İzleyiciler

ahenk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahenk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mayıs 2019 Cuma

Zaman ve Mekan



Zaman ve mekan yerinde durur her zaman. İlerleyen zaman değildir, yer değiştiren mekan değildir. Zaman içinde mekan, mekan içinde zaman birbiriyle bütünleşmiştir. Her zaman akrebin peşinden koşturadorsun yelkovan!.. Geçer akrebi yelkovan; akrep yetişemez koşturan yelkovana hiçbir zaman!.. Zaman da mekan da, eskilerin fasit daire dediği  bir kısır döngüdür. Zaman ve mekan yerinde duradursun; hayat bir ömürlüktür. Bir köşkte, bir konakta, bir villada, bir yalıda hatta bir sırça sarayda da yaşasan bir ömürlüksün işte. Kızgın çölde derme çatma ve çalı çırpıdan bir kulübede de yaşayabilirsin. Metropollerde gökdelenlerin dibinde, karton kutularda da yatıp sabahlayabilirsin. Dünya fani, geçici, bir ömürlük insan ve bir nefeslik cansın işte. Sen sen ol kanatlı bir kuş ol... Duvara mıhlı bir saate kon ve zamanın üstüne ol!.. Zaman dursun, mekan dursun, bir sessizlik ahenginde herkes suspus olsun. Sen sus; hakikat konuşsun. Herkes mutlu olsun. Zamandan da mekandan da öte herkes huzur bulsun!..

Profösör

21 Kasım 2014 Cuma

Ebru Sanatı... Dünya Mirası.


En eski kağıt süsleme sanatı olarak bilinen, Osmanlı Türk İslam Sanatı olarak kabul ettiğimiz Ebru Sanatı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olan UNESCO tarafından dünya mirası olarak seçiliyor. UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz Paris'te yapılacak Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) Hükümetlerarası  Komitesi Toplantısı'nda,  Türk sanatı ebrunun dünyanın ortak mirası kabul edileceğini belrterek; "Ebru Sanatı yüzyıllar boyunca bizim kitap kapaklarımızda ve içinde  çok farklı  süsleme teknikleriyle kullandığımız bir kağıt resim sanatı" olduğunu söyledi. Bunu bir sanatçı duyarlıyla sanat ve kültür adına bir müjde ve övünç kaynağı olarak görüyoruz. 

Portre resim sanatından ziyade ebru, hat, tezhib ve minyatür sanatlarının geliştiği geneleksel Türk İslam Sanatı olan Ebru Sanatının Osmanlı döneminde  apayrı bir yeri vardı. Ebru Sanatı soyut olduğu kadar büyülü bir dünyanın anlatımını içerir. Renklerin raksı, ancak birbirleriyle karışarak ve kaynaşarak bir ahengi oluşturur. Ebru Sanatının felsefesinde yatan mantık; "Ben, sen, o, " yoktur. "Biz, siz, onlar" da değildir. "Bütün renkler toplandık, kaynaştık; bir olduk, biz olduk" yani "Hepimiz" ifadesinin anlatımı vardır. Ancak o zaman birlik ve dirlik vardır. Birlik ve dirlikte huzur vardır, mutluluk vardır, bereket vardır. İşte ebrunun varoluş felsefesi  budur.

Ebru sanatımız son yıllarda yeni nesil gençlerimizin ilgisini çekmekle kalmıyor, ona olan ilgiyle öğreniliyor, tatbik ediliyor ve nice gençlerden usta ebru sanatçısı yetişiyor. Belediyelerin ve kültür müdürlüklerinin katkılarıyla açılan ebru kurslarıyla geleneksel ebru sanatımıza sahip çıkılıyor. Bu sevindirici durum genç kızlarımız, öğrencilerimiz ve kadınlarımız tarafından erkeklere nazaran daha da ilgi görüp ebru sanatı gelişiyor. Çünkü ebru sanatı  aynı zamanda insanı olgnlaştırıyor ve insan ruhunu terapi ediyor.

Ebru Sanatı gibi Geleneksel Osmanlı Türk İslam Sanatlarında mutlaka İslami bir mefkure, İslami bir şuur ve sonsuz bir ahenk vardır. İnsanın beş duyusuna hükmeden kalbi bir yaklaşım vardır. İnsanı cezbeden ve insanı içine alan, insanı terbiye eden, iyileştiren bir yönü vardır. İslami, insani ve vicdani değeri vardır. 

Profösör

23 Eylül 2012 Pazar

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...