İzleyiciler

resim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
resim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2017 Perşembe

Yağmur Damlası


Bazen bir resim bir  kitaba bedeldir. Bazen bir resimkedi bir nokta kitaplara sığmaz desem yeridir.  Bir gül fidanı, bir tomurcuk, bir yağmur damlası bize neyi hatırlatmaz ki. Her şey tebessümden ibaret. Bir gülümsemenin, bir gamzenin anlatlak istediği nedir!..

Profösör

15 Ekim 2016 Cumartesi

Bir İlham, Bir Işık


Bazen siyahbeyaz bir resim, bin kıtalık şiir demektir. Bazen bin kıtalık şiir, tertemiz bir yürektir. Yalnız  geceler zifri karanlık olsa da. Bir resim, bir şiir bir ilham ışıktır yeter...

Profösör

8 Ocak 2015 Perşembe

Kadın Değerdir


"Her kadın, giyinmeyi ve süslenmeyi sever. Elbiseleriyle, mücevherleriyle tarihin her döneminde kadın değerlidir. Her coğrafyanın, her iklimin, her kültürün kadını kendine has kıyafetiyle endam eyler. Kadın her kültürde mahrem ve mahremiyle eş değerdir. Onun büyüsü kadınlık değerlerinin gizemidir.  Çekingenliği uluorta her yerde kendisini ve kadınlık değerlerini korumaya yöneliktir. Her kadın cinsiyet olarak kendisinin değer olduğunu bilir. Kaoının en değerli zineti de onun iffetidir."

Profösör

Resim: Bu arada kullanmış olduğumuz resim,  İspanyol, figüratif ressam Antonio Fuertes'in bir eseri olan ve Endülüs saraylarında yaşayan bir berberi kadının portresidir. Mahçup ve masum bir kadın figürüdür. Bu resim, biraz otantik, folkloruk folklorik biraz da mistiktir.

Antonio Fuertes İspanya'da 1940-1988 yıllları arasında yaşayan ve kendi kendine resim yapmayı öğrenen, figüratif resim yapan bir  İspanyol ressamı olarak bilinmektedir. Eserleri çok büyüleyici olup,  genellikle resimlerinde Arap kültürünü işleyen temalarıyla karşımıza çıkmaktadır. Antonio Fuertes çoğunlukla Alhambra, Granada ve Fas manzaralarında  özellikle erkek ve dişi insan figürleri çizmesiyle meşhurdur. Ayrıca daha önceleri reklam ofislerinde çalışarak, Madrid sinema ve tiyatro afişlerinin resimlemesiyle meşgul olması, onun şu anki profösyonelliğinin  temelini  oluşturmuştu. 

7 Aralık 2014 Pazar

Tebessüm Yüreğini Açmaktır


Beş yaşında bir çocuk istiyor anlaşılmak... Onun en güçlü silahı ağlamak da ağlamak. Bir profösör amca, istiyor onu anlamak. Dedi çocuğa var mısın benimle oynamak. Çocuk omuz silkti birden; Sen düşünüyorsun beni kandırmak. Amca anlıyordu çocukların dilinden.  Çocuğa duvarlara resim yapabilir, çizebilirsin dedi. Çocuk bu söze karşı birden irkldi; kendisini anlayan bu insan bir ilkdi. Sonra ağlamayı sızlanmayı kesti; yüzünde gülücükler beliriverdi. 

Çocuk düşündü; evde duvara resim çizmek yasaktı. Masayı çiziktirmek azardı. Resim bir kağıda ya da bir deftere çizilir; duvar da masa da kirletilmezdi. 

Aslında çocuk ağlamakla, sızlanmakla kendisini anlayacak birini arıyordu. Annesi ona yeter artık zırlama dese de. O inadına temposunu arttırıyordu. Profösör amca istersen duvarlara resim çizebilirsin demesi, bir nevi  anahtar kelimeydi. Kendisiyle oynayacak, eğlenecek bir amca buldu. Kağıtlara resimler yapıldı. Resimler boyandı. Duvarlar yine tertemiz kaldı. Önce amca çocuğu anladı, çocuk da amcasını anladı. Çünkü amcası ona yüreğini açmıştı. 

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...