İzleyiciler

edeb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edeb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2014 Salı

Edepli Bir Söz


"Söylersen doğruyu söyle, aksi takdirde sus" diye bir atasözümüz vardır. Doğruyu söylemek Haktandır. Yalan yanlış konuşmak insanın itibarını düşürür. Zaten yalanla yola çıkılmaz, "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" sonrası malüm; zifri karanlıktır. Karşılıklı konuşmalarımızda yeri gelir muhatabımıza "Boşboş konuşma" ya da "Cahil cahil" konuşma diye çıkışlarımız olur. Eğer konuşursak Haktan yana olacak. Bir taraftan da,  "Konuşmak gümüş ise, susmak altındır" sözünü hatırlamamız gerek. Onun için bir konuşursak iki susmalıyız. Yani konuşmadan önce konuşacağımız kelimeleri iyi tartmalıyız. Dil yarası hiç bir şeye benzemez. Acısı dinmez. Bazen bir söz idamlık gibidir. Asılmasan bile toplum gözünde infazlıktır.

Söz söyleme bir anlamda konuşma sanatıdır. İletişimdir. İletişim sanatları sadece hitabet ve tutuk atmak değildir. Yazmak, çizmek, resmetmek, oynatmak, yontmak, hatta beş duyuya hitab eden iletişim sanatlarının bütünüdür. Haktan yana iletişim kurmanın ve Haktan yana sanat yapmanın tek disiplini etik değerlerle buluşmaktır. Karşılığı estetiktir. Etik değerlerin menşeği de mesnedi de  edebtir. Edebten yola çıkarak söz söylemenin sanatsal karşılığı edebiyattır. Edebiyat edebe dair yapılan sanatsal eylemlerdir. Sadece söz söyleme değil, yazma, çizme, fotoğraf ve diğer bütün sanatların ana disiplinidir. Bugün şiir, roman, hikaye, piyes, deneme gibi eqdebi türler olarak bildiğimiz çalışmalara, edebi olan her tür resim, mimari, yontu, musıki,  tiyatro, sinema, gibi güzel sanatlar da edebiyatın emrindedir. Kendi geleneksel Osmanlı sanatlarımız olan, hat, ebru, çini, tezhib, gölge oyunları, oymacılık, kukla, meddahlık gibi sanatları  da aynı değerler içinde müteala etmemiz gerekir. 

Madem ki edeb ve edebiyat dedik; Haktan ve hakikatten yana edebe dair, estetikle buluşmuş  ne kadar sanat disiplini ve ekoller varsa o kadar medeniyetimizin temelleri güçlü demektir. O kadar adalet ve ahlak ölçeğinde insani ve vicdani değerlerimiz var demektir. O kadar muhabbet ve ünsiyet toplumumuzda hissedilir demektir. O kadar aşk ve meşk var demektir. Edepli bir söz, edepli bir resim, edebli bir yontu, edebli bir mimari, edepli bir musıki iliklerimize kadar işler, bizi kendimize getirir. Bizi buluğa eriştirir, olgunluğa götürür. Bizi belağatla buluşturur. 

Söz ola ki; Hakkı söyleye... Göz ola ki; Hakkı göre... 

Profösör

16 Şubat 2013 Cumartesi

Kelebek gibi uçarım.. Arı gibi sokarım.


