İzleyiciler

film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2015 Salı

"Wolf Totem" Tanrıya Adanmışlıktır





Ne iyi bir kitap okuyucusu, Ne iyi bir sinema seyircisiyim. Oysa yazarım ve çizerim diyen herkes iyi bir kitap okuyucusu ve iyi bir sinema seyircisi  olmalı. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki; kendimize ayıracak vaktimiz yok, sağlığımızı bile ihmal eder olduk. Kitap okumak da, sinema seyretmek de bir anlamda kendimize vakit ayırmak anlamına geliyor. Hayattan ders çıkarmak, hayal dünyasına dalmak, kitaplara ve filmlere yeterince hayatımızda yer vermek gerekiyor.

Uzun lafın kısası dün akşam internet kanalıyla izlediğimiz Fransız ve Çin yapımı "Wolf Totem" filmi gerçekten bize bir sinema keyfini yaşattı diyebilirim. Sinema filmi demek evrensel bütün değerleri içinde barındıran eserlerin, büyülü bir atmosfer içinde beyaz perdeye yansıtılması ve seyircilerin de iştirak etmesiyle alınan manevi bir keyiftir. 

"Wolf Totem"  filmi Moğolistan siteplerinde çekilmiş, özünde hayatın sırrı ve gayesini taşıyan ibret alınacak felsefi bir yapıttır. "Wolf Totem"  filmi doğa, özgürlük, sosyal ilkeler, doğa dengesi ve yaşam mücadelesidir. Daha da özelleştirirsek uçsuz bucaksız siteplerde kurtların öyküsüdür. "Kurt Totem" in Tanrıya adanmışlığıdır.

Profösör

Not: Hayal Kahvem'e  (http://hayalkahvem.blogspot.com.tr/ ) tavsiyelerinden dolayı  teşekkür ediyorum. Ben de diğer blogger arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Seyretlmekten keyif alacaksınız. Bu adresten filmi seyredebilirsiniz. http://filmakinesi.net/kurt-totemi-wolf-totem-izle.html

11 Aralık 2012 Salı

Zıt Kutuplar


New York dünyanın şatafatına kapıldığı bir simülasyon merkezidir. Caddeler, gökdelenler, mağazalar, alışveriş merkezleri, dünyanın her bir yerinden, beyazından, zencisine, sarısından melezine kadar her ırktan, her anlayıştan bin bir çeşit insanın bir arada yaşadığı dev bir şehirdir. Bu şehirde mutluluk hiçbir megapolde görülmeyecek kadar imitasyondur. Bir taraftan Las Vegas gibi kumarın, barın, pavyonun ışıklı animasyonlar içinde kaybolanların bir eğlence kenti olmakla birlikte, New York'la dirsek teması halindedir. Hollywood gibi sanat erbabının, elit ve imtiyazlı sınıfların kurtlarını döktüğü, hayatım romandır dedirten filim sanayinin birer mezesi haline getirildiği kenti de eklersek, Amerika sanki bir rüyalar ülkesidir. 

Oysa zenginlerin, malikânelerinde som altından yapılmış tuvaletlerine kadar, varlıklarını sergilediği, imtiyazlı sınıfın sahte gülüş ve kahkahalarından nasıl birer kalpsiz canavar olduklarını anlayabilirsiniz. Son model şahsa özel imal edilen otomobiller içinde kurularak, caddedeki çöp konteynerinden, karnını doyurmak için yiyecek arayan bir sokak adamının düşkünlüğünü küçümseyici gözlerle süzerek baktığını daşahit olabilirsiniz. Amerika başlıbaşına  zıt kutupların ülkesidir. Bir tarafta depdepe ve zulüm sürerken bir tarafta, çerden çöpten yapılmış  barınaklar, mukavva kutular içinde geceleyen insanlar. Bir tarafta aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyen goril gibi göbekli ağzı purolu ayılar.. Bir tarafta sevgi, şefkat, merhamet görmemiş nice aç, sefil insanların oluşturduğu kalabalıklar.

Ataları afrikadan zorla getirilmiş bir zencinin, tekerlekli yapma bir çöp toplama çuvalını taşımakta olduğunu görürseniz eğer, mutlaka kulağında bir kulaklık bulabilirsiniz. Kölelik yaptıkları efendilerine protesto etmek için yakılan şarkılar dinlenmektedir. Cazın zenci ustaları cazı icra ederken, imtiyazlı sınıf dediğimiz efendiler, hiç utanmadan zencilerin bu müziğini de çalıp, kendileri için bir eğlence unsuru haline getirmişlerdir. Ne yazık ki dünyanın her yerinde bir iyiler bir de kötüler vardır. Bob çöp toplayan bir zencidir. Bir barakada yaşamaktadır. O beyaz bir kadına aşıktır. Beyaz kadın da bir başkasına aşıktır. Bob O'na bir türlü ulaşamamaktadır. Kendi içinde yanıp kavrulmaktadır. Kulağında da bir kulaklık, dudakları bir aşk şarkısını mırıldanmaktadır.

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...