İzleyiciler

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Hakikat içinde bir rüya, rüya içinde hakikat..


Ramazan ayının sonuna yaklaşıyorken kendimizi, İstanbul'un tarihi yarımadasında bulduk. Onbir ayın sultanı olarak nitelendirdiğimiz Ramazan ayı, rahmet, mağfiret ve bereket ayı. Bu ayda kendimi gerçekten bir garip hissederim. Sağlıklı herkes gibi oruç tutma vecibemi yerine getirememenin bir burukluğu ve hüznünü her halimle taşırım. Buna rağmen iftar vaktinde hayatımın en mutlu anlarını yaşarım. Herkes gibi iftar vaktini bekler, müezzinin akşam ezanını okumasıyla birlikte iftar açarım. Bu duygunun feyzi bereketiyle kendimi yeniden dirilmiş, yeniden dünyaya gelmiş gibi hissederim. Bu vesileyle ramazan ayı boyunca bir iç muhasebe içinde olduğumu söylemeliyim.

Cihan devleti Osmanlı'nın dünyayı adaletle yönettiği bu tarihi yarımadaya geldiğimizde dini, milli, tarihi duygularla karışık, insanın yaşadığı bütün mikro ve makro duyguların evrensel boyutlarını da bu tarihi yarımadada hissederek büyük hazlar yaşadığımı söylemeliyim. Devlet olma, halife ve reis olma sorumluluğuyla aç bir aileye sırtında un çuvalı taşıyan Hz. Ömer’i düşündüm. Bu sorumluluk bilincinin dünyayı yönetmedeki Osmanlının fetih ruhunu düşündüm. Dünyada tek bir insanın, tek bir canlının zulümden kurtuluncaya dek adalet duygusunun bizim birey olarak insani, vicdani ve dini vecibelerimizi salih amellerle bezemek olduğunu anladım. Göğsümde bir kez değil, bin kez atan bir yüreğimin bin yürek taşıdığını hissettim. Sevmenin, sevilmenin, yardımlaşmanın, kaynaşmanın ne demek olduğunu anladım.

İşte böyle bir duygunun yaşandığı yerlerden biri de Sultanahmet Meydanı.. Tam iftar vakti koskoca meydanda oturarak bir iftar yapabileceğimiz bir ağaç altı, ya da bir çiçek kenarı bulamadığımızı söyleyebilirim. Yediden yetmişe herkes yerini almış iftarı bekliyordu. Banklara, çimlere, kaldırımlara oturmuş binlerce insan iftarı bekliyordu. Bu güzel manzara içinde kendimize parkın Sultanahmet camisine bakan kısmındaki kaldırımda iki kişilik bir oturma yeri bulabildik. İftariyeliğimiz evden hazırladığımız mütevazı bir sofradan ibaretti. Bazı illerde iftar vakti İstanbul'a nazaran eken yapılıyordu. Ankara’da saat yirmide ezanlar okunmaktaydı. Sanki İstanbul’dan bu ulvi sesi duyar gibi oldum. Telefonumun saatine baktım ev et Ankara'da iftar açılıyordu. Dostlarım için güzel dualarda bulundum. Türkiye’nin her ili, hatta dünyadaki tüm müslümanların iftar vakti benden soruluyormuş gibi, hepsinin sofrasında bulunmak istedim. Özellikle Somali'deki açlık kampındaki insanları düşünürken kendimi tutamadım. Gözyaşlarım gözlerimden değil de yüreğimin derinliklerinden akıyor gibiydi.

"Allah'ü Ekber.. Allah'ü Ekber.." Caminin minarelerinden ezanlar okunmaya başlar başlamaz caminin bütün şerefelerinin lambaları ışıl ışıl yanmaya başladı. Sultanahmet Camisi'nin altı minaresi vardı. Bu altı minarenin dördünde de üçer şerefe, ikisinde ise ikişer şerefeden "Onaltı" şerefesi vardı. Bunda da bir hikmet vardır düşüncesiyle orucumuzu dualarla açtık. Allah'tan hidayet; hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda diledik. Sevgi, şefkat ve merhamet diledik. Dostluk ve kardeşlik diledik. Rahmet, mağrifet, bereket diledik. Bu ışıklı şerefelerle birlikte yanan minareler arasındaki "Namaz dinin direğidir" mahyasındaki yazılar ise, müslümanlara önemli bir uyarı niteliğindeydi. Eğer dimdik ve dipdiri ayakta durmak istiyorsak namaza sarılmamız gerekiyordu. Sağ ve sol yanımızda kaldırımda oturarak bu ışıklı ve büyüleyici muhteşem manzarayı içselleştiren iki turist kıza da birer küçük sandviçlerden ikram ederek karşılıklı konuşmadan tebessüm ettik. " Hakikat içinde bir rüya, rüya içinde hakikat" her zaman vardır bunun nedeni nedensiz bir tebessümdür.

Profösör

25 yorum:

öz'üm dedi ki...

güzel , içten duygular.

hazan dedi ki...

Ramazanin ilk gunu ordaydim bende ulkemin maneviyatini icime ceke ceke gezdim, belki bir daha hic bulamiyacagim uzuntusuyle ayrildim.