Bir iş yapmak, o işe hakim olmak, aynı zamanda daha da ustalaşma yolunda adımı atmakla olur. Her ne iş yaparsak yapalım; özellikle yaptığımız işin ticari yanı ağır basıyorsa, reklam ve   halkla ilişkiler yönünün güçlü olması gerekmektedir. Reklam halkla ilişkiler ne kadar sağlam  olursa,  ne kadar sağlam bir  fikre dayanıyorsa ve  bilimsel temellere oturtulursa, o derece pazarlama ve satıştan da verim alınmaktadır. Nice ülkeler, dünya markalarının istilasına uğramıştır. Kaliteli ürün, kaliteli reklam ve pazarlama yaparak müşteriyle buluşmalıdır.  Günümüzde açık olan pazara dünya devleri hemen kapmaktadır. Bunlara karşı mücadele etmek, bunlarla boy ölçüşmek  neredeyse yapılamamaktadır. Okyonustaki saldırgan iki büyük balina balığın dişleri arasından arasından, sıyrılarak kaçabilen küçübir balık, ancak böyle hayatını  kurtarabilir. Küçük firmaların durumu ne yazık ki budur. Bir zamanlar İstanbul'da İslam cenaze işlerini gayri müslümanler yürütmekte idiler. Ne yazık ki  Ortadoğuda da dağıtılan  bir takım gazeteler ingilterede hazırlanarak basılıp, dağıtılıyordu. Artık bu devir kapanmaktadır. Müslümanlar işlerinde ehliyet ve liyakat sahibi olmalıdırlar. İşleri, sosyal hayatları, inancının doğrultusunda şuur içinde olmalıdır. Bir insanın bir ideali olmalıdır;  herşeyiyle etrafındaki insanlar üzerinde hayranlık oluşturmalıdır. 

Bir zamanların Dünya ağır sıklet boks şampiyonu, Amerikalı, müslüman ve zenci olan Muhammed Ali Clay şampiyon olduğunda, ona karşı her türlü haksızlığı yapmışlardı. Yeri geldi elinden şampiyon ünvanı alındı ve o hiç yılmadı. çünkü o ulvi bir mefkurenin sahibiydi. Üç kez şampiyonluk ünvanı kazanarak. Dünya ağır sıklet boks şampiyonu oldu. Rinklere çıktığında önce ellerni semaya açıp, bir müslüman olarak Allah'a dua etti. Rakibinin etrafında dans eder gibi oynayarak, yumruklarını rakibine savurdu. Onun meşhur bir sözü vardı; "Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım. Elbette geçmiş bütün boksörler bir yana, " Muhammed Ali boksün yegane ustasıydı. O bütün hücreleriyle ve bütün refleksiyle boks yapıyordu. Diğer  taraftan Dünya futbol müsabakalarında Brezilyalı zenci futbolcu Pele,  sanki sahada top oynamıyordu. Adeta top  onunla oynaşıyordu. Onun oyunu hayallerin ve tasavvurların ötesinde bir sihirbazlık gösterisi gibiydi. Vakti zamanında takım olarak  İstanbula bir dostluk maçı için geldiklerinde, gerek tribünlerde, gerek televizyonlarda milyonlar nefeslerini tutarak isqzlemişlerdi.   Brezilya takımı Santos sihirbaz oyuncusu Pele'yle  8-1 'lik skorla tebessüm edip Türkiye'ye el sallayıp gittiler.  Pele bütün Türkiye'yi büyüleyip gitmişti.  Sonra da Türk basınında Pele için "Futbolun ilahı" başlığı atılmıştı.

İnsan bilgisiyle görgüsüyle, davranışıyla bir değerdir. Seviye önce edeptir. Bilgi ve birikim, sadece bir kişiyle kaim değildir. Bilgi ve birikim aynı zamanda bir takım işidir. Bilgi paylayştıkça değer bulur, bereketlenir. Bir fikir diğer fikirlerle buluştuğunda, gelişir ve kendi akış mecrasını  kendi doğallığında bulur. Bütün yapaylıklar, komplekseler, zorlamalar bizi varmamız gereken olgunluğa eriştiremez. Her kafadan bir ses çıkarak, kaos içinde boğulmak yerine; düzen, intizam ve hiyerarşik konumlamayla sorumluluk bilincini taşımamız gerekir. Ayrıca genel anlamda bilgi ve birikim; ancak insanlık idealinde kullanıldıkça değer bulur. Bir atom aliminin atomu bulması belki bilimsel açıdan bir çağ atlamaktır ama,  bir o kadar da atom canlıları  yok etmek, bütün varlıklara tahribat vermek için kullanılırsa eğer;  bu duruma izin veren, sebeb olan, ve bunu kullanan için; Cehennem azabındaki yeri  Esfeli safilindir.


Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...