İzleyiciler

30 Ekim 2017 Pazartesi

Eleştiri Samimiyetle Eşdeğerdir


Cumhurbaşkanımız siyasi bir  liderdir. Muhalefet liderlerimiz de birer siyasi lider ve partiye hizmet edenler birer siyasi figürdürler. Türkiye’yi doğrudan çökertemeyenler, içten içten bir takım manivelelerle iktidarı itibar kaybına uğratmak ve yıpratmak için her türlü tuzak ve desiseleri devreye sokarlar.

Bu arada iktidarın inancına ve hayat tarzına karşı, mütedeyyin insanları da muhalefet korteji içinde kullanırlar. Nedense dindar bilinen, ağzı laf yapan, laf ebeleri yazar, çizer, sosyal medya fenomenleri  sadece iktidar partisine bel altı vuruşlarını yaparlar. İncelendiğinde bu kişilerin muhalefet partilerine bir kelime dahi eleştirileri yoktur. Özellikle dış güçlere ve piyonlarına yönelik eleştiriyeri yoktur. Bu türler bir nevi lejyonerlik yaparlar. Görevleri de budur.

Siyasi liderler dini lider değildir ve sadece bütün vatandaşların siyasi liderleridir. Bu Cumhurbaşkanı olur, bu başbakan olur, bu muhalefet lideri olabilir. Siyaset içinde dini liderlik yoktur. Biz dinimizi din konusunda rüştünü ıspat etmiş, hocalarımızdan, alimlerden ve mürşitlerden öğreniriz. Kur’an hidayet kitabımız olmakla birlikte bir hakikat ve hikmet  kitabıdır.

Profösör

Subniminal Ayrımcılık


Malum bir televizyon kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istifasıyla ilgili yapılan bir haberde, başkanın anne ve babasıyla çekilmiş nostaljik bir çocukluk fotoğrafı veriliyor. Takım elbiseli, kravatlı ve  grand tuvalet bir baba, başında örtüsü olmayan saçı taralı şık giyimli bir anne. Arkasından da fokoğrafa bakarak; işte bir Cumhuriyet ailesi cümlesi spikerin ağzından dökülüyor. Cumhuriyet ailesi bir köylü aile de olabilirdi. Şalvarlı, puşili bir baba, başörtülü, yazmalı, kara lastikli köylü bir anne de olabilirdi.  Cumhuriyet Türkiyesinde inancı, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun Cumhuriyetin nimetlerinden bütün vatandaşlarımız faydalanır. “Cumhuriyet fazilettir” derken en başta inanç, özgürlük ve hep birlikte yaşama bilincidir. 

profösör

Seni Tek Geçerim


İmaj denince sadece görsel değerler akla gelir nedense. Oysa imaj bir kişi için, onun sadece kaşı gözü ve boyu bosu değildir. İmaj kişinin bizatihi bütünüyle kendisidir. Giyim kuşamı, kıyafetleri, davranışı, düşünceleri, söylemleri ve aynı zamanda hayata bakışıdır. Doğruları, yanlışları, güzellikleri, çirkinlikleri, iyilikleri ve kötülükleridir. Bütün bu değerler kişinin inancı ve davranışlarıyla bütünleştiğinde bir fotoğraf verir bize.

Mütedeyyin bildiğimiz bir arkadaşımızın “Muratım seni tek geçerim kardeşim” cümlesini kurması inanç değerleriyle çeliştiğini söyleyebiliriz. “Tek geçmek”  At yarışlarında, ganyan bayilerinde ve kupon dolduran oyuncuların söylemlerinde yer alan bilinir bir cümledir. At yarışı oynamak, kupon doldurmak ve ganyan bayiine teslim etmek kumara iştirak etmek demektir. Dinde kumarın yeri yoktur. Mütedeyyin bir kimse şiddetle toplumu ifsad eden kumardan kaçınır. Her türlü kumara karşıdır.

Profösör

15 Ekim 2017 Pazar

Beyin ve Kalp


Karar verirken son derece akılsız ve mantıksız kararlar verebiliriz.  Onun için istişare etmek, özümsemek gerekir.  Mantıksız verdiğimiz kararda bile bir hikmet gizlidir onda.  O kadar istişareden sonra madem ki kalp tasdik etmiştir; iş bitmiştir.  Şimdi göremesek bile zaman bize hakikati gösterir. Biliriz ki akıl ve mantık değil; kalp hükmünü vermiştir. Beynimiz çalışsa da bir arka planı vardır. Arka planda beyin ve kalp alış verişini sürdürür. 

Profösör

2 Ekim 2017 Pazartesi

Yaşandı Gitti


BİLGİÇ

Bir gündü;
Yaşandı öldü.
Ve bir akisti kalan
Yaşadıklarımızdan...

Oysa yaşadıklarımız denli
Tazeydi hayat
Biz üstünde dans ettik
Yaşadık ya..
Eskittik zannettik.

Sezer Özşen

Ekim 1993 - Harbiye


Not: Blogdaşım Sevgili Sezer Özşen,
namı diğer Momentos'un gönderdiği 
"Anıltı" ismli şiir kitabından "Bilgiç" başlıklı şiirini bloğumda sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.  
Teşekkürler  sevgili Sezer!.. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...