İzleyiciler

kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2014 Pazartesi

İyilik Tebessümle Başlar


Bir arkadaşımız "Napoli'de küçük bir kafedeyim. 2 müşteri geldi. "5 kahve, 2'si bizim için diğeri askıda". 5 kahve ödeyip 2 tane aldılar. Askıda kahve nedir, diye sordum. Garson bekleyin ve görün dedi. Başka müşteriler geldi. 2 kız kendi içtiklerinin parasını ödeyip gittiler. Bir süre sonra 3 avukat geldi. 7 kahve dedi, 3'ünü içtiler ve 7 kahve parası ödediler. Biz konuşmaya devam ederken bir süre sonra fakir bir adam içeri girdi. Nazik bir ses tonuyla, hiç askıda kahveniz var mı, diye sordu. Napoli'de insanlar bu şekilde birbirlerine görmeden kahve ve hatta yemek ısmarlıyorlar.." diye bir anısını paylaşmış sosyal medyada.

Nerede olursak olalım, hangi inançta olursak olalım  insanlık ölmemiş daha diyebiliriz.  Bu tutum insanlık değerlerinden kaynaklanmıyor. İnsanı sevmek, onun onurunu düşünmek için her insanın yapacağı bir şey vardır. Bunu kültür haline getirmek de kanıksanacak ahlaki değerlerdir. Japonya'da sabahları işe giden insanlar birbirlerine,  "Sabah çorbanı içtin mi" şeklinde sormaları da bir insanlık sorumluluğudur. Osmanlıda da "Sadaka taşı" kültürü insanlığın bir başka örneğidir. Sadaka taşlarına durumu iyi olanlar tarafındanh nakit akçeler konur, durumu zayıf olanlar da giderler sadaka taşından ihtiyacı kadar  konulan paradan temin ederlerdi. Sadaka taşıyla durumu zayıf olanın arasında mahremiyete önem verilirdi. Buraya kim uğrar kim uğramaz özellikle saklı kalır, bunu da  Osmanlı yine insanlık onurunu  düşünerek yapardı.

İnsana, evrene ve ötesine bir tebessümle bakmak, varlığını onların varlığıyla değer bulduğu idrakine varmak gerekir. Bir kez ebessüm yansırsa bütün çehrelere yüzler cemalleşir. İyilik yapmaya, iyilik görmeye hazırız demektir. Çünkü iyiliğin başlangıcında tebessüm var. Tebessüm eden herkes iyilik yapabilir ve iyilik yapabilme melekesine sahiptir.

Profösör

29 Kasım 2014 Cumartesi

Aşk Sürmeli Sonsuza Kadar


Saadet kırk yıllık sevdanın bir mirasıdır yüreğimizde. Kırkyıllık kahvenin hatırı kadar. Kahvesi kahverengileşmeli, köpüğünde olmalı dolunay. Bahtın güzel olmalı. Bir dünya kurmalı hayal ettiğin bir masal, içinde sen ve ben olmalı. Penceremizde dolunay.  Kahveyi yüreğiyle pişiren bir kahveci güzelin olmalı. Gözlerinin ışıltısı içini ısıtmalı. Saadet kırk yılla sınırlandırılmamalı. Bitmeyen bir hikaye gibi sevda, sevda olmalı, içinde şefkat barındırmalı. Aşk  sadakatle sürmeli sonsuza kadar.

Profösör 

4 Temmuz 2013 Perşembe

Bir Kitabın Adı


Bazen bir fincan çay, ya da kahve, belki bir ekspesso bütün yorgunluğu alabilir. 

Belki yanında tebessüm ettirecek bir kitabın beyaz satırları arasında kurutulmuş bir pembe gül dikkatini çekebilir. 

Belki de güzel bir cümlenin mutluluk getiren öznesinde huzur bulabiliriz. 

Yeter ki; kitabın adı konmamış olsa da "Tebessüm" olsun. 

Öle bir kitap ki; okunsun okunsun, üflensin, yaralara merhem olsun.


Profösör


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...