İzleyiciler

hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2016 Çarşamba

İletişim Empati Kurmaktır.


Eşiniz, çocuğunuz, arkadaşınıa ve ya dostunuz "Başım ağrıyor" dediğinde ona  "Bir aspirin at geçiverir" demek yerine çekmeceden ilacı alıp, bir bardak suyla onun ilaç alımını sağlamak olsa gerek. Bu kişi çocuğunuz olmasa bile hele ya da hasta yatan herhangi biriyse bile, bizim yapmamız gereken o hastaya ilacını almada yardımcı olmak ve onun rahatlığını sağlamak olmalıdır. Elbette şifa dilemeyi de unutmamamız gerekir.  Bu bizim kültürümüzdür. Asıl iletişim budur. Amacına ulaşan her söz, her yazı ve her davranış iletişim şuurudur. Aynı durumda biz de hasta olabilirdik. bunun empatisini bile yapmadan, hastanın gönlüne girmeliyiz. Her iletişimin amacı iyilik, iyiliğin amacı da   Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır. Bir kimseye yapılan hiçbir  iyilik unutulmaz. Unutulsa da iyilikleri Allah unutmaz.

Profösör

İletişim Kurmanın İlk Adımı


Şuurlu  insan muhatabının durumuna göre pozisyon alır. Bir doktorun hastasına yaklaştığı gibi karşı tarafa değer verir, sevgiyle, şefkatle hoş görü içinde acıtmadan  karşı tarafın yarasına adeta merhem olur. İyi bir arkadaş, iyi bir kardeş ve iyi bir dost olur. Ondan size zarar gelmez. İyi tarafınızı güçlendirir, eksiklerinizi de tamamlamaya çalışır.  Önyargıları bir kenara bırakıp sizinle empati kurar. Kendisini sizin yerinize koyarak size öyle davranışlarda bulunur. Böyle kişilerin önce kendini anlatmak için uğraşmaz; önce sizi anlamaya çalışır. İletişim kurmanın belki de ilk adımı budur. 

Profösör

25 Aralık 2014 Perşembe

Hastahanede Grev Var!..


Devlet vatandaşına daha iyi hizmet verebilmesi için her türlü argümanı kullanabilir ve bir çok mekanizmaları devreye sokabilir. Özel sektörle de çalışabilir. Bunu yaparken de devletin ve milletin menfaatini göz önünde tutar. Burada dikkat edilmesi gereken hizmetin sağlıklı sürdürülmesi ve vatandaşlar tarafından memnuniyet verici olmasıdır.

Devlet özel sektörden hizmet satın alırken, bütün sorumluluğu özel sektöre yıkmamalı, aynı zamanda hizmet veren ve hizmet alanın haklarını koruyarak, vatandaşı da mağdur edecek bir hak ihlali içinde yer almamalıdır. Devlet özel sektöre iş verirken, hizmetin aksama olasılığını dikkate alacak, ve bu olasılığı ortadan kaldıracak yasal düzenlemeyi de yapmalıdır. Herşeyi taşeron firmaların insafına terketmemelidir. 

Bugün devlet hastanesine gittiğimde, Nükleer Tıp Bölümü'nden on gün önce çektirmiş olduğum sintigrafi sonuçlarımı sekreteryadan alırken dikkatimi çeken bir husus vardı. Bu bölüme gelen hastalar geriye çeviriliyordu. Grevin olduğunu öğrendim. Taşeron firmanın hastanede çalışan elemanları birkaç aydır maaşlarını alamamışlardı. Özellikle sağlık kuruluşlarında grev olması ve bundan dolayı hizmetin durması anlaşılır gibi değil. O kadar sağlıkta reform  yapıldığını söylesek de, bunun hiçbir  izahı yok. Devlet taşeron işçi çalıştırsa da, hizmet hiç bir surette aksamamalı. Devlet taşeron firmayı sürekli  denetim altında tutmalı ve taşeron firma da devletten aldığı paraıyı tahsil ettiğinde, önce çalıştırdığı işçilerin maaşını zamanında ödemelidir.   Bu suretle taşeron olarak çalıştırılan işçilerin hakkı korunduğu gibi, bunun yanında   vatandaş ve hastalar da, katiyyen mağdur olmayacaktır.


Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...