-
batı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
batı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2019 Pazartesi
Emperyal Güçler
Etiketler:
arap,
batı,
beyrut,
cıa,
emperyal,
filistin,
haçlı seferleri,
hamas,
intifada,
israil,
Kudüs,
leyla haled,
mescidi aksa,
mossad,
müslüman kardeşler,
palestine,
savaş,
siyonizm,
suriye,
yaser arafat
25 Ocak 2018 Perşembe
İslam'da Ruhbanlık Yoktur
Ruhbanlık. Batıyı yönetiyor. Batı da din anlayışını ruhbanlık üzerinden okuyor. Ruhban da bütün Batı toplumunu siyaset dahil, askeri ve sosyal olarak da etki alanına alıyor. Günümüzde de haçlı seferleri bir başka kılıkla devam ediyor. Ruhbanlık da dünya silah ve ilaç sektörünün işleyişinde imtiyazlı ailelerin emrinde çalışıyor. Zaten incilin tahrifi bu imtiyazlı ailelerin emriyle kiliseler ve papazlar vasıtasıyla yaptırtılmıştır. İmtiyazlı aileler devasa varlıklarını daha da büyütecekler, geri kalan toplumlar da inancı ne olursa olsun kademe kademe çizilen şemada birer kukla olarak olarak efendilerinin kölesi olacaklardır. Son zamanlarda İslam Hilalinin parlayışı karşısında haçlı kafa kesen fundamentelist bir İslam zihniyetini resmederek; alın işte müslümanlık demiştir. Batı İslam'ı insanlık dışı bir din olarak gösteriliyor. Batı bu algıyı pekişleştirecek Daeş figürünün de menşei oluyor. Çünkü İslam hiç bir zorluk olmadan kalbe hükmeder. Gönül rızasını esas alır. Bütün insanlığa adalet, ahlak ve insanlık onurunu bahşeder. Batı bunu önlemesi lazım.
Ruhbanlık kısaca din üzerinde bir ipotektir. Çarpıklık, çelişki ve paradokstur. İslam ve Kur'an bütün insanlığı Allah'a davet eder. Alimler, arifler, abidler, salihler birer vasıtadır. Onların ilminden, irfanından, birikiminden, maddi manevi hayat anlayışından feyzalmak ve sıratı müstakimde sabit kalmak bir müslümanın şiarıdır. Hristiyanlıkta olduğu gibi ruhbanlık düşüncesi ve duygusu taşıyan her tür kimlikten, zihniyetten uzak durmak şuur sahiplerinin işidir. Ruhbanlık uyutucu ve uyuşturucudur. Önce bununla mücadele etmek gerekir. Çünkü ruhbanlık din adı ve algısı üzerinden menfaat temin eden bir şebekedir. Bu şebekeler zaman zaman dış mihrakların değirmenine de su taşırlar. Bu bir tarikat, bu bir cemaat, bu bir siyaset ya da sosyal bir oluşum ve platform olabilir. Onun için öllçü Kuran; uygulama örneği olarak da Hazreti Peygamberdir.
Bu çağda Allah dostu, evliyaullahtan olmak çok zordur. Sadece nefsi terbiye ederek ahlaki davranışlar sergilemek yetmez. İnsan kendi alanında bilgili, görgülü ve mesleğinde de uzman olması gerekir. Bilgiyi papağan gibi okumak bilgiçlik ve ukalalık yapmak gibidir. Oysa bilgiyi özümsemek ve hayatında uygulamak ise bilgeliktir. Böyle insanların yanında insan emin olduğu kadar mutluluğu ve huzuru bulur. Bu ancak yaşayarak ve yaşatarak idrak edilebilir. Kur'an tahrif edilen kutsal kitaplar gibi değildir ki!.. Tehlikeli olan; Kuran insanın kendi kafasına ve nefsine göre yorumlamasıdır. O zaman Kutsal kitabımızın tahrif edilen kitaplardan ne farkı kalır ki!..
Profösör
8 Nisan 2017 Cumartesi
15 Mart 2017 Çarşamba
25 Haziran 2015 Perşembe
Algı Yönetimi
Profösör
Etiketler:
algı yönetimi,
batı,
kurt,
kuzu,
Recep Tayyip Erdoğan,
şer güçler,
şuur
14 Ocak 2015 Çarşamba
Batı Bukelamun Gibidir
Batı tahrif edilmiş kendi kutsal kitapları olan incile bile inanmaz. Fransız devrimi kliselere, derebeyliklere karşı eşiktlik ve özgürlük adına yapılmıştır. Onun için batılılar incile inanır gibi görünür ve bir kültür olarak da isteyen kiliseye gider günahını çıkartır, bu yolla vicdanen müsterih olmanın icabına bakarlar. İsmeyen gitmez, aynı zamanda da ateist düşünceye sahip olabilir, ya da İslam dışı doğudaki birtakım budizm ve brahmanizm gibi dinlerle tanışır. İsteye bir zamanların modası olan hipiliği seçer, dünya turuna çıkar. Oysa bir sürü ve sayısız denecek kadar incil vardır. Her bir incil çoğu konularda birbiriyle çelişir. Batı inanç ve yaşam biçimi olarak çıkmaz bir zihniyet sokağındadır.
Batıyı idare eden güç boş turmaz; batıda ve batıya hayran olan toplumlarda İslam'ı öcü olarak gösterirken misyonerlik faliyetlerini kesintisiz olarak sürdürür. Toplumları islamafobi ile korkutularak, efendilerine itaat eden bir toplum haline getiren politikalarından vazgeçmezler. Aslında batı kültürü bu demektir. Sömürgeci, zalim bir anlayışın sahibidirler. Böyle olunca da doğal olarak medeniyetler de çatışır. Batı tarih boyunca varlığını sömürgecilikle sürdürmüştür. Bundan sonra asıl korku batı için İslami uyanıştır.
Batının korkusu kendisinin içinde bulunduğu refah düzeninir yımılamsıdır. Dünyayı yöneten siyonist ailelerin, kurduğu sömürü düzeni aynı zamanda batıyı bir silah olarak kullanır. Batıda da refah düzeni aynen kast sistemi gibidir. Refah paylaşyımı kademe kademe, ucu dünyayı yöneten ailelere kadar dayanmaktadır. Batıyı her zaman müslümanların cihat inancı korkutmuştur. Cihat zalimlerin korkulu rüyasıdır. Çünkü Hak varken, batıl yok olacaktır. Onlar da bu gerçeğin bilincindedir. Onlarda batının çöküşü ve yıkılışı ne kadar geciktirilirse onlar için o kadar iyidir düşüncesi hakimdir. Artık eskisi gibi dünyada karşı karşıya olan, batı ve doğu bloğu yoktur. Bundan böyle Hak ve batıl vardır. Bir tarafta ezenler, sömürenler, iki yüzlü acımasız zalimler, diğer tarafta sömürülen, ezilen, zulüm gören halklar vardır. Aynı zamanda müslüman özü sözü birdir. Batı ise bukelamun gibidir. Batıya asla inanılmaz ve güvenilmez. Önemli olan bizim inanç ve vicdan sahibi olarak, adalet ve hukuk adına nerede durduğumuzdur.
Profösör
Etiketler:
ateist,
batı,
Bukelamun,
Charlie Hebdo,
cihat,
eşitlik,
inanç,
incil,
islamafobi,
kilise,
özgürlük,
sömürgecilik,
terör,
zihniyet,
zulüm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



