İzleyiciler

bilgisayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgisayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2015 Çarşamba

Şuurlu Olmak Dikkatli Olmayı Gerektiriyor


Bilgisayar ve internet üzerinden sosyal medya hesaplarındaki  bütün paylaşımlar dikkate alındığında, kim ne yazmış, kim neyi onallamış, bütün hareketler açık hesap takip edilebiliyor. Kim ne yazarsa yazsın, kim neyi paylaşırsa ve neyi onaylarsa onaylasın sonuçta hakkında verilecek yargıya da kabüllenmiştir demektir. Bizim üzerinde durmak istediğimiz, inanç ve kültür bakımından kendisini temsil konumundaki kişilerin olur olmaz paylaşımlara onay vermesi, ben bu paylaşımı inanç ve ahlaken benimsiyorum ve beğeniyorum konumuna düşmesini eleştiriyoruz. Hem kültür adamı olacaksın, hem de inanç ve ahlaken eleştirdiğimiz paylaşımlara şuursuzca beğeni tuşuna tıklayacaksın. Hem de yeri geldiğinde kültürümüzün kodlarıyla ilgili başımıza uzman kesileceksin. İnanç, kültür ve aksiyon adamı boş şeylerle meşgul olmayacak, aynı zamanda abesle iştigal etmeyecektir.
..
Faize karşı olan bir adam, herhangi bir bankanın paylaşımına beğeni tıklaması yapamaz, yapmamalı da. Ya da israfa karşı olan bir insanın mükellef bir sofra fotoğrafını hesabında paylaşmamalı. Hani derler ya "Yiyebilenn var,yiyemiyen var" Gereksiz paylaşımlar insana bir şey kazandırmaz. Aksine insandan birşeyler götürür ve itibarını düşürüverir. Bir taarftan yeni doğmuş bebek fotoğrafları yayınlanıyor. Fakat takipçiler beğeni tuşuna tıklamakla yetiniyor. Oysa bir kelimelik bile olsa "Maşallah" yazmaları dua yerine geçerdi. Bunun gibi bir sürü dikkat edilmesi gerekenler azabi derecede önemsenmelidir. 
..
Mademki şuurluyuz diyoruz. Şuurlu olmalıyız diyoruz. Çocuklarımızı olumsuz etkenlerden korumalıyız diyoruz. hatta  çocuklarımıza daha bebek iken televizyon ekranlarına maruz kalmasını önlüyoruz. Buna dikkat ettiğimiz kadar neye nasıl inanıyorsak, inancımızı uygulamaya sokmalıyız ve kültür haline getirmeliyiz. Bir anne bebeğini bir süreliğine bakması için annesine bırakıyor. Bebek anneannenin kucağında dudakları bükülü,  ağlamaklı. Anne bir an önce kaçıp gidecek, çünkü açil bir işi var dışarıda. Çocuğunu oyalarken ismini de zikrederek "Bayyy baaaayy" diyor. Bu ne demektir şimdi; ben bunu anlamıyorum. Bunu yapan anne inançlı, kültür insanı aynı zamanda iletişmci. Çocuğunu kime emanet ettiğini bilmiyor. "Allah'a ısmarladık" ya ad "Allah'a emanet ol yavrucuğum" diyemiyor. Evet eleştiriyorum. Çünkü şuurlu olmak dikkatli olmayı gerektiriyor.

Profösör

25 Eylül 2012 Salı

Sosyal Medya Gerçeği


Milyonlarca hesabı olan, sosyal medya üyesi ve her biri birbirine network ağlar sayesinde bağlı kalarak, yeni nesil bilişim teknolojilerini sonuna kadar kullanabiliyor. Her sosyal medya kanalının, kendine has işlevi ve işlevselliği olması, farklı alanlarda üyelerinin sosyal ihtiyaçlarının karşılanması demektir. Herşey buraya kadar güzel olup, sosyal medyanın kendi işlevi dışında kullanım alanlarının yaratılması da bir o kadar, hesap sahibini bağlıyor ve sorumluluk altında tutuyor. Bu anlamda da, kişiyle ilgili bilgi edinmede, kişinin ahlak ve karakter yapısı hakkında bilgiye rahatça ulaşabiliyoruz. Kişi ister rumuzunu kendi gerçek ismine bulaştırsın bulaştırmasın, bir şekilde bazı noktalarda kesişerek, kendi yapısı hakkında, istemese de, ilgi duyanlara ve merak sahiplerine malumat verebiliyor. Sosyal medya kullanıcıları, blog, facebook, twitter, linkedin, youtube, vimeo gibi daha sayamayacağımız birçok kanallarında, yazdığı ve paylaştığı bütün belgeler de bir şekilde kendini ifade yolu buluyor. Kişinin baştan itibaren geriye doğru hesapları takip edildiğinde hakkında kesin hüküm verebileceğimiz doneleri elde edebiliyoruz.

