İzleyiciler

Bukelamun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bukelamun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2017 Salı

Bukelamunun Korkusu



Aynen bukelamun gibisin derler ya! Yanar döner acaipsin diye de meşhur  bir pop şarkısının güftesi de vardır.  Aslında bulunduğun ortama uyar gibi yapmak, bir öyle, bir böyle olmak, yani olduğun gibi olmamak ve görünmemek bir anlamda münafıklık alametidir. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar atasözünü de unutmamak gerekir. Karanlık cehaletse eğer; güneş hakikatin kendisidir, doğdukça ve ışıdıkça karanlığı yener. Yalancının, münafığın, öyle böyle olanın korkusu kendisini gizleyememektir. Bir fotoraf düşünün rengarenk renk skalasından fırlamış bir bukelamunun keyfine diyecek yoktur. Onun korkusu siyah beyaz fotoğrafta maskesinin düşmesidir. Çünkü bukelamun siyah beyaz fotoğrafta  bütün renklerini kaybetmesidir.

Profösör

14 Ocak 2015 Çarşamba

Batı Bukelamun Gibidir


Batı tahrif edilmiş kendi kutsal kitapları olan  incile bile inanmaz.  Fransız devrimi kliselere, derebeyliklere karşı eşiktlik ve özgürlük adına yapılmıştır. Onun için batılılar incile inanır gibi görünür ve bir kültür olarak da  isteyen kiliseye gider  günahını çıkartır, bu yolla  vicdanen müsterih olmanın  icabına bakarlar. İsmeyen gitmez, aynı zamanda da ateist düşünceye sahip olabilir, ya da İslam dışı doğudaki birtakım budizm ve brahmanizm gibi dinlerle tanışır. İsteye bir zamanların modası olan hipiliği seçer, dünya turuna çıkar.  Oysa bir sürü ve sayısız denecek kadar incil vardır. Her bir incil  çoğu konularda birbiriyle çelişir. Batı inanç ve yaşam biçimi olarak çıkmaz bir zihniyet sokağındadır. 

Batıyı idare eden güç boş turmaz;  batıda ve batıya hayran olan toplumlarda   İslam'ı öcü olarak gösterirken misyonerlik faliyetlerini kesintisiz olarak sürdürür.  Toplumları islamafobi ile korkutularak, efendilerine itaat eden bir toplum haline getiren politikalarından vazgeçmezler.  Aslında batı kültürü bu demektir. Sömürgeci, zalim bir anlayışın sahibidirler. Böyle olunca da doğal olarak medeniyetler de çatışır. Batı tarih boyunca varlığını sömürgecilikle sürdürmüştür. Bundan sonra asıl korku batı için İslami uyanıştır.

Batının korkusu  kendisinin içinde bulunduğu refah düzeninir yımılamsıdır.  Dünyayı yöneten siyonist ailelerin, kurduğu sömürü düzeni aynı zamanda batıyı bir silah olarak kullanır. Batıda da refah düzeni aynen kast sistemi gibidir. Refah paylaşyımı kademe kademe, ucu dünyayı yöneten ailelere kadar dayanmaktadır. Batıyı her zaman müslümanların cihat inancı korkutmuştur. Cihat zalimlerin korkulu rüyasıdır. Çünkü  Hak varken, batıl yok olacaktır. Onlar da bu gerçeğin  bilincindedir. Onlarda batının çöküşü ve yıkılışı ne kadar geciktirilirse onlar için o kadar iyidir düşüncesi hakimdir.  Artık eskisi gibi dünyada karşı karşıya olan, batı ve doğu bloğu yoktur. Bundan böyle Hak ve batıl vardır. Bir tarafta ezenler, sömürenler, iki yüzlü acımasız zalimler, diğer tarafta sömürülen, ezilen, zulüm gören halklar vardır. Aynı zamanda müslüman özü sözü birdir. Batı ise bukelamun gibidir. Batıya asla inanılmaz ve güvenilmez. Önemli olan bizim  inanç ve vicdan sahibi olarak, adalet ve hukuk adına  nerede durduğumuzdur. 

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...