İzleyiciler

haram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2017 Cuma

Adalet Hassasiyeti

Temel inanç bir ağaç  büyüsün de odun yapılsın diye fidesi toprağa dikilmez. Bir ağaç genel olarak meyve versin, ondan insanlar istifade etsin, kurt kuş yesin diye dikilir. Oysa ağaç aynı zamanda  bulunduğu yeri gölgelendirir ve yaşlanınca da kurur, çürümeye başlar ve toprağa karışır.  Ya da  ondan odun ihtiyacı giderilir.  Sahibi olan bir ağaçtan izinsiz meyve kopartılmaz. İnsanın canı çekse  de, göz hakkı diyerek, ağaçtan sadece nefsi köreltmek için  bir meyve kopartılırsa, mutlaka sahibinden helallik istenir. Helallik istemek bizim olmazsa olmaz inancımızın ve kültürümüzün bir kuralıdır. Aksi takdirde sorumluluk üzerimizde kalır; bu durumu ahlaki bir davranış olarak  göremeyiz


Bu tür davranışları daha ileriye de götürebiliriz. Örneğin; yazın sıcağında başkasıan ait bir evin gölgesinde biraz gölgelenmek bile ahlaken sorgulanabilir. Yada yağmurda sokakta yürürken başkasına ait evlerin çatısı altında yürünmez diyebiliriz. Bu tür uç örnekleri çoğaltabiliriz. Asıl meselenin özünü adalet değerleri teşkil eder. Adaleti temin etmenin en başında ahlaki terbiyeye sahip olmak geliyor. Ahlaklı olmak. doğru davranışlar içinde bulunmak Allah'ın kuldan yapılmasını  istediği emirlerdir.  Hazreti Ömer'in devlet işlerinde devletin mumunu, özel işlerinde cebinden çıkarttığı kendisine ait  özel bir mumu kullanması, adalet terazisinin nasıl bir hassas terazi olduğunu gösterir bize.

Elbette biz insanlar sosyal varlıklarız. Hep birlikte ve bir arada yaşarız.  Bilerek yada bilmeyerek birbirimizin haklarına gireriz.  İçimizi acıtan, vicdanen rahatsız olduğumuz davranışlarımızdan da helallik isteriz. Birbirimizin hoşgörüsüne sığınırız. Bu arada hassasiyet gösterirken de   ifrat ve tefritten kaçınırız. Kimse bir tane meyvenin hesabını sormaz. Kimse bir evin gölgesinde oturana kızmaz. Kimse  neden saçak altında yürüyorsun diye ayıplamaz.  Bir yerde zor ve darda kalan bir kimse olduğunda hemen koşar elinden tutarız. İnsanlığın da vicrdanın da gereği bu olsa gerek!..


Zaman zaman beşer olarak gaflete düşebiliyoruz. Onun için en başta bize verilen emaneti korumamız gerek. Haksız yere menfaat sağlamak ve nemalanmak olmaksızın davranışlarımıza dikkat etmemiz gerekir.  Her ne iş yaparsak yapalım özellikle Besmelesiz yapmayalım ve iyi niyet taşıyalım. Umarız ki bundan dolayı hatalarımızdan ve işyeleyeceğimiz günahlardan  beri kalırız. 


Profösör


18 Mayıs 2012 Cuma

Her İşe Besmeleyle Başlayalım

İnanan insan, mü'min ve müslüman olarak, bir işe başlarken "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlarım" anlamında "Bismillahirrahmanirrahim" deriz. Besmele çekeriz ki; yapacağımız iş hayırlı bir iş olsun. Mantık olarak kötü bir işe başlarken besmele çekemeyeceğine göre, o zaman besmele bir anlamda bizim Allah'ın adını zikretmekle kötü bir iş yapmamamızı sağlar. İnanarak bütün varlığımızla besmele çekerek bir işe başladığımızda, o işin doğru, iyi, güzel olmasını arzu ederiz. Besmele her işin başlangıcıdır.

Besmele çekerek bir sofraya otursak ve besmele çekerek önümüze konan sofradan yesek, içsek sonra da "Şükür Allah'ım biz bunları hak etmiyoruz, ama bunca nimeti bize veriyorsun" desek yediğimiz ve içtiğimiz bütün bu nimetler bize helal midir? Yediklerimiz, içtiklerimizin mahiyetine bakmamız gerekmektedir. Yediğimiz bu lokma alın teriyle kazanılan bir lokma mıdır? Buna bakmak lazımdır. Eğer değilse yediklerimiz ve içtiklerimiz domuz hükmündedir. İnancımıza göre haram olan domuzdan bir farkı yoktur.

Besmele insanın bir şuur halidir. Şuurluluk bizi olası yanlışlıklardan, kötülüklerden, çirkinliklerden koruyacak olan, doğruluğu, iyiliği, güzelliği celbedecek ve hayra odaklanmamızı sağlayan bir durumdur. Besmele bir nevi koruyucu hekimlik gibi bizi bütün olumsuzluklardan maddeten ve manen yüceltmeye hazır hale getiren bir başlangıç halidir. Besmele bütün değerleri, insanın bütün hücreleriyle tanıştırır, insan yaratılışı ve varlığıyla her işte hayrı talep eder, her işte hayır umarak hayır bekler.. Olası ve olacak olaylara karşı da hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanır, bu suretle de amentüyü içselleştirerek bir tevekkül eder.. Onun için besmeleyle başlanan her iş hayırla sonuçlanır.


Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...