İzleyiciler

25 Ağustos 2011 Perşembe

Herşeye rağmen gülmek ve güldürebilmek erdemdir


İnsan duygu ve düşünceleriyle yaşar. Duygu ve düşüncelerle yüz ifadesi, konuşması, tavrı, beden dili ve  varlığıyla kendini ortaya koyar.. Bir kişinin kimliğini çektiğimiz fotoğraflarla ifade etmemiz yetersiz kalabiliyor. Oysa kişinin yaşantısından bir kesit alırsak, yukarıda saydığımız özelliklerden dolayı hakkında bilgi ve kanaat sahibi olabiliriz. Osmanlıda ilmi kıyafe adında bir bilim dalı olduğunu biliyoruz. O zamanlar resim ve fotoğraf da kullanılmadığından kişinin ahlak ve karakter yapısını ortaya koyacak bilgileri ilmi kıyafe ile belirlendiğini Osmanlı resmi evraklarında rastlamaktayız.

Asıl konumuza dönersek insanın duygu ve düşüncelerini belirleyen yüz ifadeleri, jest ve mimikleri, davranışları kişinin ruh halini bize anlatmaya yetiyor. Bin bir çeşit duygu, bin bir çeşit düşünce besleyen insan gülmek ve ağlamak arasındaki bütün duyguları yaşayabiliyor ve bütün duyguları yansıtabiliyor. Biz ise hayatımızda hep gülmeyi isteriz. Zamanımızda insani ve dünyevi sorunlarla baş edemeyen insanlar gülebilme sorunlarını da yaşıyor demektir. İşte o zaman devreye güldürü sanatçıları ve aktiviteler giriyor. En azından buruk da olsa yüzlerin tebessüm etmesi arzulanıyor.

Şimdiki gazetelerde yazı yazan köşe yazarlarına eskiden fıkra yazarı denirdi. Adı üstünde fıkra yazarı demek, her şeye rağmen gülebilmek ve güldürebilmek demektir. Hayatın iyi yönleri vitrinlenerek kötü yönlerine karşı nasıl dudak bükülür, okuyuculara yazdıklarıyla ustalıklarını gösterirlerdi. Adeta yoldan çıkmayalım ve elaleme gülünç duruma düşmeyelim denmek istenirdi. Böylece doğruluk, iyilik ve güzellikler teyid edilerek, toplumu ifsad eden her türlü yanlışlıklar, kötülükler ve çirkinlikler yerilirdi.

Meddahlar, karikatüristler, mizançılar, orta oyuncuları, hacivat ve karagöz gibi gölge oyunları, günümüzdeki standapçılar, palyaçolar ve komedilerin yanında farklı ülkelerde gördüğümüz karnavallar bile insanı güldürebilmek için yapılan aktivitelerdir. Sözün kısası hepimiz gülelim ve hepimiz güldürelim. Her halimiz ve davranışımız ve bütün varlıklarımızla gönül alalım. Gönülleri hoş tutalım. İnsanları hoşnut edelim. Bütün varlığımız ve varlıklarımızla insanlara iyiliğimiz dokunmalı ki tebessümün bir anlamı olsun.

Profösör

14 yorum:

aglea dedi ki...

bu sabah sevinçle, sürekli bir sırıtmayla insanların arasına karışınca -ki elbette bu her günün sabahı böyle değil-, berbat ülke gündeminden somurtarak bahseden, omuzları düşmüş insanlardan utandım, çekindim. neyse bendeki hal geçti sonra da, kısa sürede onlara katıldım. böylece suçluluk duygum da geçmiş oldu. kendimi mutlu hissetmekten doğan suçluluk duygum:)

Emine dedi ki...

hayatım boyunca gülmeyi seçtim ben :) şu anda olduğu gibi gülümsemeyi ve gülümsetmeyi..

siz demiştiniz sanırım "tebessüm gönül hoşluğudur" diye..

sadece yüzlerin değil gönüllerin tebessümü dileğiyle..

hazan dedi ki...

Herseye ragmen gulmek guldurebilmek buda bir marifet yada dediginiz gibi erdemdir demek.

Hiç dusunmemisdim olayin §u yonunu
ben gulemiyorum yada arkadaslarim beni eglendiremiyor, yada onlarla eglenemiyorum, yada cevremde beni mutlu edecek kimse yok yada uzun zaman oldu yuzum dogru durust gulmedi, farkinda olmadan bir bilet almisiz ve bizi guldurecek o cevremizden bulamadigimizi, parayla biryerlerde bulmaya gitmisiz, tuhaf gercekden.

zeynep dedi ki...

Hiç kimse, gülümseme olmadan, ona ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir.
Kaleminize sağlık..

lacrymosa dedi ki...

osmanlı'da kıyafe adında bir bilim dalı olduğunu ilk kez sizden öğrendim. bu bilgi hoşuma gitti, hatta istem dışı gülümsedim, gülmek gerçekten bir ihtiyaç :)

guguk kuşu dedi ki...

evet, sana katılıyorum lüfen pozitif olalım, pirinç ayıklar gibi hayattaki kötülükleri tek tek bulup, bunları sakızı sündürür gibi uzatıp, enerjimizi tüketmeyelim.
evrende çok güzel şeylerde oluyor ve ben inanıyorum en az kötü şeyler kadar, kötülüklerin çok gibi görünmesinin nedeni bizim bunlara daha çok takılmamız. yazın çok anlamlı geldi ben yüzü gülümseyen insanla yakın hissederken kendimi ağız kenarları ve kaşları hep aşağı, hep negatif şeyler konuşan insanlardan vebalı gibi kaçıyorum.

didem dedi ki...

Gulumseyen insanin yuzu de guzel olur. Burada sokakta yuruyen insanlar hep birbirine gulumsuyor.

Profösör dedi ki...

didem@ inşallah.. tebessümünüz ve tebessümümüz bol olsun. Tebessüm kalbden gelir zaten..

Profösör dedi ki...

aglea @ Takdir ettim seni.. duyarlısın..

Profösör dedi ki...

hazan@ Allah senin yüzünü gülürsün ki bizim de şüzümüz güler sayende..

Profösör dedi ki...

zeynep@ teşekkür ederim..

Profösör dedi ki...

lacrymosa@ Gülmek inanın somurtmaktan daha iyidir..

Profösör dedi ki...

guguk kuşu@ Aynen benim gibisiniz..

Profösör dedi ki...

didem @ biz de birbirimize tebessüm edelim..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...