Kişilerin interneti ne kadar sağlıklı kullansa da, neyi, nerede, nasıl, ne şekilde, kime göre, bilgi paylaşım içinde olması gerektiğini sosyal paylaşım kanalları içinde bilmesi, buna göre kendini konumlandırması aslında yanlış anlaşılmaları da önlemiş olacaktır. Bazen söylediklerimiz ve yazdıklarımızda bir çelişki olmayabilir ama söyleyiş tarzımız ve paylaşım biçimimiz daha önemli hale gelebilir. Kişi kurum ve kuruluşlar kendi itibarını yükseltmek ve prestij kaybını önlemek için, özellikle bir sosyal medya ajansıyla çalışırlar. Sosyal medya uzmanları, müşterisinin ismini, ürününü, hizmetini, markasını daha yücelere çıkartmak için, sosyal medyanın önünde dimdik ayakta durmak ve zaaflarını bertaraf ederek, anlı açık bir şekilde kamuoyunu yönlendirir. Sosyal medya uzmanları, sosyal kamuoyunda müşterisinin durumunu üstlenir, onlar adına yazar, çizer, edite eder. Oluşabilecek krizleri zamanında önler. Bu onun işi ve kariyeridir. Bir hastanın doktoruna, bir talebenin hocasına teslim olduğu gibi, ona teslim olurlar. Sosyal medya uzmanları, hem gazetecilik ve editörlüğü, hem de reklamcılık ve halkla ilişkilerin temel ilkelerine sahiptirler. Biraz felsefe, biraz sosyoloji, biraz tarih, biraz edebiyat, biraz pazarlama, biraz marka yönetme bilgisine sahip olurlar. Her ilimden, her düşünceden, her duygudan dağarcığında bulundurur. Bir etkileşim içinde bu bilgi ve birikimleriyle, sosyal medyada, yazar, çizer, konuşur, anime eder. Bu uğurda hergün saatlerce bilgisayarın başındadır. Önce koruyucu hekim gibi, savunduğu markayı diri tutmaya çalışır ve gelebilecek her tür yıkıcı faaliyete karşı, bertaraf edebilecek ön hazırlığı yapar. Sonra da savunduğu markayı en iyi bir şekilde savunarak ve prezante ederek ustalığını gösterir.

Dahası; örneğin twitterda markasının ismini ve markayla ilintili olgusunu en çok anılan grandtopik çalışmalarında birinci sıraya girmesini sağlar. Bu çalışmayı geliştirmek ve markaya yönlendirmek için de, markanın varlığıyla ilgili değerlerinden yola çıkarak kreatif sözlerle yığınları etkiler. Fotoğraf, grafik, kolajlarla slayt çalışmalarını yayınlar. Bir taraftan sosyal medyanın bütününde organizasyonlar ve yarışmalar yapar. Hediye çekilişleri ve sergiler düzenler. Bir taraftan da raporlar hazırlayarak, müşterisiyle eşgüdüm içinde çalışmasını sürdürür. Sosyal medyada herkes dikkat etmek zorundadır. Yığınlar bizi hep birlikte yücelere çıkartırken, bazen de hep birlikte bizi boşluğa bırakabilir. Artık sanal dünya reel dünyanın önüne geçmiştir. Yakında gazete, dergi, radyo ve televizyon varlıklarını reel dünyaya göne sürdüremeyeceğini iyice anlayacaktır. Zaten şimdiden reel dünyanın pabucu sanal dünya tarafından dama atılmıştır. Görmeyenler bunu geç de olsa göreceklerdir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...