Herkes o kadar meşgul ki; kendisini bile anlayacak zamanı yok. Başkalarını nasıl anlayacak? Kimimizin yanındaki ailesinden haberi bile yok fakat bir dünya insanla haşır neşir olmaya çalışıyor.
Ben 1960 yıllarında Yüzbaşı Tom Miks'in maceralarını okurdum hep gizli gizli. Ders çalışmak sıkıcı gelirdi bana. Sonra büyüdüm ben. Lise yıllarında para kazanmam gerekiyordu, okuyabilmem için. Tay Yayınları'na baloncu olarak free çizerlik yaptım. İngilizce gelen resimli romanların, konuşma balonunun üzerine aydınger koyup, türkçelerini yazıyordum rapido kalemlerle.
Yüzbaşı Tom Miks'in macera arkadaşlarından birsi de Profösör idi. (Son iki "ö" noktalı yazılıyor.) Ne zaman darda kalsalar Profösör mutlaka bir çare ve çıkış yolu buluyordu arkadaşlarına.
Gel zaman git zaman Üniversitede beni adımla değil de "Profösör" lakabımla çağrılır oldum. Şimdi de Profösör rumuzunu kullanıyorum burada. Belki blogdaşlarıma çare bulurum diye.
mefkuremiz16@gmail.com
10 yorum:
Anlamazlar...
Siyah kuğu@ Kim ki anlamaya çalışır karşısındakini ve onun yaralarına merhem olur; hem dünyası hem de ahireti abad olur.
Bazen de o gayretin, çabanın farkında bile olamayanlar olabilir.
Herkes o kadar meşgul ki; kendisini bile anlayacak zamanı yok. Başkalarını nasıl anlayacak? Kimimizin yanındaki ailesinden haberi bile yok fakat bir dünya insanla haşır neşir olmaya çalışıyor.
bazen fazla değer verdiklerin daha çok acıtır insanı.
daha çok kırılırsın artık bir beklenti içine bile girmezsin.
Eyvallah...
Makbule Abalı @ Haklısınız...
yolcu@ Melesef en yakınlarımız bizi beş paraya satabilir.
Emine Bektaşi @ Teşekkür ederim.
maviye iz süren@ Kim ki kalp kırar, kırılır kalbi. Hatta hayal kırıklığına uğrar kesin.
Yorum Gönder