İzleyiciler

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Kurbağa kurbağa ne ister.. Şimşek yağmur ister ...

Bir kurbağa zulme uğramaya  görsün!. Tek başına devleşebilir, dünyanın bütün düşman ordularını  bir anda talan edebilir. Doğa adına, doğaya tahribat yapanlardan hesap sorarcasına, bütün hiddetiyle intikam alabilir.

Bir çoğumuzun küçüklüğü köylerde geçtiğinden, hep tabiatla iç içe yaşamışızdır.  Genellikle biz çocukların, o zamanki bir numaralı oyuncağı, kendi yaptığımız oyuncaklardan ibaret olurdu. O zaman ne hikmetse hem hayvanları çok sever,  onlarla arkadaş gibi oynar, hem de boynumuzda birer sapan taşırdık. Sapan bir nevi köy çocuklarının, kuş avlamak için icad edilmiş bir silahıydı. Bizim boynumuzda gezdirdiğimiz sapanlarla kuşları huzursuz eden bir duruşumuz da vardı. 

Oysa köylük  yerde bütün hayvanların değeri çok büyüktü. Bizim bahçemizde on, onbeş tane tavuk bir de horoz beslenirdi. Hatta onların kümesini de babamla birlikte yaptığımızı anımsıyorum. Bunun yanında hayvan olarak bir de eşeğimiz vardı. Onunla işlerimizi görür, ayrıca bizi taşıması için üzerine binerdik. Yine bahçemizin kenarından geçen su arkının kenarlarında kurbağalarla tanışır onlarla oyunlar oynardık. Özellikle yaz gecelerinde kurbağaların vıraklamaları, milyonlarca çekirge sesinin içinde dikkat çekici olurlardı. Yaz gecelerinde arkta akan su sesi, kurbağaların vıraklaması, çekirge sesleriyle oluşan doğal orkestranın sunduğu armoniyi unutmam mümkün değildir.  Bir anlamda kurbağaların vıraklamaları susuzluğu, kuraklığı gideren ve yağmuru yağdırdığına inanılırdı. Biz de çocuk olarak buna inanır, büyük, küçük her hayvana bir anlam yükler, onları ulvi ve yüce değerlerle bütünleştirirdik.. Hatta yazları kurak geçtiğinde, hububat susuz kalırsa, büyükler yağmur duasına çıkar iken, biz çocuklar kurbağaları bir küçük gölete toplayarak bütün çocuklar göletin etrafında bir halka oluştururduk. Sonra da hep bir ağızdan,  "Kurbağa, kurbağa ne ister? Şimşek, yağmur ister" diye bağırarak tempo tutardık.

Yukarıdaki videoyu izleyince kurbağaların da ne kadar güçlü olduğunu ve kendisine kötülük yapılırsa nasıl patlayabileceğine inanırım. Dünyanın öbür ucundaki bir kelebeğin kanat çırpışı nasıl tusunamiler oluşturabilecekse, bir kurbağa isterse atom bombası etkisini düşmanlarına gösterebilir.

Profösör

8 yorum:

N.Narda dedi ki...

Videoyu izlemeden bu yorumu yazıyorum : Yaşayanın dilinden anlatıldığında hatıralar başka bir güzellik kazanıyor.

N.Narda dedi ki...

bu da izledikten sonraki yorumum: İnsanlar - onların da hepsi değil bazıları- tabiata,hayvan haklarına vs. verdikleri değeri Dünyanın diğer yerlerinde can çekişen,zulüm altında inleyenler için veriyor,aynı hassasiyeti gösteriyorlar mı acaba? Soru işte,takıldı:)Yani bir Greenpeace'leri var da bir Human peace'leri yok. Bunu söylememdeki bir sebep de Somalinin başkentindeki BM yardım depolarının 3(üç) aydır erzakla dolu olduğu halde BM emir vermediği için açılıp da o aç insanlara dağıtımın yapılMadığını henüz öğrenmiş olmam :(

öz'üm dedi ki...

şanslısınız çocukluğunuz güzel geçmiş..

Kelimeler Dunyasi dedi ki...

Sevimli kurbağanın damarına basmayalım sakın:)

Aѕαннαяα dedi ki...

İnsan önce inanmalı. Asla umudunu yitirmemeli ve başına ne gelirse gelsin mücadeleden vazgeçmemeli. Video ve yazı gerçekten çok etkileyeci hoca'm. Bu paylaşım için teşekkürler..

Deborah dedi ki...

Ben kurbağalarla oynamaktan korkardım.:)

Rögar dedi ki...

geçmişe dair ne varsa bugünden güzel gibi geleceğe dair olanı düşünürsek bugün de güzel sanırım.

minik fare de kükreyebilir ayrıca :)

Profösör dedi ki...

N.Narda@ Teşekkür ederim..

N.Narda @ Malesef insanlık ayıbı devak ediyor.. Yalnız şunu hatırdan çıkarmamak gerekir ki hiçbir canlı zulüm görmemeli..

öz'üm@ Çocukluğumu özlerim ben zaman zman..

Kelimeler Dunyasi @ Dikkat etmek gerek evet..

Aѕαннαяα@ Ders almalıyız bu gibi paylaşımlardan

Deborah@ Kurbağalar çok sevimli hayvancıklardır.

Rögar @ Fereyi de unutmamalıyız..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...