İzleyiciler

5 Ekim 2012 Cuma

İki Kişilik Bir Simit


Bu sabah da bir haftadır hiç sektirmediğim sabah yürüyüşüne çıktım. Evimizin yanındaki tarihi mezarlık etrafında bir iki tur attıktan sonra, eve geriye dönüş yolumdaki ilkokulun karşısında bulunan, kaldırımdaki simitçinin önünde iki ilkokul öğrencisinin simitçiyle konuşmalarına şahit oldum. Sırtlarında okul çantası bulunan iki sevimli çocuk camekândaki bulunan, simit, poğaça, açma gibi ürünlerin fiyatını tek tek sormaya başladılar. Yaşlı simitçi amca da sattıklarının fiyatlarını tek tek onlara söylüyordu. Fakat nedense çocukların elindeki bulunan para bir simit almaya yetmiyordu. İki çocuk birbirinin yüzüne çaresizce bakıştılar.

Simitçi yaşlı amca çocuklara "Ne duruyorsunuz, simit almaktan vaz mı geçtiniz" deyince, çocuklardan birisi, "Elimizdeki parayla simit alamıyoruz" dedi utanarak. Çocukların elinde kuruşu kuruşuna beş adet madeni on kuruş, toplamında elli kuruş bulunuyordu. Oysa simitler yetmişleş kuruşa satılıyordu. Simitçi babacan tavrıyla çocuklara gülümseyerek, kendilerine o parayla simit alabileceklerini söyleyince, çocukların yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi. Sarışın çocuk elindeki bulunan bozuk paraları simitçi amcaya uzattı.. Buna karşın simitçi amca şeffaf bir poşetle kaplı eliyle tuttuğu bir simiti çocuğa uzattı. Sarışın çocuk simiti alır almaz, hemen oracıkta iki eliyle ortadan bölerek diğer arkadaşıyla paylaştı.

Çocuklar arkalarına bakmadan, sevine sevine okula gittikten sonra, simitçi yaşlıya selam vermeyi ihmal etmedim. O da bana selamımı gülümseyerek karşılık verince; "Bereket versin" dedim. Adam belki de böyle bir duayı bu yitik kentte ilk defa duyuyordu. "Bereket versin" Herşeyde bereket olsun anlamını taşıyordu. Belki de masum iki çocuğun elli kuruşu onun için bir bereket anlamını taşıyordu. Belki de iki çocuğun harçlıkları birer simit almaya bile yetmiyordu. O an çocukların simitçi amcayla konuşmalarına şahit olunca elim cebime gitmesine rağmen, üzerimdeki eşofmanın cebinde bir kuruş dahi bulunmuyordu. Keşke yanımda para olsaydı da çocukların her birine birer sıcak susamlı sabah simiti alıp verebilseydim. Bu duygularla üzülsem de, bundan sonra gönül alma anlamında, her zaman ve her şartta küçük de olsa yanımda para bulundurmanın bir hikmeti olduğuna kani oldum. Simitçi yaşlı adamın çocuklara bu şefkatli davranışından ötürü, çocuklar adına ona yürekten teşekkür ederek, sabah yürüyüşümü eve gelinceye kadar sürdürdüm. Düşündüm ki; bu mübarek Cuma gününün en anlamlı başlangıç noktası, sabahın erken saatinde ihtiyar simitçinin çocuklara şefkatli davranışı ve masum iki çocuğun, bir simiti birlikte paylaşmasıydı.

Profösör

9 yorum:

uzunincebiryol dedi ki...

Ne güzel duygular hissettim şimdi bu yazıyı okuyunca, hala güzel davranan insanları görmek çok hoş. Çocuklar ise daha da tatlı, paylaşmak kadar tatlı bir şey var mı bu hayatta. Eminim bu simitlerle karınları tam doymuştur.
Hayırlı cumalar, iyi hafta sonları:)

Pabuc dedi ki...

Maşaallah, güne güzel bir başlangıç olmuş

Tebessüm olan yüreklere selam olsun...Hep var olsunlar inşaallah..

Profösör dedi ki...

uzunincebiryol@ Hayırlı cumalar olsun cümlemize. Elbette iyiliklerin sayesinde bu dünyanın mihnetini çekebiliyoruz.

Profösör dedi ki...

Pabuc @ Amiiinnnnn..

Şükriye Karahan dedi ki...

güzel bir cuma günü..bereketli olsun..simitçi..çocuklar...Paylaşmak...Ne kadar güzel ,çok güzel :-))

Profösör dedi ki...

Şükriye Karahan@ Teşekkür ederim. Vakit olsaydı da bunları çizgiye dökebilseydim..

YAŞAMSAL GANİMETLER dedi ki...

Güzel bir anı o çocukların mutluluğunu tahmin bile edemiyorum=)))

Profösör dedi ki...

YAŞAMSAL GANİMETLER@ Arkalarına bakmadan, sevine sevine bir gidişleri vardı ki görmek gerekirdi.

Asahhara dedi ki...

Bir Ankara simidi ikram etmek isterim size :)

Sevgiler..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...