İzleyiciler

ağlamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ağlamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2019 Çarşamba

Ağlayan Çocuk



Bu hıçkıra hıçkıra ağlayan masum bir çocuk mudur, yoksa bu içini çeke çeke ğlayan yetişkin bir adamın ruhu mudur!.. Gördüğümüz bu sureti hal masum bir çocuğun ağlayışı olsa da, belki de yetişkin bir adamın  masumiyet feryadıdır. İnsan bu!.. İyisi var, kötüsü var. İnsanın helal süt içmişi var, harama bulaşmışı var. Karşımıza kim çıksın; her insanın bir görünüşü var, bir de görünmeyen sırrı var.  Her sureti halin, bir de sureti sırrı var.  Her şey göründüğü gibi değil; sevinci, neşesi olduğu kadar, bir de hüznü ve üzüntüsü var.  Zahiren insanı anlamak mümkün değil, kendini melek  yerine koyan var, içindeki şeytanı çıkartan var. Var oğlu var. Gören göz, işiten kulak, koku alan burun, dokunan parmak ne kadar işlev görse de kalbe işleyen bir sır var. İnsan; bulunduğu yer ve zaman ne olursa olsun halden hale geçiş var. Bir alimden bir zalim, bir zalimden bir alim olurmuş. Ağlamak ise son çare, son kurtuluş. Bir masum çocuk kadar ağlayabilsek keşke!.. Sonuna kadar zembereği kurulmuş bir saat gibi boşalsak sonuna kadar, için için ve hıçkıra hıçkıra. Ve nihayet bir annenin şefkatli eli saçlarımızı okşasa!..

8 Aralık 2017 Cuma

Şamar Oğlanı


Kenarda, kuytuda ağlayan bir çocuk gördün mü sen!.. Bil ki yediği tokattan değil; onurundan ve gururundan ağlıyordur o. Hiç bir kimsenin çocuğu şamar oğlanı değil; ancak anneler bilir onun bu halini. Ağlayan bir  çocuk görsem, başı tıraşlı  köşelerde,  ağlayan çocuk  sanki benim içimde. Bir zamanlar çocuktum ağlamanın re demek olduğunu iyi bilirdim. Tokat yemekse en çok enseye tokat yerdim. Enseye tokat atan, masumun lokmasını alır derdim. Ha enseye tokat atmışsın, ha müsumun lokmasını ağszından lokmasını almışsın. Lütfen masumlara birazcık sevginiz olsun, biraz da şefkatiniz!.. Tam olsun merhametiniz ki; siz de merhamet göresiniz.

Profösör

7 Aralık 2014 Pazar

Tebessüm Yüreğini Açmaktır


Beş yaşında bir çocuk istiyor anlaşılmak... Onun en güçlü silahı ağlamak da ağlamak. Bir profösör amca, istiyor onu anlamak. Dedi çocuğa var mısın benimle oynamak. Çocuk omuz silkti birden; Sen düşünüyorsun beni kandırmak. Amca anlıyordu çocukların dilinden.  Çocuğa duvarlara resim yapabilir, çizebilirsin dedi. Çocuk bu söze karşı birden irkldi; kendisini anlayan bu insan bir ilkdi. Sonra ağlamayı sızlanmayı kesti; yüzünde gülücükler beliriverdi. 

Çocuk düşündü; evde duvara resim çizmek yasaktı. Masayı çiziktirmek azardı. Resim bir kağıda ya da bir deftere çizilir; duvar da masa da kirletilmezdi. 

Aslında çocuk ağlamakla, sızlanmakla kendisini anlayacak birini arıyordu. Annesi ona yeter artık zırlama dese de. O inadına temposunu arttırıyordu. Profösör amca istersen duvarlara resim çizebilirsin demesi, bir nevi  anahtar kelimeydi. Kendisiyle oynayacak, eğlenecek bir amca buldu. Kağıtlara resimler yapıldı. Resimler boyandı. Duvarlar yine tertemiz kaldı. Önce amca çocuğu anladı, çocuk da amcasını anladı. Çünkü amcası ona yüreğini açmıştı. 

Profösör

6 Aralık 2012 Perşembe

Bir Damla Gözyaşı


Bir damla gözyaşı binlerce masum canın karşılığıdır. Binlerce masum canın akan kanı, bir masum kızın gözyaşıdır. İnsanlık sınav verecekse eğer, topuyla tüfeğiyle, tankıyla, uçağıyla değil, vicdanıyla olacaktır. İnsanlık kurtuluşa erecekse eğer, savaş füzeleri, atom bombalarıyla değil, yüreğinde atan sevgi, şefkat merhametle olacaktır. Eğer Filistin’de, Gazze'de bir kız çocuğu ağlıyorsa eğer; hiç kuşkunuz olmasın; o bir Leyla Halid'dir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...