İzleyiciler

19 Mart 2013 Salı

Reklamcılık, Hiyerarşik Düzen ve Yetki Alanı


Herkes kendi işini doğru öğrenecek, doğru bilecek ve doğru olarak da yapmalıdır. Esas olan budur. Tasarımcı tasarımcılığını geliştirecek, reklamcı reklamcılığını bilecek, pazarlamacı da pazarlama konusunda günden güne işini daha iyi yapmaya gayret gösterecektir.. Reklamcı reklamını pazarlama iletişimini esas alarak yapar. Pazarlama iletişimi demek, markayı marka yapan gerek kurumsal davranışlar, gerek ürün kalitesini bütünüyle bilmekten geçer. Reklam yapan, ya da reklam yaptıran yetkili, aynı zamanda bulunduğu departmanı yönetebilecek beceriye ve iyi bir işletmecilik kültürüne sahip olmalıdır.

Yapılan bütün işler ürünün pazarlaması ve satışı, ürünün marka oluşumu ve marka gelişimi için, sadece ham madde ve tasarımının iyi olması yeterli değildir. Yapılan iş ürünün üretilmesindeki bütün değerler bir konsept üzerine çalışılırken aynı zamanda fikirler bir kültür yelpazesi içinde tematik değerlerle de ifade edilmelidir. Artık sadece sığ ve geleneksel fikirlerle tasarım yapılmamaktadır. Duygu yüklemesi de diyebileceğimiz kreasyona giydirilen i tematik değerlerin felsefi bir kültür altyapısı olmalıdır. Eğer temaya aykırı bir ürün varsa, bunu ayrı bir konsepte reklamı yapılıp satışa sunulmalıdır. Temanın gerektirdiği figürler, rengarenk desenler de ürünü albenili hale getirmektedir. O halde önce araştırmalar yapılmalı, sonra bir satış fikri oluşturmalıdır.. Modayı taklit eden değil, hedef kitlesini memnun edecek değerleri çıkartmak ve bu değerleri yerli yerine kullanarak, tekstil dünyasında bir farklılık getirecek farkı da moda dünyasına taşımalıdır.

Bir dünya markası, esen bütün moda rüzgarlarını, kendi lehine çevirebilir. Eğer üretilen ürünler kadınlara yönelikse, reklamcı modacıların kendi aralarında kullandıkları bilimsel dili değil, kadınların kullandıkları ve bilinçaltında gizledikleri gönül dilini kullanabilmesini bilmelidir. Çünkü reklamcılık biraz bilgi, biraz duygu, biraz düşünce biraz da davranış demektir. Biraz psikoloji, biraz felsefe, biraz, sosyoloji, biraz tasarım, biraz pazarlama demektir. Reklamcılık gazete, dergi, radyo, televizyon, sinema, internet, sosyal medya ve halkla ilişkiler demektir. Yazılar yazılır, çizgiler çizilir, metinler okunur, filimler, videolar oynatılır;  herkes bir ana fikirde buluşur. Ortak bir dil oluşur; reklamcılığın ana dili de budur.

Eğer bir fikir doğru bir stratejide, pazarlama ve satışa etki ederek hedefe varılabiliyorsa, en başta ürünün tasarımı ve kalitesinde aramak gerek. Tasarım ve üretim sorumluları ürünün tasarımı ve toplam kalitesi hakkında reklamcıya brif mahiyetinde bilgi vermek zorundadır. Pazarlamacı kendi işinin kolaylaşması için reklamcıyla çalışmalıdır. Bu bir işletim çarkıdır.. Bu çark her anlamda hiyerarşik bir düzen ve yetki dahilinde işlerse, verim gitgide artacak, gereksiz maliyetlerin ve kaostan kaynaklanan didişmelerin önüne geçilebilecektir. Ayrıca kimse kimsenin yetki alanına özellikle sarkmamalı, herkes kendi sınırını iyi bilip, önce kendi işine bakmalıdır.

Profösör




4 yorum:

Adsız dedi ki...

reklamcılıkta her şey var çoğunda ve çokta yalan bi telefon alayım dedim tv den sözde 500 tl imişte onlar 150 tl ye veriyolarmiş da öyle bi ballandıra ballandıra anlatılarkı ben safın aklını çalıdılar ve telefon edip getirttim kulanmak mümkün deil; telefon ediyom telefonada cevap yok telesekretere baglıyolar velhasıl ulaştım gönderin yenisini gönderelim dediler onuda iade ettim gidiş o gidiş gittimi benim 170.kargo falan derken. kimse gözüyle görmeden televizyondan eve gelen reklamcılardan sakın ha sakın bi şey almayın

Profösör dedi ki...

Adsız@ Haklısınız. Artık tevlevizyonlarda da sahtekarlık pompalanıyor..

Şanselize Bulvarı dedi ki...

En önemlisi de dediğiniz gibi ürünün çok iyi olması.En iyi tanıtımın ,memnuniyet ve ağızdan ağıza gerçek düşüncelerle yayılması.Böylece daha çok insana yardım edebiliyorsunuz.
Hem zaten çok fazla sözcük tüketmenize gerek kalmıyor.Ürün sizin yerinize konuşuyor,sadece bilinçlenip denemek en önemlisi oluyor.Bu yüzden de Televizyon reklamlarına reklam ücreti vermek yerine o maliyeti ödemek durumunda kalınmıyor...Ki,ben de bu konuda şanslı bir insan adlediyorum kendimi....:))
Kaleminize sağlık...

Profösör dedi ki...

Şanselize Bulvarı @ Tüketici toplum olmayalım.. Bilinçli kullanıcı olalım..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...