İzleyiciler

Çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2016 Perşembe

Bir Gün!..

Bir  cenaze evi düşünün ki; bir odada Kur'an okunur, bir odada tütsü yakılır. Yine aynı cenaze evinde bir odada yemek yenir, diğer odada  ağlaşılır ağıt yakılır. Çocuklar yaramazlık yapmaz, suskun ve puskundur; çünkü  azrail can alır, acımasızdır. Tavuklar bile gıdaklamaz ve  yumurta yapmaz. Azrail bu sanki yukarıdan bakıyordur;  bir korku, bir üzüntü ve bir hüzün çökmüştür yüreklere... 

Aynı çocukluğumda ninemin ölüşü gibi. Sonra avluda yanan bir kazan, ılıtılır su, maşrapa yerine kullanılır bir su kabağı. Çarşaflarla çevrilmiş bir mekan ve  bir teneşir. Cenazeyi bekler dört kolu olan bir tabut... Biraz sonra cenazeyi almak için cemaat gelecektir. Arkasından el sallanmaz, su dökülmez. Artık elveda bile diyemeden bu son gidiştir. Bir ün kopar cenazenin ardından; acı acı ağlayışlar, çığrışlar ve diz dövüşler. 

Bir gün bizim de kapımız çalınacak, bir gün bize de uğranılacak. Bir gün bizim taşıdığımız bu  hüzünü, geride kalanlar da tadacak.  


Profösör

2 Aralık 2015 Çarşamba


Çocukluğumuzda sıkça karşılaştığımız sorulardan biri de  Ne olacaksın büyüyünca sen derlerdi. ben de hazır cevap, Muhtar olacağım derdim hemen. Muhtar demek herkesin kendisine saygı duyduğu adam demekti. Muhtar generalden de büyük insan demekti. Muhtar olamadık, Başkomutan tarafından  saraya kabul edelmesek de, askerliğimizi yedek subay asteğmen olarak yaptık. Herhangi bir acil durumda göreve çağrılırsak eğer;  teğmen olarak göreve başlayabiliriz hemen. Bir şapka, bir bakış, bir duruş, bu fotoğrafle belki bir tebessüm oluşturur. 

Fotorafiker: Hurşit Akyıl
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...