. Tek kutuplu bir dünya olmaz. Görünüşte süper ve emperyal güç olarak Amerika var denir. Şimdi ise birden fazla  Amerike'ya kafa tutabilecek dünyada süper güçlerin varlığından sözedebiliriz.

Oysa adaletten, hakikatten, insanlıktan yana güçler var olmakla birlikte, karşısında  da hakka, hakikate aykırı duran, insanlığı sömüren, ezen, katliam yapan güçler ve insiyatifli aileler vardır. Temsil ettiği zihniyetk tek kelimeyle siyonizmdir. Siyonizm zihniyeti ahtopot gibi kollarıyal her yere uzanmış ve sarmıştır.

Bizler ne o kutuptan, ne bu kutuptan sömürgecilerin temsil ettiği hiçbirinin zihniyetini benimseyemeyiz. Bizler ancak insanlık adına ve insanlık onuruna verilen şavaşlarda haktan ve hakikatten yana bir duruş sergileriz. Hele hele yabancı güçlerin belirlediği gündemin içinde kendimize bir rol göremeyiz. 

Profösör

Milli Anayasa İstiyoruz

Şans Oyunları


"Size de çıkabilir" sloganıyla zaman zaman piyango biletleri pazarlanıyor ve satışa sunuluyor. Medya da yılbaşlarında büyük ikramiyeyi ballandıra ballandıra reklamını yapıyor. Şu kadar ev alınır, şu kadar, araba alınır, şu kadar cumhuriyet altını alınır gibi toplumu kumara teşvik ediliyor. Ne yazık ki piyango kelimesinin önünde "milli" kelimesini unutmamak lazım.  Bir taraftan Diyanet İşleri Başkanlığı da piyangoyla ilgili fetvasını haram olarak vermişken;  devlet eliyle piyango çekimi yapılabiliyor. Devlet piyango gibi sans oyunlarından ve umut tacirliğinden elini çekmesi gerekir. Bu konuda devletin kendisinden doğru olanı yapması beklenir. Nitekim şans oyunları kademe kademe devletin bünyesinden çıkartılarak özelleştirilecektir.  Devlet şans oyunlarına teşvik etmemeli, bütün şans oyunlarından elini çekmeli ve çelişkilere düşmemelidir.

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...