Ordan soludugum maneviyati burda biraz olsun yabanci komsularim hissediyor galiba benden turk pidesi istediler ramazanda cok guzel oluyormus aksamlari onlari ihmal etmiyorum.
Yazilariniza bayiliyorum inanin hep yazmanizi bekliyorum.

öykü dedi ki...

sevgı
yaradana duyulan sevgı
ınsana duyulan sevgı
yaratılan herseye duyulan sevgı

sevgı onemlı
sız de bunu satırlarınızda daıma en guzel halıyle verıyorsunuz.

Azura dedi ki...

Kaybettiğim bu duyguyu tekrar yaşayabilmeyi ben de isterdim. Yine güzel yazmışsınız.

▬|α.к.α.т.я.ι.є.ℓ|▬ dedi ki...

Ellerinize sağlık.
Allah bu yazıyı yazan ellerinize rahmet versin. Kitabınızı sağ elinize indirsin Rabb'im...

İyi-Kötü dedi ki...

Ramazan, zaten çok güzel olan şehr-i İstanbul'u daha da güzelleştiriyor şüphesiz.
Samimiyet kokan bir yazı.
Ne güzel.. (:

Kelimeler Dunyasi dedi ki...

Ney dinletisi ve yazı birlikte güzel huzurlu, umutlu bir rüya, aynı zamanda hakikat...

dö jasmin dedi ki...

harika..

esved dedi ki...

güzel payşalım teşekkürler :)

şahika dedi ki...

Ne güzel ne akıcı bir paylaşım.. Sultanahmet'e henüz gidemedim ben ne yazık ki.. :( Ama bu yazıdan sonra ilk fırsatta gitmek şart oldu.. :)

Buket dedi ki...

ne güzel anlatmışınız iftar saati duygularını...

kuccukkurba dedi ki...

Allah herkese böyle içten manevi duyguları hissetmeyi nasip etsin.

Emine dedi ki...

duyguda, duada, sevgide, merhamette bereket..ramazan bu demek..

' My Story dedi ki...

böylesine güzel duygularınız,düşünceleriniz hiç eksik olmasın.
teşekkürler..

Deborah dedi ki...

Güzel bi ziyafetti Profösör.
Hayırlı ramazanlar, hayırlı bayramlar:)

birtutamkekik dedi ki...

manaa dolu bir yazı olmuş...
kaleminize sağlık...
paylaşımlarınızı takipteyim profesör:)
teşekkürler...

BAMBİ dedi ki...

En güzel duyguları en güzel lisanla anlatmışsınz. okumurken çok keyf aldım.

neşe dedi ki...

Üç yıl önce ben de sultanahmette iftar yapma bahtiyarlığına erişmiştim.Hayatımda hiç bu kadar yoğun bir şekilde manevi bir atmosferde bulunmamıştım.Aynı tesbitti benimkisi de.O büyülü ezan sesiyle bir anda nasıl olduysa hayat durdu sanki.İnsanların; o birbirini aralayarak geçen insanların kargaşası bir anda mana dolu ezanla birlikte bıçak gibi kesildi.Ve bir baktım ki ayakta Allah kulu yok.Herkes bir anda aynı duyguları yaşıyordu ve aynı sevinci...
Rabbim tekrarlarını nasip etsin hepimize..

Miss maria dedi ki...

Nekadarda naif anlatmışsın :)

yakamoz dedi ki...

ne güzel anlatmışsın benim güzel sözlü abim :)
ankarada olarak üstüme aldım dualarımı Allah razı olsun senden ve senin gibi dostlardan

SmG dedi ki...

Geçtiğimiz hafta ben de oradaydım, gerçekten ramazanda mükemmel görünüyor ve mükemmel bir kalabalık var. Allah kabul etsin, yazı için teşekkürler.

Profösör dedi ki...

öz'üm @ Güzel bir akşam idi..

hazan@ beğenmeniz beni mutlu ediyor..

öykü@ öykücüğüm teşekkür ederim. siz de çok zarifsiniz..

Azura @ Yeniden kazanacaksınız inşallah..

▬|α.к.α.т.я.ι.є.ℓ|▬@ amiin..

İyi-Kötü @ Teşekkür ederim..

Kelimeler Dunyasi@ Teşekkür ederim.

dö jasmin @ Mersi..

esved @Paylaşım esastır..

şahika ü Sultanahmet ve tarihi yarımada bir başka ihmal etmeyelim..

Profösör dedi ki...

Buket@ teşyekkür ederim..

kuccukkurba @ Herkes yaşayabilir böyle bir iklimde olunca..

Emine @ Ramazan ve ardından bayram. ne mutlu bizlere..

' My StoryÜ@ben teşyekkür ederim..

Deborah @ Bilmukabele..

Profösör dedi ki...

birtutamkekik @ Teşekkür ederim..

BAMBİ@ Beklerim her zaman..

neşe@ Amiiin..

Profösör dedi ki...

Miss maria @ Teşekkür ederim..

yakamoz @ Dualarım dostlarım ve tüm müslüman kardeşlerim için. İnsanlık da bundan nasibini alır inşallah..

SmG@ Ben teşekkür ederim dostum..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...